Bu sayfada Passionate ne demek nedir passionate hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi passionate resimleri yazıları türkçesi ne demek passionate ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller passionate hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Passionate nedir English: Ali obviously feels very passionate about this. Turkish: Ali açıkçası bu konuda çok tutkulu hissediyor. English: Ali hugged Mary and gave her a long, passionate kiss. Turkish: Ali Mary'ye sarıldı ve ona ...
Passionately in love nedir English: Ali was passionately in love with her. Turkish: Ali tutkuyla aşıktı ona. : Tutkuyla. Hararetle. In : İçine. Tutulan. Olarak. Dahili. İçinde. İçeri doğru yönelen. İç. De. İktidardaki. İçeriye. [#Love : Sevgi. ...
Passionate love nedir English: It was a very passionate love affair. Turkish: Çok ihtiraslı bir aşk macerasıydı. : İhtiraslı. Tutkulu. Heyecanlı. Hararetli. Muhteris. Aşırı tutkuları olan. Hırslı. Ateşli. Şiddetli. Love : Aşk. Sevda. Sevgi...
Passionately nedir English: Even if you go away, I'll still passionately love you. Turkish: Uzaklara gitsen bile, Seni hâlâ tutkuyla seveceğim. English: Ali and Mary passionately kissed each other. Turkish: Ali ve Mary birbirlerini...
Passionateness nedir : Şefkatlilik. Halden anlayan olma durumu. Merhametlilik. Merhametli olma durumu. Dispassionateness : Hislerine kapılmama. Tarafsızlık. Serinkanlılık. Tutkularına kapılmama. [#Passionate love : Tutkulu aşk. Passionate : Tu...