Extraction türkçesi Extraction nedir

  • Sızdırma.
  • Köken.
  • Nesil.
  • Sülale.
  • Maden çıkarma.
  • Özünü çıkarma, herhangi bir maddenin çeşitli yöntemlerle özünü elde etme, ekstraksiyon.
  • Biyoloji, coğrafya, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Ekstraksiyon.
  • Çıkartma.
  • Özütünü alma.
  • Madeni yeraltından yeryüzüne çıkarma eylemi; maden işleyiminin başlıca evresi.
  • Sıvıdan özütleme.
  • Kare kök alma.
  • Bir karışım içindeki bileşenlerden istenen bir tanesini uygun bir çözücü içinde çözündürerek bulunduğu ortamdan ayırma işlemi.
  • Bir çözücü içinde çözünen katı ya da sıvıdan bir maddenin çıkarılması. ekstraksiyon.
  • Sökme.
  • Çekip çıkarma, çıkarma, özütleme. yem maddesindeki yağın organik çözücüler yardımıyla çıkarılması.
  • Çıkarma.
  • Soy.
  • Öz.
  • Asıl.
  • Çekme.
  • İhraç.
  • Özütleme.
  • Alma.
  • (diş) çekme.

Extraction ile ilgili cümleler

English: Today we heard a story about biogas extraction.
Turkish: Bugün biyogaz çıkarma hakkında bir hikaye duyduk.

Extraction ingilizcede ne demek, Extraction nerede nasıl kullanılır?

Extraction fan : Vantilatör.

Extraction force : Ekstraksiyon fors. Zorla çekip çıkarma. Doğuma yardım sırasında yavrunun dışarıdan aşırı güç uygulanarak doğum kanalı yoluyla çekilip çıkarılması, ekstraksiyon fors. Derleme kuvveti.

Extraction of genome : Hücre veya mikrobiyal etkenlerdeki genom yapılarının elde edilmesi işlemi. Genom özütlenmesi.

 

Extraction process : Özütleme işlemi.

Cottonseed extraction flats : Pamuk tohumu ekstraksiyon pulcukları. Pamuk tohumundan özütleme yoluyla yağ ayrıldıktan sonra geriye kalan, tohum içi, bir miktar linter, kabuk ve yağdan oluşan öğütülmemiş bir ürün.

Hepatic extraction rate : Karaciğer ekstraksiyon oranı. Karaciğer hücrelerinin kendilerini saran damar şebekesinden geçen ilacı içine çekme yeteneğinin bir ölçüsü.

Direct extraction procedure : Direkt ekstraksiyon yöntemi. Yağ içeriği % 15’in altında olan yağlı tohumların temizlenip kırılıp kabaca öğütüldükten sonra yağ çözücüler olarak bilinen hekzan, benzen, trikloroetilen, karbonsülfür ve asetonla direkt olarak işleme sokulmasıyla yağın alınması yöntemi, solvent ekstraksiyon yöntemi.

Pre pressing solvent extraction procedure : Pre pres solvent ekstraksiyon yöntemi. Ön pres solvent ekstraksiyon yöntemi. Yağlı tohumlardan yağın ön presleme uygulandıktan sonra yağ miktarı % 10-12’ye düşürülmesi, daha sonra yağ çözücüleriyle alınması yöntemi, pre pres solvent ekstraksiyon yöntemi.

Fermentation soluble extraction dry : Penicillium streptomyces ve sitrik asit fermantasyonlarından elde edilen özütün kurutulmuş biçimi. Fermantasyon çözünürleri özüt kurusu.

Mustard extraction meal : Hardal küspesi. Kültürü yapılan hardal bitkisinin tohumlarının yağının bir kısmı mekanik sıkmayla alındıktan sonra, yağının da çoğu solvent özütüyle alınmasıyla oluşan küspenin öğütülmesiyle elde edilen bir ürün, hardal küspesi. Hardal ekstraksiyon küspesi.

 

İngilizce Extraction Türkçe anlamı, Extraction eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Extraction ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Allured : Aklını başından almak. Çekici. Baştan çıkarmak. Aklını başından almak (argo terim). Aklını çelmek. Büyülemek. Cezbetmek. Albeni. Çekmek.

Deletion : Silme işlemi. Yazıdan çıkarılan parça. Kromozomun herhangi bir parçasının kaybı. dna’dan bir baz çiftinin veya bir parçanın kopması, delesyon. Delesyon. Silme. Kazıma. Kaldırma. Bir tip kromozom mutasyonu sonucunda dna'da bir bazın ya da bazların yok olması hali. Terkin.

Actual : Eylemli. Mevcut. Eylemsel. Aktüel. Gerçek. Asli. Şimdiki. Hakiki. Güncel.

Authorship : Müelliflik. Muharrirlik. Eser sahipliği. Kaynak. Yapıt yaratmayı kendine uğraşı yapma işi. Yazarlık.

Sticker : Diken. Yapışkan adam. Yapışkanlı etiket. Yapışkan tip. İnatçı. Yapışkı. Piyano kolu. Kasap (mezbaha). Kasap bıçağı.

Acquisition : İktisap. Elde edilen şey. Kazanç. Sağlama. Edinim. Kazanma. Yakalama. Tahsil. Ele geçirme.

Avulsion : Kökünden sökülme. Kopmuş doku (tıp veya medikal terimi). Kopma. Parça. Sel basması sonucu arazinin bölünmesi. Avülsiyon. Koparma.

Basilar : Temel ile ilgili. Temel oluşturan. Temele özgü. Temel. Baziler. Esas. Temel oluşturma.

Allures : Albeni. Cezbetmek. Çekici. Çekmek. Aklını başından almak. Ayartmak. Aklını çelmek. Baştan çıkarmak. Büyülemek.

Emission : Maddenin ışıyan erke vermesi olayı. Yayım yapma. Yayma. Yayınlama. Emisyon. Salım. Erkenin bir kaynaktan dışarıya verilmesi. (bu terim daha çok ışınım erkesi için kullanılmaktadır.). Bir cismin çevresine ışılcık ya da özdek tanecikleri durumunda erke salması, anlamdaş yayım. Neşretme.

Extraction synonyms : mineral processing, ore processing, natural process, mineral extraction, mineral dressing, natural action, drafts, ancestresses, derivations, desorption, cancellations, dismantling, actuals, expunction, decalcomanias, ancestries, transudate, distillate, attachment, ejecting, bloodline, family line, ancestry, leaking out, family, decal, elution, decoction, demolition, exports, detaching, actually, buying.

Extraction ingilizce tanımı, definition of Extraction

Extraction kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of extracting, or drawing out. As, the extraction of a tooth, of a bone or an arrow from the body, of a stump from earth, of a passage from a book, of an essence or tincture.