Redhot türkçesi Redhot nedir
Redhot ingilizcede ne demek, Redhot nerede nasıl kullanılır?
Maitredhotel : Metrdotel.
Redhanded : Suçüstü.
Redhead : Kızıl saçlı kadın. Kızıl. Kızıl saçlı kimse. Kızılbaş.
Redheaded : Kızıl saçlı.
Redheaded woodpecker : Kızıl ağaçkakan.
Redheads : Kızılbaş. Kızıl. Kızıl saçlı kimse.
Red army orchestra : Kızıl ordu'nun (eski sovyetler birliği'nin ordusu) resmi orkestrası. Kızıl ordu orkestrası.
Red army choir : Kızıl ordu korosu. Eski sovyetler birliği ordusu'nun ünlü şarkı grubu.
Red ant : Eklem bacaklı hayvanlardan, böcekler (ınsecta) sınıfının, zar kanatlılar (hymoneptera) takımından, kırmızı renkli, yuvasını ormanlar içinde kocaman yığınlar halinde yapan, zehir dikenleri olmayan, sosyete meydana getiren, pupaları kuşlara yem olan bir tür. orman karıncası. Kızılkarınca. Ateş karıncası. Kırmızımsı renkte olup, ormanlarda yaşayan ve kimi yaprak solucanlara arakonakçılık edebilen karınca; orman karıncası, kırmızı orman karıncası. Kırmızı orman karıncası.
Redhibition : Feshine neden olma. Hile nedeniyle satış sözleşmesinin feshi. Sözleşmesinin feshi. Geri verme hakkı.
İngilizce Redhot Türkçe anlamı, Redhot eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Redhot ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Fanatic : Bağnaz. Softa. Aşırı meraklı. Aşırı düşkün. Aşırı. Fanatik. Sofu. Fanatik kimse. Tutucu kimse.
Boiling : Kaynayan. Kaynatma. Kaynatan. Köpüren. Kavurucu. Haşlama. Kaynama. Kaynar. Bir sıvının doygun buhar basıncının bulunduğu ortamın basıncına denk olduğu durumda, kabarcık oluşumuyla birlikte buhar evresine geçişi.
Blacker : Zenci. Siyah. Kötü. Koyu. Kasvetli. Pis. Uğursuz. Karalayıcı. Kara.
Black : Kararmak. Kara. Morarmış. Siyah giysi. Siyaha boyamak. İs. Koyu. Morartmak. Karartmak.
Burning : Yakıcı. Ateşli. Fırınlama. Çözüm bekleyen. Yanan. Büyük. İvedi. Yanma. Yakış.
Astir : Harekette. Kalkmış. Ayakta. Uyanmış. Hareket halinde. Uyanık. Heyecan içinde.
Tempered : Kıvamlı. Tavlanmış (demir veya çelik). Menevişli. Sertleştirilmiş. Ahenkli. Çeliğe su vermek. Mizaçlı. Su verilmiş. Huylu. Sertleşmek (çelik).
Bugged : Sinirlenmiş. Öfkelenmiş. Gizli bir dinleme cihazı bulunan oda veya nesne. Gizlice dinlenmiş. Gizli dinleme cihazı yerleştirilmiş.
Adrenalized : Tahrik edilmiş (ayrıca adrenalised). Uyandırılmış. Coşkulu. Enerji dolu. Uyarılmış.
Bakings : Fırınlama. Pişirme. Düşük sıcaklık ısıl işlemi. Pişim. Fırında pişirme. Kor halinde.
Redhot synonyms : lobsterback, extremist, ultraist, aggravated, carried away, annoyed, extremistic, adrenalised, heat treated, declamatory, agog, aroused, ablaze, aglow, angrier, blackest, fanatics, angriest, extremists, breathtaking, soldier, ardent, fulsome, angry, bananas, agitated, annealed, baking, crazed, atwitter, action packed, burnings, angry with.
Redhot ingilizce tanımı, definition of Redhot
Redhot kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Heated to redness. As, red-hot iron. Violent. As, a red-hot radical. Red-hot balls. Hence, figuratively, excited. Red with heat.

Bu kısımda Redhot kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Redhot ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Redhot anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Redhot ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.