Enters türkçesi Enters nedir

  • İçeriye girmek.
  • Sahneye çıkmak.
  • Gümrük beyanında bulunmak.
  • Girmek.
  • Yazılmak.
  • Sokmak.
  • Yazmak.
  • Katılmak.
  • Giriş yapmak.
  • Deftere yazmak.
  • Kaydetmek.
  • Kaydolmak.
  • Sınava girmek.
  • Buyurmak.
  • Girmek (bilişim veya bilgisayar terimi).
  • İçeri girmek.
  • Geçirmek.

Enters ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary are carpenters.
Turkish: Ali ve Mary marangozlar.

English: She greets him every morning as he enters the school building.
Turkish: O, her sabah okul binasına girerken onu selamlar.

English: Ali enters the park with the children.
Turkish: Ali çocuklarla parka girer.

English: Students stand up when their teacher enters.
Turkish: Öğretmenleri girdiğinde öğrenciler ayağa kalkar.

English: Lithuania enters the European Union.
Turkish: Litvanya Avrupa Birliği'nin bir üyesidir.

Enters ingilizcede ne demek, Enters nerede nasıl kullanılır?

Assenters : Muvafakat eden kimse. Razı olan kimse. Onaylayan kimse.

Augmenters : Yükseltici. Miktarı çoğaltan. Çoğaltan. Artırıcı. Artıcı. Arttıran.

Carpenters : Marangoz. Doğramacı. Dülger. Marangozlar.

Cementers : Betonla dolduran şey yada kişi.

Centers : Orta alan. Merkez. Odak. Santra. Göbek. Sente. Punta. Ilımlı politik görüş. Kemer inşaat desteği. Kubbe inşaat desteği.

Fomenters : Tahrik edici. Tahrikçi. Kışkırtıcı. Hizipçi.

 

Experimenters : Test eden kimse. Araştırıcı. Deneyci. Deneyen kimse. Deneyleri gerçekleştiren kimse. Deneyleri yönlendiren kimse.

Frequenters : Müdavim. Gedikli. Devamlı ziyaretçi. Sık sık giden. Devamlı müşteri. Sürekli müşteri.

Epicenters : Merkez üssü. Episentır. Merkezüssü. Dış merkez. Episantır. Can alıcı nokta. Depremin merkezi. Dışmerkez. Deprem özeği. Deprem merkezi.

Complimenters : İltifat eden kimse. Tatlı söz söyleyen kimse. Öven kimse.

İngilizce Enters Türkçe anlamı, Enters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Enters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Jump : Üzerinden atlamak. Sıçrayış. Yerinden sıçramak. Zonklamak. Hoplamak. Atlama. Zıplama. Üç adım atlamada, dingin ayakla yapılan son sıçrama. Eğlenceli olmak. Havada takla.

Crossest : Kesiştirmek. Çapraz. Çarpı. Öbür tarafına geçmek. Karşıya geçmek. Çarmıh. Hilekar. Geçişmek. Dargın. Düzenbaz.

Allude : Cazibe. Kastetmek. Cezbetmek. Zikretmek. Hatırlatmak. Kinaye etmek. Esaslanmak. Baştan çıkarmak. Taş atmak.

Get on : Bindirmek. Binmek (otobüs veya tren veya uçağa). İlerlemek. Otobüse binmek. Kötü gitmemek. Anlaşmak. Otobüse trene veya uçağa binmek (örneğin, o trene 40 dakika önce bindi). Binmek. Yaşlanmak. Geçinmek.

Embeds : İyice yerleştirmek. İçine katmak. Oturtmak. İçine oturtmak. Kakmak. Gömmek. Yerleştirmek. Gömülmek. Kafasına sokmak.

Act the part : Rolde oynamak. Rol almak. Rol oynamak.

Drawn up : Sıvamak. Düzenlemek. Dik tutmak. Yetişmek. Durmak. Durdurmak (araba, at vb.). Dikleştirmek. Yığılmak. Ayarlamak. Hazırlanmış.

 

Pass into : İçeri almak. Geçmek ( ne).

Get into : İçine sıkıştırmak. Giymek. Bir şeye dahil olmak. -e girmek. Kabul edilmek. Alışmak. (giysi) giymek. Tanışmak.

Contribute : Katkı koymak. Yazı hazırlamak. Yazı vermek. Payı olmak. Neden olmak. Katkıda bulunmak. Vermek (bağış olarak). Bağışta bulunmak.

Enters synonyms : intrude on, take water, obtrude upon, file in, out in, go in for, break into, turn in, re enter, chronicled, clerking, drank, encroach upon, decreeing, be enlisted, sign up, be enrolled, enjoins, clerked, engrafted, commanded, drawing up, enter, ordain, case, conscribe, preface, carry, pop in, drives, eat, engross, be enroled.

Enters zıt anlamlı kelimeler, Enters kelime anlamı

Undock : Gemiyi havuzdan çıkarmak. (özellikle bir tekne veya uzay mekiği ile alakalı) limandan ayrılmak. Yatağından çıkarmak. Çıkar. Havuzdan çıkarmak.

Pop out : Yuvasından fırlamak (göz). Yırtık dondan çıkmak. Dışarı çıkmak. Fırlamak. Aniden çekip gitmek. Ağızdan kaçmak. Atmak. Birdenbire çıkmak.

Exit : Çıkmak. Ölmek. Vefat. Çıkma. Çıkış. Sahneden çıkmak. Gitmek. Çıkış yeri. Gidiş.

Enters antonyms : get off, file out, drop out.