Dığıltı nedir, Dığıltı ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yüksek sesle mırıldanma.

Dığıltı kısaca anlamı, tanımı

Dığı : Cüce. Kuzu, oğlak

Dığıl : Her şeyin ufağı, küçüğü. Elma, domates gibi şeylerin küçüğü. Tane: Çocuğu sevindiren bir dığıl şekerdir. Pişmiş mısır tanesi, darı. Koyun, keçi, tavşan gibi hayvanların yuvarlak, katı pisliği. Küçük tane halindeki yünler: Bu yatağın yünü de tamamen dığılmış. Sık örülmüş şey. Kıvrım.

Yüksek ses : Uzaktan işitilecek nitelikte ses. Kuvvetli ses. İnce ses.

Mırıldanma : Mırıldanmak işi.

Yüksek : Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.

Mırıl : İyi olmayan, işe yaramayan. Kof ceviz, içi boş mısır. Palto. Çamurlu yer, bataklık. Bulanık suların dibine çöken çamur. Sellerin getirdiği çamur, mil. Pislik, çöplük. Bulanık su. Üzüm, dut ve benzerleri meyvelerin sıkılıp şırası alındıktan sonra kalan posası. Bataklık çamuru.

Mırı : Geveze. Konuşmayan kimse.

Diğer dillerde Dıc anlamı nedir?

İngilizce'de Dıc ne demek ? : disseminated intravascular coagulation