Deaths türkçesi Deaths nedir

Deaths ile ilgili cümleler

English: A lot of human deaths are caused by smoking cigarettes.
Turkish: İnsan ölümlerinin çoğuna, sigara dumanı neden olmuştur.

English: Last year in the Philippines, earthquakes and tidal waves resulted in the deaths of more than 6,000 people.
Turkish: Geçen yıl Flipinlerde, depremler ve deprem dalgaları 6000'den fazla kişinin ölümüne sebep oldu.

English: The incident came in the wake of Al-Qaeda's admission of responsibility, in a statement published by the organization, for an attack that targeted the republican palace in the city of Al-Mukalla in southern Yemen and resulted in the deaths of 30 officers and soldiers.
Turkish: Olay, Yemen'in güneyindeki El-Mukalla şehrindeki başkanlık sarayını hedefleyen ve 30 asker ve subayın ölümüyle sonuçlanan saldırının sorumluluğunun El Kaide tarafından yayınlanan bir bildiri ile üstlenilmesinden sonra meydana geldi.

English: No deaths were reported.
Turkish: Hiçbir ölüm bildirilmemiştir.

English: Although CFIT accounted for just over a third of crashes in the past six years, it caused 53% of the deaths.
Turkish: CFIT son altı yıldır çarpışmaların sadece üçte birinin üzerinde olduğunu açıklamasına rağmen ölümlerin %53'üne sebep oldu.

 

Deaths ingilizcede ne demek, Deaths nerede nasıl kullanılır?

Deathsman : Cellat. Asarak infaz eden kimse. İnsanları kafalarını kesen cellat. (artık kullanılmayan) infaz memuru.

Death agony : Can çekişme.

Death and life are in the power of the tongue : .

Death anniversary : Ölüm yıldönümü.

Death as a result of torture : Ölüm şiddetli fiziksel veya ruhsal acı sonucu ile geldi. İşkence sonucu olan ölüm.

Death camp : İnsanların sistematik olarak yok edilmeleri için özel olarak tasarlanmış olan ıı. dünya savaşı nazi toplama kampı. Ölüm kampı.

Death by stoning : Taş atarak infazı gerçekleşen veya öldürülen. Taşlayarak öldürme.

Death by hanging : Boynundan asarak idam etme (darağacından, idam sehpasından, vs.). Asarak öldürme. Asarak idam etme.

Death certificate : Defin ruhsatı. Ölüm sertifikası. Defin izni. Defin izin belgesi. Ölüm ilmuhaberi. Ölüm ilmühaberi. Ölüm kaydı. Ölüm raporu. Ölüm belgesi.

Death benefit : Cenaze yardımı. Ölüm yardımı. Veraset geliri. Vefat tazminatı.

İngilizce Deaths Türkçe anlamı, Deaths eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deaths ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Demised : Bırakma. Ölüm. İntikal. Devretme. Vasiyetle devretmek. Devir. Feragat etmek. Bırakmak. Vefat etmek.

Sids : Sağlıklı bebeklerin bilinmeyen sebeplerden ölmesi sendromu (genellikle uyku esnasında). Beşik ölümü. Sınırlı kaynakları, uzaklıkları, doğal felaketlere açık olmaları, dış şoklar karşısındaki kırılganlıkları ve dış ticarete aşırı bağımlılıklarıyla bilinen az nüfuslu ada ülkeleri. Gelişmekte olan küçük ada ülkeleri.

 

Extinction : Nesli tükenme. Yeryüzünden silinme. Feshetme. Sönme. Lağvetme. Körlenme. Fizik, kimya, uzay, jeoloji alanlarında kullanılır. Bir ortamdan geçen ışığın azalmış olması. İtfa. Bir etki ya da eylemin, erke yitirimi nedeniyle zaman içinde güçsüzleşerek ortadan kalkması.

Decease : Vefat etmek. Ölmek. Cartayı çekmek. Cavlağı çekmek. Hayatını teslim etmek. Ölme. Ölüm.

Expiry : Süre sonu. Vade hululü. Vade. Son. Hitam. Süresi dolma. Sürenin dolması. Vade bitimi. Bitiş. Sona erme.

Deceases : Ölüm. Cartayı çekmek. Vefat etmek. Hayatını teslim etmek. Ölme. Ölmek. Cavlağı çekmek.

Modification : Modifikasyon. Tadilat. Değiştirme. Bilgisayar, biyoloji, gitar alanlarında kullanılır. Değişim. Değişke. Çalgıların genel görünümlerinin veya bazı parçalarının kişiye özel olarak değiştirilmesi. Küçük değişiklik. Tadil. Tadilname.

Demising : İntikal. Devir. Devretme. Bırakma. Ölüm. Vefat etmek. Feragat etmek. Vasiyetle devretmek. Bırakmak.

Going : Gidişat. Satılan (mal). Yaşayan. Gidiş. İlerleme hızı. Mevcut. Çalışan. İşleyen. Şu anki. Basamak genişliği.

Defunctness : Ölülük. Ölüm. Ölü olma.

Deaths synonyms : infant death, human death, wrongful death, sudden infant death syndrome, crib death, megadeath, quietus, martyrdom, neonatal death, demise, departure, exit, eternal sleep, alteration, deceasing, cot death, eternal rest, expiration, state, fatality, loss, demises, release, death, rest, change, passing, sleep.

Deaths zıt anlamlı kelimeler, Deaths kelime anlamı

Birth : Başlangıç. Neşet. Doğuş. Soy. Kaynak. Nesil. Sop. Kodak kökeni. Yavrulama.

Middle : Orta. Aradaki. Ortadaki. Vasat. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bel. Vasati. Göbek adı. Ortanca. Görünçlüğün ortasında yer alan bölüm; ortaya düşen yerler.

Beginning : Başlangıç çekidi. Baş. Menşe. Kaynak. İlk adım. Esas. Başlangıç. Başlangıç noktası. Milad. Başlama.