Ruhsat nedir, Ruhsat ne demek

Ruhsat; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Ruhsat" ile ilgili cümle

  • "Resmî ruhsat tezkeresi dosyamda mevcuttur." - N. F. Kısakürek
  • "Pazar ruhsatları tarifesi hakikaten ağırdır." - N. Hikmet

Veterinerlik alanındaki anlamları:

İlgili yönetmelikte belirtilen koşullara uygun olarak yem imal etmek üzere kurulan işletmelere, yem depolamak ve satmak isteyen iş yerlerine ve yem depolama ve satışa arz etme yerlerine verilen izin belgesi.

Ruhsat isminin anlamı, Ruhsat ne demek:

Kız ismi olarak; İzin, müsaade. Erkek ismi olarak; İzin, müsaade.

İngilizce'de Ruhsat ne demek? Ruhsat ingilizcesi nedir?:

licence

Ruhsat hakkında bilgiler

Ruhsat, yapılması, kullanılması, işletilmesi ve taşınması yasa gereği izne bağlı olan bir şey için yetkili idare makamından alınan izin.

Yapı ruhsatı, işletme ruhsatı, av ruhsatı, silah ruhsatı, motorlu araç ruhsatı örnekleri sayılabilir. İdare makamı yasal koşulları yerine getiren herkese istenen ruhsatı vermekle yükümlüdür; bu konuda takdir yetkisi yoktur. Mevzuatın ruhsata bağlı tuttuğu işler kamu düzenini yakından ilgilendiren türden olduğu için idare, ruhsat vermeden önce mevzuatın öngördüğü koşulların gerçekleştirilmiş olup olmadığı kendiliğinden araştırmak zorundadır. İdarenin ruhsat verilmesine ya da verilmemesine ilişkin kararına karşı ilgililerce idari dava açılabilir.

 

Ruhsat ile ilgili Cümleler

  • Ruhsatınız var mı?
  • İngilizce konuşan, ruhsatlı bir kılavuz istiyorum.
  • Dikkatli ol, bu adamın ateş etme ruhsatı var!
  • Ali ruhsatı olmadan ilaç yapmakla suçlandı.
  • Ruhsatın olmadan ava gitmemelisin.
  • Ruhsatsız balık avlamaktan ceza yedim.
  • Bu silah için bir ruhsatım var.
  • Ruhsatın olmadan balık tutmaya gitmemelisin.
  • Lütfen, bana ehliyetinizi ve ruhsatınızı gösterir misin?
  • Ali ruhsatı olmadan avukatlık yapmakla suçlandı.
  • Lütfen bana ehliyetinizi ve ruhsatınızı gösterin.

Ruhsat kısaca anlamı, tanımı:

İzin : Bir kimseye çalıştığı yerce verilen tatil. Bir şey yapmak için verilen veya alınan özgürlük, müsaade, ruhsat, icazet, mezuniyet.

Ruhsatname : Belli etkinliklerde bulunabilmek, kamu hizmet ve mallarından yararlanabilmek için kişilere, önceden belirlenmiş bazı şartlara uyma kaydıyla idarece verilen izin, ruhsat.

Arama ruhsatı : Yer altındaki maden ve petrol arama işleri için verilen izin.

Çalışma ruhsatı : Çalışma izni.

Defin ruhsatı : Ölünün gömülmesi için belediye veya hükûmet doktorundan alınan izin.

Satış ruhsatı : Bir malın satılmasına ilişkin izin belgesi.

Ruhsatiye : Bir izin belgesi gerektiği durumlarda iznin verilmesi dolayısıyla alınan para.

Ruhsatlı : Yapılması ve kullanılması vb. için gerekli izni olan, ruhsatı olan.

Ruhsatsız : Yapılması, kullanılması vb. için gerekli izni olmayan, ruhsatı olmayan. İzin almadan.

Müsaade : İzin, icazet, ruhsat.

Belge : Bir gerçeğe tanıklık eden yazı, fotoğraf, resim, film vb., vesika, doküman.

 

Yapılma : Yapılmak işi. Yapılmış.

Kullanılma : Kullanılmak işi.

Taşınma : Taşınmak işi.

Yetkili : Herhangi bir işte yetkisi olan (kimse), salahiyetli, salahiyettar. Mezun.

İdare : Yetinme. Bir kurum veya kuruluşun yönetildiği yer veya makam. Ülke işlerinin yürütülmesi, kamuya ilişkin hizmetlerin bütünü. Yönetme, yönetim, çekip çevirme. İdare kandili veya lambası. Bir kurumun işlerini yürüten kurul. Hoş görme, göz yumma. Tutum.

Ruhsatlandırma : Ruhsatlandırmak işi.

Ruhsatlandırmak : Ruhsat vermek.

Ruhsatsızlık : Ruhsatsız olma durumu.

Diğer dillerde Ruhsat anlamı nedir?

İngilizce'de Ruhsat ne demek? : adj. concessionairy

n. permit, licence [Brit.], license, warrant, certificate, permission, authorization, leave, certification, concession, imprimatur, logbook, pass, royalty

Fransızca'da Ruhsat : permis [le]

Almanca'da Ruhsat : n. Berechtigung, Erlaubnis

Rusça'da Ruhsat : n. разрешение (N), полномочие (N)