Authorizing türkçesi Authorizing nedir

  • Onaylamak.
  • Ruhsat vermek.
  • İzin vermek.
  • Yetki vermek.
  • Kimlik denetimi yapılıyor.

Authorizing ingilizcede ne demek, Authorizing nerede nasıl kullanılır?

Authorizable : (amerikan ingilizcesi) izin verilebilir. Yetki verilebilir. Hak verilebilir. Savunulabilir (authorisable olarak da yazılır). Onaylanabilir. Müsaade edilebilir. Yetkilendirilebilir.

Authorization : İzin. Tensip. Yetki. Ruhsatname. Yetkilendirme. Uygun görme. Salahiyet. Ruhsat. Görev verme.

Authorization card : Bir işçinin, toplu sözleşme yapmak için sendikasına yetki verdiğini gösteren belge. Sendika yetki belgesi. Yetki belgesi. Yetki kartı.

Authorization list : Yetki listesi.

Authorization to make payment : Ödeme yapma yetkisi.

Authorized credits : Şube yetkisini aşan tutarlarda, banka üst yönetiminin uygun görmesi ile verilen kredi. Otorize kredi. Akorde krediler.

Authorize : Salahiyet vermek. Ruhsat vermek. Onaylamak. Yetki vermek. Yetkili kılmak. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. İzin vermek. Memur etmek. Yetkilendirmek. Yetkileme, bir işin yapımına izin verme.

Authorized dealer : Yetkili bayi. Yetkili satıcı. Bir imalatçının malını temsil veya satış yetkisini tek başına elinde bulunduran gerçek veya tüzel kişilik.

Authorized frequency : Yetkilendirilmiş sıklık.

Authorized capital : Esas sermaye. Nominal sermaye. Kayıtlı sermaye.

 

İngilizce Authorizing Türkçe anlamı, Authorizing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Authorizing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Allow : İmkan vermek. Hoş görmek. Saymak. Koyvermek. Bırakmak. Göz önüne almak. İtiraf etmek. Ayırmak. Vermek. Sağlamak.

Permit : Elvermek. Bırakmak. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Olanak vermek. İzin kağıdı. Yolcu geçmeliği. Ruhsat. Müsait olmak. Ruhsatname.

Acknowledge : Kabul etmek. Doğruluğunu kabul etmek. Bir paranın ödenmiş olduğunu açıklayan imzalı yazılım. kişiyi sorumluluktan, borçtan, sözleşmeye ilişkin yargılardan tüm olarak aklanabilmek amacıyla düzenlenerek ona verilen imzalı belge. dernek ya da ortaklık genel kurullarında, yöneticilerin her hangi bir sorumluluğu olmadığı yolunda alınan karar. İkrar etmek. Alındığını bildirmek. Kabullenmek. Alındılamak. Tanımak.

Warranting : Garanti etmek. Mazur göstermek. Kefil olmak. Temin etmek. Garanti verme.

Applauding : Alkışlamak. El çırpmak. Alnından öpmek. Takdir etmek. Alkış tutmak. Beğenmek.

Acknowledges : Kabul etmek. Teslim etmek. Doğruluğunu kabul etmek. Kabullenmek. Aldığını bildirmek. Alındığını bildirmek. Tanımak. Teşekkür etmek. Alındılamak.

Warrant : Ruhsat. Yetki. İzin belgesi. Garanti. Rehin senedi. Teminat. Temin etmek. Belirlenen bir fiyat üzerinden belli sayıda adi hisse senedini satınalma hakkı veren bir tür taşınır değer. bk. güvence. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Authorise : Yetkili kılmak. Yetkilendirmek. Memur etmek. Salahiyet vermek.

 

Affirms : Beyan etmek. Tekrarlamak. Olumlamak. Tasdik etmek. Bildirmek. Söylemek. İddia etmek. Doğrulamak. Söz vermek.

Avouches : Tasdik etmek. Doğrulamak. Garanti etmek. İtiraf etmek. Teyit etmek.

Authorizing synonyms : authorising, admit, affirming, acknowledging, avouching, accredit, capacitate, approve, approbating, approbate, permits, warranted, capacitated, admit to, consent, accede, accept, allowing, permitted, accepts, certificating, license, allow for, accrediting, allow to, be in the clear, applauds, avouch, affirm, licencing, allows, authorises, brook.