Foregrounds türkçesi Foregrounds nedir

  • Ön.
  • Ön plan.
  • Ön plana almak.
  • Önplan.
  • Önalan.

Foregrounds ingilizcede ne demek, Foregrounds nerede nasıl kullanılır?

Foreground miniature : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tutumsal nedenlerden dolayı bütünü yapılmamış bir bezemin eksik kalan bölümünü gösteren, alıcıdan belirli bir uzaklığa yerleştirildiğinde, gerçek bezemin eksik bölümünü bütünleyen çok ufak maket. Tümler maket.

Foreground partition : Ön bellek bölümü.

Foreground processing : Öncelikli işlem. Öncelikli işleme.

Foreground program : Öncelikli bağdarlama. Öncelikli program. Yüksek öncelikli plan veya proje.

Foreground task : Bir kullanıcının odaklandığı aktif pencerede bulunan görev.

Foreground : Ön plana almak. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ön. Önalan. En öndeki görüntü. Görünçlüğün önündeki bölüm; öne düşen yerler. dip karşıtı. bazı ikinci, üçüncü sınıf sinemalarda görüntülüğe en yakın sıralar. Ön plan. Önplan.

Foregrounding : Öne çıkarma. Öneçıkarma. Ön plana çekme. Ön plana alma.

Display foreground : Görüntü önplanı. Ekran önplanı.

Pattern foreground : Desen önalanı. Örüntü önalanı.

Foregrounded : Ön plan. Önalan. Önplan. Ön plana almak. Ön.

İngilizce Foregrounds Türkçe anlamı, Foregrounds eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Foregrounds ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Anteing : Önce. Bop (poker). Para sürmek. Bop. Ödemek. Para vermek. Giriş. Pokerde başlangıçta ortaya konan para. Para koymak.

Ante : Para sürmek. Giriş. Para koymak. Önce. Bop. Bop (poker). Pokerde başlangıçta ortaya konan para. Para vermek. Ödemek.

Screen : Filme almak (kitap vb.). Beyazperde. Ekranda göstermek. Ekran. Örtmek. Perde. daha çok sahne dibinde geriki alan projeksiyon perdesi için kullanılır bk. ekran. Sürekli olarak bir duvarda asılı duracak ya da gerektiğinde taşınabilecek biçimde yapılan ve göstericiden çıkan görüntüleri yansıtan düz yüzeyli bir eğitim aracı. bk. saydam perde. Bir oyunda konunun ana parçalarından her biri. ilk kez seneca bölmüştür, beş perde - beş bölüm (bk. bölüm.) tiyatronun sahneyi seyirciye açan ve kapayan perdesi. ilk kez roma ve barok tiyatrolarında kullanılmıştır. bundan başka da bugünkü tiyatroda çeşitli perde biçimleri var: a) kulis perdesi, b) projeksiyon perdesi (bk. gergi,) c) arka perde, fon perdesi, ufak perde, d) ses perdesi: seste pesliği ve tizliği gösteren kesimler. Perde ile ayırmak. Saklamak.

Frontal : Alın kemiği. Cephesel. Alna ait. Cepheden. Alınlık. Frontal. Mihrap örtüsü. Cepheye ait.

Panorama : Panorama. Geniş görünüm. Çevre görünüş. Manzara. Genel görünüş. Çevrinme resmi. Toplu görünüm. Şehrin uzaktan genel görünümü. Çevrenin kesintisiz manzarası.

Preplan : Önceden planlamak.

Anterior : Mukaddem. İlerde. Eski. Önde bulunan. Daha eski. Bir hayvanın ya da bir parçasının bir eksene göre önde olan bölgesi; insan anatomisine göre ventral bölge; karın tarafı. ön. Ön. önde bulunan, ön tarafta bulunan. Anteriyor. Evvelki. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Forefront : Ön sıra. Ön taraf. En öndeki yer. Bir yapının ya da üzerinde oturmakta olduğu yer bölümün yola bakan yüzü. Önyüz. Ön saf.

Anted : Giriş. Pokerde başlangıçta ortaya konan para. Para koymak. Bop. Para vermek. Ödemek. Önce. Bop (poker). Para sürmek.

Aspect : Yönü. Her yörede, özellikle dağlık yörelerde bir yamacın güneş ışınlarına, güneye ya da kuzeye karşı konumunu belirleyen ve bu nedenle doğal koşullarını saptayan durumu. Coğrafya, gramer alanlarında kullanılır. Görünüm. Veçhe. Görüş. Hal. Yüz ifadesi. Bakım. Yön.

Foregrounds synonyms : fore, forward, view, foreground, vista, fores, scene, antes, anting, front, crt screen, frontals, prospect, window, foregrounded, antings, preplans.

Foregrounds zıt anlamlı kelimeler, Foregrounds kelime anlamı

Play down : Hafifsemek. Önemsizleştirmek. Önemini azaltmak. Önemsememek.

Background : Sosyal çevre. Artyetişim. Artalan. Arkabakım. Geri. Görünçlüğün gerisinde yer alan, geriye düşen yerler. ön karşıtı. Geçmiş. Geçmiş deneyimler. Bilgisayar, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Fon.