Antiquity türkçesi Antiquity nedir
- Tarih alanında kullanılır.
- Eski çağlar.
- Çok yaşlı kimse.
- Antikite.
- Eskilik.
- Eski yapıtlar.
- Eski zaman.
- Antikalık.
- Kalıntılar.
- Antik çağlar.
- Eski uygarlık.
- İlkçağ.
- Tarihçe bilinen en eski zamanlardan, genellikle batı roma imparatorluğunun çöküşüne (476) değin geçen zaman kesimi.
Antiquity ile ilgili cümleler
English: The cicada has represented insouciance since antiquity.
Turkish: Ağustosböceği antik çağlardan beri ilgisizliği temsil etmiştir.
Antiquity ingilizcede ne demek, Antiquity nerede nasıl kullanılır?
Antiquities : Eski eserler. Eski yapıtlar. Gelenek ve görenekler. Eski gelenekler. Eski zamandan kalma yapıtlar.
Antiquities authority : Hükümetin antik alanların korunmasından sorumlu organı. Eski eserler birimi.
Antiquing : Eski bir şeyin taklidini yapma veya eski gibi gösterme. Bir şeyi antika gibi görünmesini sağlama işlemi. Antika alışverişi. Bir şeyi antika gibi gösterme. Antika gibi görünmesini sağlama. Antikalaştırma. Bir nesneye eski görünüm verme işlemi.
Antiquarian : Antikaya ait. Antika meraklısı. Antikacı. Antika. Antikalarla ilgili.
Antiquarianism : Eski eserler inceleme ve toplama. Antikacılık.
Antiquates : Eski veya modası geçmiş hale getirmek. Eskitmek.
Antiquarians : Antika meraklısı. Antikaya ait. Antikacı. Antikalarla ilgili. Antika.
Antiquated : Antika olmuş. Yaşı ilerlemiş. Demode. Çağdışı. Modası geçmiş. Eskimiş. Köhne. Köhneleştirilmiş. Antika. Eski.
Antiquate : Eskitmek. Eski veya modası geçmiş hale getirmek.
Antiquation : Geçerliliğini yitirme. Eskime. Yaşlanma.
İngilizce Antiquity Türkçe anlamı, Antiquity eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Antiquity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bits and pieces : Ufak şeyler. Ivır zıvır. Ufak tefek şeyler. Önemsiz şeyler. Döküntüler. Her türlü şeyler. Kırıntılar.
Stela : Stel. Dikili taş. Kitabeli dikili taş.
Mustiness : Köhnelik. Küflülük.
Yores : Geçmiş.
Methuselah : Çok yaşlı adam. Nuh peygamber'in dedesi. İhtiyar adam.
Antediluvian : Tufandan öncesine ait. Çok eski. Tufandan önceki devre ait. Tufandan evvelki devre ait. Eski kafalı kimse. Çok yaşlı adam. Nuh nebiden kalma.
Relics : Eski eserler. Kutsal emanetler. Harabeler.
Seniority : Bir işte daha deneyimli ve daha eski olma. Büyüklük. Çalışanın bir işte çalıştığı süre. Üstlük. Yaşça büyüklük. Kıdemlilik. Öncelik. Kıdem.
Antiquities : Eski eserler. Gelenek ve görenekler. Eski zamandan kalma yapıtlar. Eski gelenekler.
Odds and sods : Artıklar. Ufak tefek önemsiz. Ivır zıvır. (british) ıvır zıvır. Ufak tefek şeyler.
Antiquity synonyms : historic period, roman building, remains, ancient time, age, agedness, artifact, in arrears, standings, hoar, antique, relic, history, ruins, archer, ancienty, old time, inclusions, hoariness, shabbiness, almanac, areopagite, ancientness, barricade, ancient times, areopag, archon, outstandings, acropolis, foretime, archives, armour, eccentricity.
Antiquity zıt anlamlı kelimeler, Antiquity kelime anlamı
Newness : Tazelik. Yenilik. Yeni olma.
Antiquity antonyms : natural object.
Antiquity ingilizce tanımı, definition of Antiquity
Antiquity kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The quality of being ancient. As, a statue of remarkable antiquity. A family of great antiquity. Ancientness. Great age.

Bu kısımda Antiquity kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Antiquity ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Antiquity anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Antiquity ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.