Failure türkçesi Failure nedir

  • Eksiklik.
  • Yapmama.
  • Tükenme.
  • Kusur.
  • Arıza.
  • Güçsüzlük.
  • Fiyasko.
  • Bir öğretim yılı süresince başarı gösteremeyen öğrencinin, yönetmelik gereğince bulunduğu sınıfta bir yıl daha okumak zorunda bırakılması.
  • Hayal kırıklığı.
  • İflas.
  • Dinme.
  • Bozukluk.
  • Yetmezlik.
  • İhmal.
  • Başarısızlık.
  • Yapmayış.
  • Batma.
  • Batkı.
  • Borçlarını ödeyemeyecek durumda olduğu yargı organlarınca saptanarak duyurulan tecimen batkınlığı.
  • Bilgisayar, eğitim, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • Kıtlık.
  • Bulunmama.
  • Sekte.
  • Yokluk.
  • Aksatma.
  • Sınıfta kalma.
  • Yanlış.

Failure ile ilgili cümleler

English: Ali blamed his failure to bad luck.
Turkish: Ali başarısızlığı için kötü şansını suçladı.

English: He attributed his failure to bad luck.
Turkish: Başarısızlığını kötü şansa dayandırdı.

English: Ali blamed the failure on Mary.
Turkish: Ali başarısızlık için Mary'yi suçladı.

English: Ali is a complete failure as a father.
Turkish: Ali bir baba olarak tam bir fiyasko.

English: Ali attributed his failure in the exam to illness.
Turkish: Ali sınavdaki başarısızlığını hastalığa bağladı.

Failure ingilizcede ne demek, Failure nerede nasıl kullanılır?

Failure cause : Aksama nedeni. Arıza sebebi. Arıza nedeni.

Failure fetal membrane explosure : Doğum veya çoğunlukla yavru atma sonrası türe özgü atılma süresi içerisinde yavru zarlarının atılamaması, eşin atılmaması, retensiyo sekundinarum, sonun atılamaması. Yavru zarlarının atılmaması.

 

Failure logging : Arıza kaydı.

Failure of consideration : Karşılıksız. Ödemesiz. Telafisiz. Tazminatsız.

Failure of evidence : Delil yetersizliği.

Failure rate : Bozulma oranı. Aksama oranı. Bozulma hızı. İşgörmezlik hızı. Başarısızlık hızı. Hata oranı. Başarısızlık oranı. Arıza oranı.

Failure recovery : Aksaklığı giderme. Arızadan kurtarma. Arızayı onarma. Dönem.

Failure to pay : Ödeyememe. Borcu ödeyememek. Ödemeyi ihmal etme.

Failure prediction : Arıza tahmini.

Heart failure cell : Kalp hatası hücreleri. Kalp yetmezliği hücresi.

İngilizce Failure Türkçe anlamı, Failure eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Failure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Covering : Kabuk. Perde. Kat. Örtme. Eli, ayağı, yüzü, deriyi; süt, yağ, un vb. yiyecekleri doğaüstü zararlı güçlerin etkisinden korumak amacıyla örtme, saklama. Sığınak. Deniz yüzünün yükselmesi ya da oluşum deyimleriyle, kıyıların ve karaların su altına girmesi. Mahfaza.

Bug : Canını sıkmak. Gizli dinleme aygıtı yerleştirmek. Meraklısı. Uyuz etmek. Aptalca ya da geçici heves. Böcek. Delilik. Çeşitli yarımkanatlılar türüne, özellikle yatak tahtakurularına ad olan bileşik sözcük. a. bk. yatak tahtakurusu, su tahtakuruları, toprak tahtakuruları. Başının etini yemek.

Defalcation : Zimmete geçirilen para. Zimmete geçirme. Zimmetine para geçirmek. Çalma. Zimmete geçirilen miktar. Zimmetine geçirme. Aşırtı.

 

Breakdowns : Tahlil. Çalışma arızası. Çökme. Sinir bozukluğu. Analiz. Çöküntü. Sağlığın bozulması. Tutukluk. Bozulma.

Fizzers : Beklentileri hayata geçirmekte başarısız olan olay veya oluşum. Patlayıcıyı infilak ettiremeyen fitil (argo terim).

Misfire : Teklemek. Patlamamak. İyi çalışmamak (içten yanmalı motor). Sonuca varamamak. Hedefe isabet ettirememek. Ateş almamak. Tutukluk yapmak. Anlaşılmamak (espri). Ateş almak. Patlama teklemesi.

Equipment failure : Ekipman arızası. Donatı hatası.

Miss : Kaçırmak. Iska. Gözden kaçırmak. Kavramamak. Özlem duymak. İsabet etmeme. Özlemek. Anlamamak. Iska geçmek. Evli olmayan bayan.

Miscarriage : Boşa çıkma. Yanlış yere sevketme. Çocuk düşürme. İşin ters gitmesi. Suya düşme. Düşük. Uşak düşürme. İşin boşa çıkması. Düşük yapma.

Decomposition : Ayrıştırma. Kelime içindeki seslerin biribirleri üzerindeki etkileri ile bir sesin başka bir sese veya bir kelimenin bütünü ile daha değişik bir ses yapısına dönüşmesi: ağaç>ayeç, baba>buba, göçtü>göşdü, bugün>bbo[, takı>davı>daha, yanı>yeni vb. Bozuşma. Bozunma. Bozulma. Çürüme. Dekompozisyon. Analiz. Bir bütünün çeşitli etmenlerin etkisi altında, kurucu öğelerine ayrılması. Nitrat tabanlı bir filmin duyarkatının üretimlikte yapılır yapılmaz başladığı kimyasal değişiklik.

Failure synonyms : nonaccomplishment, occurrent, nonachievement, miscreation, backsliding, misplay, nonremittal, natural event, hungering, defections, booboos, standstill, comedowns, hunger, decrement, debility, forgetfulness, dysfunction, derelictions, decomposes, ingrowth, dearth, bankruptcy, errant, culpable, fizzles, relapse, fiasco, fizzle, ingrowths, clinker, ruin, errants.

Failure zıt anlamlı kelimeler, Failure kelime anlamı

Passing : Kısa süren. Geçme. Gitme. Vefat. Ölme. İntikal. Göçme. Cep. Geçit. Geçen.

Conformity : Uygunluk. Uyum. Benzerlik. Gelenek ve kurallara uygun davranış. Uyarlık. Katman sürekliliği. Kilise kurallarına uyma. Uyma. Uymacılık. Eğitim, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır.

Victory : Galibiyet. Tek ya da takım olarak yapılan karşılaşmayı kazanmış olma durumu. Utku. Muzafferiyet. Galebe. Başarı. Zafer. New york eyaletinde yerleşim yeri. Yengi.

Failure antonyms : success.

Failure ingilizce tanımı, definition of Failure

Failure kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Deficiency. As, failure of rain. A failing. Cessation of supply, or total defect. Failure of crops.