Permitted türkçesi Permitted nedir

  • İzin vermek.
  • Müsait olmak.
  • Ruhsat vermek.
  • Olanak vermek.
  • İzinli.
  • İzin verilmiş.
  • Kabul edildi.
  • İzin verilen.
  • Onaylanmış.

Permitted ile ilgili cümleler

English: Fighting is not permitted in the War Room.
Turkish: Savaş Odası'nda savaşmaya izin verilmemektedir.

English: Ali never permitted Mary to play the piano after 10:00 p.m.
Turkish: Ali akşam 10.00'dan sonra Mary'nin piyano çalmasına hiç izin vermedi.

English: Flash photography is not permitted beyond this point.
Turkish: Flaşlı fotoğraf çekmek bu noktadan itibaren yasak.

English: Emily permitted me to use her computer.
Turkish: Emily bilgisayarını kullanmama izin verdi.

English: Emily permitted me to live with her.
Turkish: Emily kendisiyle yaşamama izin verdi.

Permitted ingilizcede ne demek, Permitted nerede nasıl kullanılır?

Permitted explosive : Olurlu patlayıcı. Müsaadeli patlayıcı.

Permitted hours : İçki satışının serbest olduğu saatler. İçki satışının serbest olduğu sögenler.

Permitted managers : İzin verilen yöneticiler.

Permittee : Ruhsat sahibi.

Permitting : Uygun. İzin verme. Olanak veren. Müsait.

Entrance permit : Bir yere girmek için yazılı yetki. Giriş izni.

Weather permitting : Hava izin verirse. Eğer hava iyi olursa. Havalar müsait olursa. Hava iyi olursa.

 

Export permit : Dışsatım izni. Çıkış belgesi. İhracat permisi.

Get permit : İzin almak.

Exit permit : Çıkış izni.

İngilizce Permitted Türkçe anlamı, Permitted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Permitted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Legalised : Yetki verilmiş (ayrıca legalized). Meşrulaştırılmış. Kanunlaşmış. Yasallaştırılmış. Kanunlaştırılmış. Yasallaşmış.

Authorizing : Onaylamak. Kimlik denetimi yapılıyor. Yetki vermek.

Allow for : Süre tanımak. Göz önünde bulundurmak. Olanak sağlamak. Hesaba katmak. Tolerans göstermek. Yer vermek. Müsamaha göstermek. Akılda tutmak. Biraz daha beklemek.

Certificating : Belgelemek. Belge vermek.

Legitimised : Yasal hale gelmiş. Yetki vermek. Haklı çıkmış. Babası olduğu onaylanmış. Yasallaştırmak (ayrıca legitimize). Meşrutiyet vermek. Mazur gösterilmiş. Tanınmış. Yasal hale getirmek.

Indorsed : İmzalanmış. Tasdikli. Ciro edilmiş. Tasdik edilmiş. Onaylı. İmzalı.

Licenced : Lisanslı. Ruhsatlı. Ehliyetli. Yetkili. Vesikalı. Ruhsatı olan (ayrıca licensed). Lisansı. İmtiyazlı.

Brook : Çay. Su. Kabul etmek. Çekmek. Dayanmak. Kaldırmak. Dere. Irmak.

Noncontraband : Yasal. Kaçak olmayan.

Permitted synonyms : permits, on leave, admit of, kk, allowed, accredited, licencing, authenticated, accepted, agreed upon, legalized, enables, be conducive to, approved, allowing, authorise, open a door to something, be convenient, allow to, confirmed, allows, permit, off duty, allow, legitimized, licensed, license, warrant, admitting of, warranting, attested, authorised, authorize.