Premier türkçesi Premier nedir
- Baştaki.
- Kıdemli.
- Sınıf veya önem bakımından ilk sırada.
- İlk oynanım.
- Bir oyunun seyirci önünde ilk oynanışı.
- Asıl.
- Birinci.
- İlk.
- Başbakan.
- Prömiyer.
- Tiyatro alanında kullanılır.
- Yeni bir tiyatro oyununun ilk temsili.
- Baş.
Premier ile ilgili cümleler
English: The two premiers had nothing in common.
Turkish: İki başbakanın ortak hiçbir şeyi yoktu.
English: Today's paper reports that the premier has given up the idea of visiting America.
Turkish: Bügünkü gazete Başbakanın Amerikayı ziyaret etme fikrinden vazgeçtiğini bildiriyor.
English: Manchester United is one of the most successful teams in both the Premier League and England.
Turkish: Manchester United, hem Premier League'de hem de İngiltere'de en başarılı takımlardan biridir.
English: The premier and his cabinet colleagues resigned.
Turkish: Başbakan ve kabine arkadaşları istifa ettiler.
English: The premier is likely to resign.
Turkish: Başbakan muhtemelen istifa edecek.
Premier ingilizcede ne demek, Premier nerede nasıl kullanılır?
Deputy premier : Başbakan yardımcısı.
World premier : Dünyada ilk oynanış. Bir oyunun, bütün dünyada, ilk kez oynanması.
Premiere : Filmin ilk gösterimi. Önoynatım. Prömiyer. Operada baş kadın oyuncu. İlk gece. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir oyunun oynanışının ilk gösteri gecesi. Öncelik oynatımı ile ilk oynatım arasında yer alan ya da öncelik oynatımı yapılmadığı vakit bazı önemli filmler için özel bir törenle yapılan oynatım. Primadonna. Film galası.
Premiered : Baş kadın oyuncu (opera). Prömiyer. Galasını yapmak. Filmin ilk gösterimi. Film galası. Operada baş kadın oyuncu. Gala. Primadonna.
Premieres : Operada baş kadın oyuncu. Baş kadın oyuncu (opera). Gala. Baş balerin. Galasını yapmak. Film galası. Primadonna. Prömiyer. Filmin ilk gösterimi.
Premies : Prematüre.
Candidate for the premiership : Başbakanlık adayı. Bir seçimde başbakanlık için yarışan kimse.
World premiere : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dünya çapında halka ilk sunum. Dünyada ilk oynatım. Bir oyunun bütün dünyada ilk kez oynandığı gece. İlk dünya gösterimi. Yoğun bir tanıtı çabasıyla piyasaya sürülmüş bir filmin, dünyanın bir ya da birkaç kentinde aynı günde gösterilmeğe başlanması. Dünyada ilk gösterim. İlk oynanım.
Premie : Prematüre.
Premiering : Baş kadın oyuncu (opera). Primadonna. Gala. Film galası. Operada baş kadın oyuncu. Filmin ilk gösterimi. Prömiyer. Galasını yapmak.
İngilizce Premier Türkçe anlamı, Premier eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Premier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Extraction : Ekstraksiyon. Köken. Çıkarma. Çıkartma. Sülale. Bir karışım içindeki bileşenlerden istenen bir tanesini uygun bir çözücü içinde çözündürerek bulunduğu ortamdan ayırma işlemi. Biyoloji, coğrafya, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Soy. Özütünü alma.
Fores : Önde olan. Öndeki. Önde. Ön. Başta. Pruva. Baş taraf. Başa doğru. Ön taraftaki.
Essential : Şart. Ana. Öz. Temel. Başlıca. Asıl gerekli şey. Esaslı. Ç.gerekli şeyler. Esas. Köklü.
Bows : Fiyonklar. Başla selamlama. Boyun eğme. Pruva. Reverans.
Caput : Segment. Kaput. Kafatası (latince). Bölüm. Kısım. Dal. Filiz. Kafa.
Cardinal : En önemli. Kardinal kuşu. Ana. Biyoloji, tarih alanlarında kullanılır. Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, ispinozgiller (fringillidae) familyasından, 20 cm kadar uzunlukta, kuzey amerika'da yaşayan bir tür. Kardinal. Esaslı. Belli başlı.
Actuals : Mal borsalarında en fazla iki iş günü içerisinde teslim koşuluyla yapılan alım satım işlemleri. Eylemsel. Mevcut. Gerçek. Hakiki. Anında alım satım. Aktüel. Gerçekten.
Prelusive : Başlangıca ait. Başlangıç. Ön.
Centrals : Santral memuru. Merkezsel. Telefon santralı. Belli başlı. Telefon santrali. Merkezi. Esas. Santral (amerikan ingilizcesi). Santral memuru (amerikan ingilizcesi).
Premieres : Baş kadın oyuncu (opera). Film galası. Galasını yapmak. Baş balerin. Operada baş kadın oyuncu. Filmin ilk gösterimi. Primadonna. Gala.
Premier synonyms : acrobacy, acting style, firsts, ranking, prime minister, winners, nestor, essence, abstractionism, bonce, archest, beginning, head, chancellor, acting manager, original, actual, allegory, actor manager, preliminary, early, initiatory, abstract theatre, primary, absurd theatre, premiering, basilary, alto, actually, cephalic, cen, chancellors, beans.
Premier zıt anlamlı kelimeler, Premier kelime anlamı
Last : Ölüm. Yetmek. Son şey. Bozulmamak. Tutunmak. Son. Sürmek (süre vb). Gitmek. Kundura kalıbı. En son.
Premier ingilizce tanımı, definition of Premier
Premier kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The prime minister. First. Principal. As, the premier place. Premier minister. Chief. The first minister of state.

Bu kısımda Premier kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Premier ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Premier anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Premier ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.