Antiquates türkçesi Antiquates nedir

  • Eskitmek.
  • Eski veya modası geçmiş hale getirmek.

Antiquates ingilizcede ne demek, Antiquates nerede nasıl kullanılır?

Antiquate : Eskitmek. Eski veya modası geçmiş hale getirmek.

Antiquated : Eski. Çağdışı. Köhneleştirilmiş. Yaşı ilerlemiş. Antika. Eskimiş. Antika olmuş. Köhne. Modası geçmiş. Yaşlı.

Antiquating : Eskitmek. Eski veya modası geçmiş hale getirmek.

Antiquation : Yaşlanma. Eskime. Geçerliliğini yitirme.

Antiquarian : Antikaya ait. Antikalarla ilgili. Antikacı. Antika meraklısı. Antika.

Antique store : Antika dükkanı. Antikacı.

Antiquarianism : Antikacılık. Eski eserler inceleme ve toplama.

Antique comedy : İ ö 486 yılında başlayan ve aşağı yukarı i ö 200 yılına kadar süren bir dönem içindeki yunan ve latin komedyaları için kullanılan terim. yunan komedyasının üç evresi vardır: eski komedya (aristofanes), orta komedya (antifanes, aleksis) ve yeni komedya (menandros). latin komedyasının iki ustası ise plautus ile terentius'tur. M.ö. 500 yılına doğru başlayan ve 200 yılına kadar süren en eski yunan ve roma komedyası. yunan komedyası üç basamakta gelişmiştir: eski komedya (aristophanes), orta komedya, yeni komedya (menander). bu yazarların etkisi altında gelişmiş aristocu olmayan tiyatro [46 - 61] latin komedyası da, özellikle plautus ile terentius (bk. palyata komedyası). Antik komedya.

 

Antiquark : Karşıtkuark. Antikuark.

Antique : Antika. Antik eşya. Eski sanat eseri. Buluntu. Antika eşya. Eskilik. Antik. Eski moda. İlk çağlardan kalma.

İngilizce Antiquates Türkçe anlamı, Antiquates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Antiquates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Archaic : Geçmişe ait. Başlangıç çağı. Eskimiş. Kadim. Eskil. Gramer, madencilik alanlarında kullanılır. Antik. Artık kullanılmayan. Modası geçmiş. Eskiye ait, eski devirden kalma arkaik, kalıntı.

Hackneying : At. Bayağı. Binek atı. Körletmek. Koşum atı. Kira arabası.

Ladder : Çorap kaçmak. Kaçırmak. Çorabı kaçmak. Merdiven. Bir yere çıkmaya veya bir yerden inmeye yarayan basamaklar dizisi. Kaçmak (çorap). Kaçmak. (çorap) kaçmak. Basamak. İtfaiye merdiveni.

Change : Değişikliğe gitmek. Takas etmek. Bilgisayar, masa tenisi, ekonomi alanlarında kullanılır. Ufak para. Değişime uğratmak. Haline gelmek. Değişiklik. Çoğunlukla liradan küçük ufak madeni para. Değiş tokuş etmek. Yer değiştirme.

Hackneys : Binek atı. Körletmek. At. Kira arabası. Bayağı. Koşum atı.

Beat to a frazzle : Fiziksel veya duygusal olarak tüketmek. Bir giysiyi eskitmek. İflahını kesmek. Bitkin düşürmek.

Modify : Değiştirme. Nitelemek. Değişiklik yapmak. Bilgisayar, gitar, ekonomi alanlarında kullanılır. Tadil etmek. Değişmek. Çalgıların genel görünümlerini veya bazı parçalarını kişiye özel olarak değiştirme. Üzerinde değişiklik yapmak. Biraz değiştirmek. Azaltmak.

Ladders : Kaçırmak. Kaçmak (çorap).

 

Outwear : Tüketmek. Daha uzun dayanmak. Yıpranmak.

Antiquates synonyms : antiquating, frets, antediluvian, old, laddered, laddering, hackney, age, antiquate, alter, fretting, antique, fret.

Antiquates zıt anlamlı kelimeler, Antiquates kelime anlamı

New : Gıcır. Değişik. Acemi. Savaş silahı olarak kullanılan biyolojik ve veya veya tüksek teknoloji ürünü virüsler. Görülmemiş. Yeni. Keşfedilmemiş. Yeni tarihli. Turfanda. Yeni olarak.