Meetings türkçesi Meetings nedir
Meetings ile ilgili cümleler
English: Every year, the organisation organises a number of meetings of volunteers who go door-to-door to sell Frisian books.
Turkish: Her yıl, örgüt Frizyen dilinde yazılmış kitapları satmak için kapıdan kapıya giden gönüllülerle ilgili çok sayıda toplantı organize eder.
English: All future meetings will be held in this room.
Turkish: Tüm gelecek toplantılar bu odada düzenlenecek.
English: All of our meetings are in French.
Turkish: Görüşmelerimizin hepsi Fransızca.
English: All of these meetings are in English.
Turkish: Bu toplantıların hepsi İngilizcedir.
English: He attends meetings off and on.
Turkish: O, ara sıra toplantılara katılır.
Meetings ingilizcede ne demek, Meetings nerede nasıl kullanılır?
Bilateral meetings : İkili toplantı.
Meeting engagement : Tesadüf muharebesi.
Meeting hall : Toplantı salonu.
Meeting house : Toplantı için kullanılan ev. Toplantı evi. Kilise.
Meeting minder : Toplantı defteri.
Meeting point : Buluşma noktası.
Meeting minutes : Toplantı defteri. Toplantı tutanakları. Toplantı tutanağı.
Meeting room : Toplantı salonu. Toplantı odası.
In meeting with : İle toplantı yaparak.
Meeting of conciliation : Karşıtlardan birisinin isteği üzerine yetkili örgütlerce düzenlenen toplu oturumlar (yetkili örgütler çalışma bakanlığı ya da bölge çalışma müdürlükleridir.). Uzlaştırma toplantısı.
İngilizce Meetings Türkçe anlamı, Meetings eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Meetings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Assignations : Devir ve temlik. Ferağ. Devir. Tahsis edilmiş. Randevu. Saptama. Göreve seçme. Tayin. Belirleme.
Dialoguing : Konuşma.
Game : Sakat. Sakat (kol veya bacak). Hazır. Oyun. Dolap. Şikar. Kumar oynamak. Taraflardan birinin dört sayı kazanmasıyle elde edilen sonuç; şöyle ki, kazanan yan öbüründen en az iki sayı artık olsun. yoksa oyun bu durum sağlanıncaya dek sürer. Yiğit.
Disceptation : Tartışma.
Amalgamation : Bütünleştirme. Toplu işletme. İki firma ya da şirketin, hukuki varlıklarını sona erdirerek, yeni yasal unvan altında bir araya gelmeleri sonucu, her türlü varlık ve yükümlülüklerin yeni oluşturulan firmaya devredilmesi ya da bu iki firmadan birinin diğerine katılması. Güçlü bir ortaklığın tecimsel gücünü ve hukuki görüntüsünü kaybetmiş diğer bir ortaklığın borçlu ve alacaklı değerleriyle yükümlenmek ve bunlardan doğacak her çeşit sonuçları da üzerine almak suretiyle onunla birleşmesi. Füzyon. Birleştirme. Karışım. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Yeni ve daha etkin bir yerel yönetim birimi oluşturmak için, bir kentin bir başka kenti ya da kasabayı içine alması ya da iki ve daha çok sayıdaki kentin bir araya gelmesi. Şirket birleşmesi amacı ile uygulanan tasfiye işlemleri.
Adjunction : Bitiştirme. Katma. Ek. Bir şeye ilave. Yeni düğüm yaratma. Kelime veya ifade nitelemek için kullanılan katma bitiştirme(gramer).
Encountering : Yüz yüze gelmek. Rastlamak. Karşılaşmak. Çarpışmak.
Gamed : Kumar oynamak. Sakat (kol veya bacak). Dolap. Av eti. Oyun. Cesur. Maç. Şikar. Eğlenme.
Compensation : Yedekleme. Bireyin, belli bir çalışma alanında başarı göstererek ya da özel bir davranış yolu seçerek, bilinçli ya da bilinçsiz olarak geliştirdiği yetersizlik ve aşağılık duygularını yenmesiyle kişiliğini dengede tutması. Telafi. Herhangi bir zarara yol açan kişinin bu zararı karşılaması için ödemesi gereken para. Ödün. Yerini doldurma. Olumlu taraf. Sistemler ve organlarda bir bölümün çalışması bozulduğu zaman diğer bir bölümün fazla çalışarak onun işini üzerine alması. Örneklemeyle elde edilen bir örnek evrende çeşitli nedenlerle örnekten düşürülenlerin yerine konmak üzere daha başlangıçta örnek büyüklüğünün % 10 kadar büyük tutulması. Taviz.
Conclave : Kardinaller toplantısı. Papayı seçmek için kardinallerin toplanması. Meclis. Özel toplantı. Kardinaller meclisi.
Meetings synonyms : group meeting, psychotherapy group, luncheon meeting, lunch meeting, power breakfast, social affair, conversation, congress, hearings, associativity, discussion, disputation, recompenses, compensations, link up, disputations, conversations, gathering, greeting, assignation, cohesion, reception, gamest, rallies, conference, klatsch, showdowns, committee meeting, event, summit, compansation, seances, assemblages.
Meetings zıt anlamlı kelimeler, Meetings kelime anlamı
Disassembly : Parçalara ayırma. Söküm. Sökme. Demontaj. Dağılım. Söküş. Demonte. Ayırma. Parçalara kısımlara ayırma.
Frozen : Dondurulmuş. Donmuş. Değişmez. Buz kesilen. Donakalmış. Camit. Kesin. Kalpsiz. Buz kesilmiş. Buz kesmiş.

Bu kısımda Meetings kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Meetings ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Meetings anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Meetings ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.