Durdu nedir, Durdu ne demek

Durdu; İsim olarak kullanılan bir kelimedir.

Durdu isminin anlamı, Durdu ne demek:

Uzun ömürlü olması, yaşaması istenen çocuklara verilen bir isim. Durdu ismi; Türkçe kökenli olup bir Erkek ismidir.

Durdu ile ilgili Cümleler

  • Cesur insanlar korkar ama bu onları durdurmaz.
  • Durdurmak ister misin?
  • Tom'a para vermeyi durdurman gerektiğini düşünüyorum.
  • Tom'un doktoru ona içki içmeyi durdurmasını tavsiye etti.
  • Durdurulmalılar.
  • Durdurabilirsin.
  • O, konuşmasını neden durdurdu?
  • Tom'u dinlemeyi durdur.
  • “Sade kazada değil, vilayette bile en belli başlı memurları ve eşrafı susta durdurur.”
  • Her 30 saniyede telefonunuzu kontrol etmeyi durdurur musunuz?
  • Durduramazsın.
  • Çok sayıda aptalca sorular sormayı durdurmanı öneriyorum.
  • Bir yük olmayı ne zaman durduracağım?
  • Durdum ve ona baktım.

Durdu ile ilgili Atasözü veya Deyim

durdu durdu, turnayı gözünden vurdu : “uzun süre bekledi ancak sonunda isteğini elde etti” anlamında kullanılan bir söz.

dünya durdukça durasın : “çok yaşa, Tanrı sana sonsuz bir ömür versin!” anlamında kullanılan bir iyi dilek sözü.

susta durdurmak : köpeği arka ayakları üzerinde durdurmak Mecaz anlamı bir kimseyi veya birilerini yıldırmak.

Durdu tanımı, anlamı

Acil durdurma çubuğu : Reaktörün ani olarak durdurulması gerektiğinde kullanılan güvenlik unsuru

 

Acil durdurma sistemi : Güvenlik nedeniyle reaktörü ani olarak durduran sistem.

Akış durdurmalı enjeksiyon : HPLC’de, çözücü akışını geçici şekilde durdurarak, numunenin kolon girişine verilmesi.

Ayak dışıyla durdurma : Topun geliş yönüne, hızına ve yüksekliğine göre, (sağ ya da sol ayağın) ayak küçük parmağı kökü, topuk ve bilek arasında kalan üçgen biçimindeki yüzeyle, top yere değerken ya da havadayken kendi özel tekniğiyle topu durdurma.

Ayak içiyle durdurma : Topun geliş yönüne, hızına ve yüksekliğine göre, (sağ ya da sol ayağın) ayak başparmağı kökü, topuk ve bilek arasındaki bölümle kendi özel tekniğiyle topu durdurma.

Basınç yardımlı durduraç : Durduraç ayaklığındaki ayak kuvveti gereksinmesini azaltan durduraç yardımcısının basınçlı hava ile işleyen türü.

Birinci tür durdurma : [Bakınız: durdurulmuş örneklem].

Çanaklı durduraç : Bir çanağın kıyısına içten ya da dıştan sürtünme yöntemiyle çalışan durduraç.

Diz üstü ile durdurma : Diz üstünü kullanarak topun hızının azaltılması ya da durdurulması.

Durdu daşı : Musalla taşı.

Durduğu yerde : Hiçbir emek harcamadan. Gereği yokken. Suçsuz yere.

Durduklayın durmak : Eski vaziyette kalmak, eskisi gibi bulunmak, evvelki halde sebat ve devam etmek.

Durdulu : Sivas kenti, Bedirli nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Durdur : Üveyik kuşu.

Durdurabilme : Durdurabilmek işi.

Durdurabilmek : Durdurmaya gücü yetmek.

Durduraç : Sürtünme direnci ile, devinim erkesini ısıya çevirerek devimi durduran düzenek. Aracın hızını denetlemeye ya da durdurmaya yarayan aygıt.

Durduraç açkısı : Mekanik olarak çalışan durduraçlarda pabuçları iterek durduraç çanağına sürtünmelerini sağlayan buruncuk.

 

Durduraç ağırşağı : Durduracın, dönen ve yanlarından sürtünme uygulanarak devinim erkesini ısıya dönüştüren ana parçası.

Durduraç anayuvgusu : Ayaklıktan gelen güçle tekerlek durduraç yuvgularına yağ basan basacın yuvgusu.

Durduraç ayaklığı direnci : Durduraç ayaklığına basıldığında durduraç düzeneğinin ayaklığa tepkisi.

Durduraç çanağı : Tekerleğe bağlı ve iç bölümü sürtünme yüzeyini oluşturan yuvgu biçimindeki çanak.

Durduraç düzenleyici : Duruş sırasında kesinlik ve güvenlik sağlamak için ayrı dingillerdeki durduraç etkinliklerini düzenleyen gereç.

Durduraç düzenleyici denetleme çubuğu : Durduraç düzenleyici ile dingil arasına bağlanarak, dingil üzerindeki yük durumuna göre düzenleyicinin etkinlik oranını değiştirmeye yarayan kol.

Durduraç gücü : Bir motorun deneme durduracı ile ölçülen gücü. Motorun çıkış dingilinden alınan işe yarar güç.

Durduraç güçlendirici : Hava yardımlı durduraç dizgesinde hava basıncı ile durduraç özek basacını çalıştıran, ayak gücüne koşut olarak işleyen, basaca benzer aygıt.

Durduraç havasının alınması : Sıvılı durduraçlarda basınç etkisinin azalmaması için donanımdaki havanın boşaltılması işlemi.

Durduraç hortumu : Anayuvguyla teker yuvguları arasındaki durduraç yağı iletişimini sağlayan ve tekerleğin yönlendirilmesine olanak veren esnek hortum.

Durduraç pabucu : Durduraç çanağına sürtünen durduraç tabanının bağlandığı yarım ay biçimindeki parça.

Durduraç pabucu çenesi : Durduraç pabucunun esnekliğini sağlayan açık ağız uçları.

Durduraç taban perçini : Durduraç tabanını pabuca tutturmaya yarayan perçin çivisi.

Durduraç tabanı : Durduracın dönen tekerleğe sürtünerek aracın devimsel erkesini ısıya dönüştüren, sürtünmeye dayanıklı tabanı.

Durduraç teli : El durduracını çalıştırmak için kolun devinimini durduraç açkısına ileten tel.

Durduraç yağı : Sıvılı durduraçlarda kullanılan, eşit nicelikte alkol ve hint yağının karıştırılmasından oluşmuş, kolaylıkla uçmayan, donmayan bir yağ türü. Sıvılı durduraç donanımlarında ayak gücünü tekerleklere ileten yağ.

Durduraç yuvgu sızdırmazı : Ağırşaklı durduraçlarda yuvgu ile itici arasında sızdırmazlık sağlayan lastik bilezik.

Durdurma akışlı enjeksiyon : HPLC’de, çözücü akışını geçici şekilde durdurarak, numunenin kolon girişine verilmesi.

Durdurma banyosu : İşlemede, bir önceki banyonun kimyasal etkimesini önlemekte kullanılan eriyik (örneğin bir alkali banyosundan sonra başvurulan asit banyosu).

Durdurma teli : Palangalar aracılığıyla hareket eden telleri ya da halatları durduran tel.

Durdurucu : Kimi örtme işlemlerinde, yüzey bölgelerini örtmek için kullanılan özdek.

Durdurucuyla örtme : Seçmeli ısıl işlem ve yüzey işlem uygulamalarında, bu işleme girmesi istenilmeyen yüzey bölgelerini, bir ön işlemle örtme.

Durdurulan çek : Düzenleyicisinin tek taraflı kararıyla ödenmesi durdurulmuş çek. Bir yetke tarafından el konulan çek. karşılığı bloke çek.

Durdurulan hesap : Belirli bir ödemeyi gerçekleştirmek amacıyla tutulan ve bu yüzden kullanımı yasaklanmış hesap.

Durdurulan para : Kambiyo denetimi uygulanan ülkelerde çevrilgenliği kısıtlanan ve yurtdışına çıkarılması yasaklanan ulusal para.

Durdurulma : Durdurulmak işi.

Durdurulmuş akış yöntemi : Bir çözelti içinde oluşan hızlı tepkimelerin hızlarını ölçmek için geliştirilmiş yöntem. Bu yöntemde her bir reaktif çözeltisinin enjeksiyon yoluyla bir hücre içinde hızla karışmaları sağlanır ve tepkime, pH değişimi, spektofotometrik veya kondüktometrik yollarla izlenir.

Durdurulmuş örneklem : Varlıkları bilinen kimi değerlerin bilinmemesi durumundaki örneklem. Var olan n sayıda değerin en küçük k sayısı ya da en büyük k sayısı gözlenirse, buna ikinci tür durdurma denir. Birinci tür durdurmada ise örneklem belirli bir değişken değerine göre durdurulur. Bu tür durdurma sağdan ya da soldan olabilir.

Durdurum : Bir değerin yetkilinin izni olmadan sahibi tarafından kullanılmasının engellenmesi. karşılığı bırakım.

Durdurum erkili : Işıl ya da ısıl eksiciklerin kaynaktan dışa dönük hızlarını keserek durdurmak için uygulanması gereken eksi gerilim (erkil çıkarımı).

Durdurum gücü : Bir özdeğin, içinden geçen yüklü parçacıkları durdurma etkisinin ölçüsü.

Durduruverme : Durduruvermek işi.

Durduruvermek : Çabucak durdurmak.

Düşük basınçlı durduraç güçlendiricisi : Emme döşemindeki düşük basınçla çalışan hava yardımlı durduraç dizgesinde, durduraç özek basıncını çalıştıran güçlendirici.

El durduracı : Duran bir aracı yerinde saptamaya ya da sıvılı durduraç bozulduğunda yardımcı durduraç olarak kullanılmaya yarayan, elle yönetilen durduraç.

El durduracı uyarı çevirgeci : El durduracı çekildiğinde, uyarı ışıtacı çevrimini kapatarak uyarı imlecini yakan çevirgeç.

El durduracı uyarı imleci : El durduracının çekili olduğunu gösteren uyarı ışığı.

Emme yardımlı durduraç : Durduraç ayaklığındaki ayak gücü gereksinmesini azaltan durduraç yardımcısının emmeyle işleyen türü.

Havalı durduraç : Büyük araçlarda kullanılan, durduraç anabasacı, ayak gücü yerine basınçlı hava gücü ile çalıştırılan durduraç.

Havalı durduraç dizgesi : Ayak gücüne koşut olarak basınçlı hava ile çalışan durduraç dizgesi.

Havalı durduraç düzenleyicisi : Havalı durduraç dizgelerinde ön ve arka tekerleklerde durduraç etkinliğini ayarlayan aygıt.

İkinci tür durdurma : [Bakınız: durdurulmuş örneklem].

Kanama durdurucu ilaç : Kanamayı durdurmak amacıyla kullanılan ilaç.

Kanamayı durduran pens : Kanayan damarı tutup sıkıştırarak kanamayı durdurmaya yarayan pens, hemostatik pens.

Kilitlemesiz durduraç dizgesi : Durdurma sırasında tekerleklerin kilitlenmesini ve bunun yardımıyla kaymasını önleyen yardımcı düzenek dizgesi.

Ödemenin durdurulması : Bankalar ve kurumlarca ödemenin durdurulması. Ödenmekte olan bir borca iiişkin ödemenin yapılamaması.

Resim durdurma : Bir film gösterilirken, kuşaktaki herhangi bir resmi alıcı penceresi önünde istenildiği kadar tutma.

Sıvılı durduraç : Durduraç ayaklığına etkiyen gücün, tekerleklerdeki durduraç düzeneğine bir sıvı ortam aracılığıyla iletildiği dizge.

Tabanla top durdurma : Topu kontrol altına almak amacıyla ayak tabanı ile yer arasına kıstırma.

Teker durduraç yuvgusu : Sıvılı durduraçlarda tokaçlardan oluşan, pabuçların çalışmasını sağlayan yuvgu.

Topu durdurma : Topun devinimini, topu istediği yere yöneltmek üzere, herhangi bir biçimde önleme. 2-Topu elle tutma. (Kaleciler için.).

Yapımevi bakım ve onarım durdurumu : Bakım ve onarım için işletmede çalışmanın durdurulması, (bazı işletmelerde her yıl bu işlemi yapma zorunluluğu vardır. Şeker fabrikalarında olduğu gibi).

Yaralanmada durdurma : Oyun sırasındaki yaralanmalarda yetkililerin alabilecekleri, beş dakikayı geçmeyen, oyun durdurma kararı.

Yüze durdurmak : Saygısızlık gösterip karşılık vermesine yol açmak.

Durdurma : Durdurmak işi.

Durdurmak : Durmasını sağlamak.

Durdurtma : Durdurtmak işi.

Durdurtmak : Durmasını sağlamak, durmasına yol açmak.

Durdurulmak : Durdurma işi yapılmak.

Durduruş : Durdurma işi.

Yürütmeyi durdurma : Bir mahkemece verilen bir kararın yerine getirilmesinin geçici olarak geri bırakılması.

Diğer dillerde Durbin watson sınaması anlamı nedir?

İngilizce'de Durbin watson sınaması ne demek ? : durbin-watson test