Antiquate türkçesi Antiquate nedir

  • Eski veya modası geçmiş hale getirmek.
  • Eskitmek.

Antiquate ile ilgili cümleler

English: I prefer antiquated models.
Turkish: Eski modelleri tercih ederim.

Antiquate ingilizcede ne demek, Antiquate nerede nasıl kullanılır?

Antiquated : Eskimiş. Yaşlı. Çağdışı. Antika olmuş. Demode. Antika. Modası geçmiş. Köhneleştirilmiş. Köhne. Yaşı ilerlemiş.

Antiquates : Eski veya modası geçmiş hale getirmek. Eskitmek.

Antiquating : Eski veya modası geçmiş hale getirmek. Eskitmek.

Antiquation : Yaşlanma. Geçerliliğini yitirme. Eskime.

Antiquarian : Antika. Antikacı. Antika meraklısı. Antikalarla ilgili. Antikaya ait.

Antiquary : Antika meraklısı. Antikacı.

Antiquarians : Antikalarla ilgili. Antikaya ait. Antikacı. Antika. Antika meraklısı.

Antique store : Antikacı. Antika dükkanı.

Antique shop : Antikacı. Antika satıcısı. Antika dükkanı.

Antiquarianism : Eski eserler inceleme ve toplama. Antikacılık.

İngilizce Antiquate Türkçe anlamı, Antiquate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Antiquate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Beat to a frazzle : Bir giysiyi eskitmek. İflahını kesmek. Bitkin düşürmek. Fiziksel veya duygusal olarak tüketmek.

Ladders : Kaçırmak. Kaçmak (çorap).

 

Alter : Evirmek. Başka türlü olmak. Hadım etmek. Hadım etmek (hayvan). Değişiklik geçirmek. Değişiklik yapmak. Kısırlaştırmak. Değişmek. Başkalaşmak.

Antique : İlk çağlardan kalma. Antik. Antik eşya. Buluntu. Eski moda. Eski sanat eseri. Antika. Antika eşya. Eskilik.

Outwear : Daha uzun dayanmak. Tüketmek. Yıpranmak.

Laddered : Kaçmak (çorap). Kaçık. Kaçırmak.

Hackney : Kira arabası. Körletmek. At. Binek atı. Bayağı. Koşum atı.

Frets : Endişelendirmek. Aşındırmak. Kemirmek. Yenmek. Yıpratmak. Üzülmek. Sinirlendirmek. Söylenmek. Kendi kendini yemek.

Age : Kişinin doğumundan beri geçen tam yıl süre. Erginlik. Biyoloji, coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Yıpratmak. Yaş. Yaşlanmak. Yaşlılık. Yıllandırmak. Çağ.

Antiquate synonyms : antiquates, antiquating, fret, ladder, hackneys, laddering, change, hackneying, fretting, modify.

Antiquate ingilizce tanımı, definition of Antiquate

Antiquate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To make old in such a degree as to put out of use. Hence, to make void, or abrogate. To make antique. To make old, or obsolete.