Passing türkçesi Passing nedir

Passing ile ilgili cümleler

English: Black clouds were passing above the city.
Turkish: Siyah bulutlar kent üzerinden geçiyordu.

English: Burak landed onto the roof of a passing van.
Turkish: Burak geçen bir kamyonetin çatısına indi.

English: After all, he succeeded in passing the exam.
Turkish: Nihayet, o, sınavı geçmeyi başardı.

English: Being careful and diligent is necessary, but not sufficient for passing this course.
Turkish: Dikkatli ve çalışkan olmak gereklidir, fakat bu kursu geçmek için yeterli değildir.

English: A passing car splashed water on us.
Turkish: Geçen bir araba üzerimize su sıçrattı.

Passing ingilizcede ne demek, Passing nerede nasıl kullanılır?

Passing an examination : Sınavı geçmek.

Passing away : Ölüm. İrtihal.

Passing beam : Yakın ışıtacı. Aracın önünde yolun yakın bir bölümünü aydınlatan aşağıya eğik ışıtaç.

Passing by : Olarak tanınmak. Geçmek. Yanından geçmek. Aldırmamak. Göz yummak. Geçip gitmek.

Passing fancy : Geçici sevgi.

Passing grade : Geçer not. Ders geçme notu.

Passing of the budget : Ödeneklik onayı. Ödenekliğin, yetkili organca onaylanması.

Passing note : Geçiş notası. Geçit notası.

 

Passing on : Geçirmek. Geçmek. Devretmek. Devam etmek.

Passing of time : Zaman geçmesi.

İngilizce Passing Türkçe anlamı, Passing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Passing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Catwalks : Podyum. İki bina arasındaki köprü. Dar köprü. İskele. Kediyolu. Dar bir yaya yolu. İki binayı birbirine bağlayan köprü.

Fleetings : (zaman) kısa. Kısa süreli. Çabuk geçen. Anlık. Fani. Uçup giden. Kısa.

Devolution : Dejenereleşme. Terk. Bozulma. Yozlaşma. Gerileme. Yetkili kılma. İhtilal. Veraset. Yetki verme.

Ad hoc : Planlanmadan. Ad hoc. Mahsus. Özel. Bunun için. Buna mahsus. Bu maksatla. Özel bir amaçlı. Bilhassa bunun için. Doğaçlama.

Permeate : Yayılmak. Süzmek. Geçmek. Sinmek. Nüfuz etmek. Sızmak. Süzüntü. İçine işlemek.

Tracings : Kopya etme. Şeffaf kağıt üzerine çıkarılan kopya. Takip etme. Takip. Kopya. Taslak. İzleme. İz.

Deaths : Ölüm hali.

Falling in : Sıraya girmek (askeri terim). Kapılmak. Süresi bitmek (kira). Yıkılma. Göçmek. İçine düşmek. Vadesi gelmek. Çökmek.

Successions : Silsile. Üst üste olma. Sıra. Yerine geçme. Birbirini izleme. Veraset. Ardışık olma. Vekalet.

Band aid : Eğreti. Yardımcı.

Passing synonyms : forward pass, spot pass, passing play, passing game, cubby, bab, causeways, changeovers, oncomings, deciduous, curable, gradation, exceeders, dovetailed, momentaneous, departing, departure, permeant, demises, canalis, transitional, alleyway, sinkage, advancing, attendance, transition, demising, dying, dowel, exit, developing, vest pocket, short winded.

 

Passing zıt anlamlı kelimeler, Passing kelime anlamı

Permanent : Baki. Kalıcı. Kalımlı. Asil. Sabit. Daimi. Perma. Sürekli. Değişmez.

Birth : Yavrulama. Kaynak. Nesil. Doğma. Veladet. Yeni bir bebeğin dünyaya geliş olayı. Türe özgü normal gebelik süresi sonunda yavrunun ve plasentanın döl yatağı içi ortamdan dış ortama geçiş süreci, yavrulama. Dünyaya getirme. Kodak kökeni. Doğurma.

Passing ingilizce tanımı, definition of Passing

Passing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of going by or away. Exceedingly. Surpassingly. As, passing fair. Passing strange. Going by, beyond, through, or away. Departing. Excessively. Relating to the act of passing or going. The act of one who, or that which, passes.