Bu sayfada Permit ne demek nedir permit hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi permit resimleri yazıları türkçesi ne demek permit ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller permit hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Permit nedir English: He wouldn't permit me to swim in the river. Turkish: Nehirde yüzmeme izin vermedi. English: Ali got his learner's permit yesterday, so he's out with his father practicing driving. Turkish: Ali dün ön ehl...
Permitted explosive nedir : İzin verilen. Olanak vermek. İzin vermek. Onaylanmış. Kabul edildi. Ruhsat vermek. İzinli. Müsait olmak. İzin verilmiş. Explosive : Kimya, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Patlayıcı. Patlamaya hazır. Bozunması...
Permitted managers nedir : Olanak vermek. İzinli. Kabul edildi. İzin verilmiş. Ruhsat vermek. Müsait olmak. Onaylanmış. İzin vermek. İzin verilen. Managers : Yönetici. Müdür. Yönetmen. İşletmeci. İdareci. Menejer. [#Permitted explosive : Olurlu pa...
Permitting nedir English: I will call on your tomorrow, weather permitting. Turkish: Hava güzel olursa, sana yarın uğrayacağım. English: I will start, weather permitting. Turkish: Hava güzel olursa başlayacağım. English: I'll lea...
Permits nedir English: We'll go out tomorrow if the weather permits. Turkish: Hava müsait olursa yarın dışarı çıkacağız. English: If time permits, I'll visit the museum. Turkish: Zamanım olursa, müzeyi ziyaret ederim. English:...
Permitted nedir English: Fighting is not permitted in the War Room. Turkish: Savaş Odası'nda savaşmaya izin verilmemektedir. English: Ali never permitted Mary to play the piano after 10:00 p.m. Turkish: Ali akşam 10.00'dan sonra...
Permitted hours nedir : Müsait olmak. Olanak vermek. Ruhsat vermek. Kabul edildi. İzinli. İzin vermek. İzin verilen. İzin verilmiş. Onaylanmış. Hours : Mesai saatleri. Saatler. Saat. Saatte bir doğrula. [#Permitted explosive : Olurlu patlayıcı....
Permittee nedir : İzin vermek. Olanak vermek. Kabul edildi. Müsait olmak. Ruhsat vermek. İzinli. İzin verilen. İzin verilmiş. Onaylanmış. Permitted explosive : Müsaadeli patlayıcı. Olurlu patlayıcı. [#Permitted hours : İçki satışının serb...
Permittivity nedir : Olanak veren. Müsait. Uygun. İzin verme. Weather permitting : Hava iyi olursa. Eğer hava iyi olursa. Hava izin verirse. Havalar müsait olursa. Sözcükler, direkt olarak Permittivity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayab...