All the time türkçesi All the time nedir
- Dığı sürece.
- Her zaman.
- Boyuna.
- Durmadan.
- İkide bir.
- Ara vermeden.
- Akşam sabah.
- Daima.
- Ha bire.
- Mütemadiyen.
- Sürekli.
- Hep.
All the time ile ilgili cümleler
English: Ali may take all the time he needs.
Turkish: Ali ihtiyaç duyduğu tüm zamanı alabilir
English: Ali thought he would have all the time he needed.
Turkish: Ali ihtiyacı olan bütün zamana sahip olacağını düşünüyordu.
English: Ali will never forget all the time Mary spent with him.
Turkish: Ali Mary'nin onunla geçirdiği tüm zamanı unutmayacak.
English: A dog that barks all the time doesn't make a good watch dog.
Turkish: Sürekli havlayan bir köpek her zaman iyi bir bekçi köpeği değildir.
English: Fires happen all the time in this area.
Turkish: Yangınlar bu alanda her zaman olur.
All the time ingilizcede ne demek, All the time nerede nasıl kullanılır?
All : Ne var ne yoksa. Bütün. Tüm. Her. Her iki taraf. Her şey. Berabere. Tamamen. Büsbütün. Her biri.
The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.
Time : Zamanlama yapmak. Zaman. Belirli bir zamana göre ayarlamak. -in zamanını ölçmek. Süre. Bir çağkuşağındaki katmanlı kayaçların oluş süresi. Yerbilim zamanı. Kurmak. Defa. Saat tutmak.
All the : Bütün.
All the best : İyi şanslar. Her şey gönlünce olsun. İyi günler seninle olsun. Her şey gönlünüzce olsun. İyi çalışmalar.
All the more so : Daha çok. Daha da çok. Daha büyük bir dereceye kadar. Daha da büyük bir dereceye kadar.
All the livelong night : Hiç bitmeyecekmiş gibi gelen bir gece boyunca.
All the colors of the rainbow : Rengarenk. Var olan her renk. Gökkuşağının tüm renkleri.
All the more : Daha da çok. Haydi haydi. Artan bir şekilde. Daha çok. Gittikçe. Daha da yüksek seviyeye kadar.
All the families : Çoluk çocuk.
İngilizce All the time Türkçe anlamı, All the time eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak All the time ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Away : Yola çıkmış. Deplasmanda. Uzağa. Buradan. Devamlı. Deplasmanda oynanan. Uzak. Yok. Uzakta.
Ceaselessly : Fasılasız. Durmaksızın.
All the while : Aynı zamanda. Aynı anda. Başından sonuna kadar. Belirli bir müddetin başından sonuna kadar.
Without a break : Durmaksızın. Durup dinlenmeden. Mola vermeden.
Chronics : Müzmin. Eski. Süreğen. Çok kötü. Berbat. Devamlı. Kronik. Kalıcı.
Everlasting : Hiç bitmeyen. Ebediyen. Ölümsüz. Kör olası. Sonsuz. Bitmek tükenmek bilmeyen. Ebedi. Ebediyet. Sık sık tekrarlanan.
Right along : Süresince. Bütün vakit. Başından beri. Boyunca.
Without intermission : Kesintisiz bir şekilde. Kesintiye uğramadan. Duraklamadan.
Ever after : Ondan sonra. Ondan sonra daima. Ebediyen. Artık. Ebediyete kadar. Sonsuza dek.
Repeatedly : Aralıksız olarak. Tekrar tekrar. Defalarca. Mükerreren. Mükerrer. Sık sık. Defaat.
All the time synonyms : elongations, continuant, unremitting, at all times, without cease, any old time, constantly, until hell freezes over, ever, routinely, elongation, contunually, very frequently, anytime, invariably, in common with, assiduous, consistently, for ever and ever, continually, alway, continual, day and night, for ever, night and day, on end, constant, continued, all along, for ever and a day, always, uninterruptedly, each time.

Bu kısımda All the time kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede All the time ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce All the time anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz All the time ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.