Bu sayfada Appease ne demek nedir appease hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi appease resimleri yazıları türkçesi ne demek appease ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller appease hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Appease nedir English: The apple appeased my hunger temporarily. Turkish: Elma, açlığımı şimdilik yatıştırdı. : Yatıştırılmış. Bastırılmış. Appeased him : Onu yatıştırdı. Onu sakinleştirdi. Onu teskin etti. [#Appeasement : Dindirme...
Appeasement nedir : Kandırma. Düşmana ödün vererek savaştan kaçınma. Bastırma (açlığı). Yatıştırma. Bastırma. Ödün verme. Hafifletme. Taviz verme. Teskin etme. Appease : Gönlünü almak. Doyurmak. Dindirmek. [#Azaltmak. Tatmin etmek. Gidermek...
Appeaser nedir : Savaşa girmemek için taviz veren kimse. Yatıştırıcı. Savaşa girmemek için taviz verme yanlısı. Appease : Gidermek. Açlığını gidermek. Doyurmak. Bastırmak (açlığı vb). Gönlünü almak. Dindirmek. Azaltmak. Sakinleştirmek. H...
Appeases nedir : [#Dindirmek. Sakinleştirmek. Gidermek. Bastırmak. Açlığını gidermek. Yatıştırmak. Gönlünü almak. Doyurmak. Hafifletmek. Gidermek (açlık). Appeased : Bastırılmış. Yatıştırılmış. him : Onu yatıştırdı. Onu teskin etti. Onu ...
Appeased nedir English: The apple appeased my hunger temporarily. Turkish: Elma, açlığımı şimdilik yatıştırdı. him : Onu teskin etti. Onu sakinleştirdi. Onu yatıştırdı. Unappeased : Tatmin olmamış. Yatışmayan. Tatmin olmayan. Yatışt...
Appeased him nedir : Yatıştırılmış. Bastırılmış. Him : Kendi. Onu. Ona. O. (erkek) onu. Kendine. [#A plague on him : Allah belasını versin. Belasını bulsun. Adopted him : Onu evlat edindi. Onu kendi çocuğu gibi kabul etti. for him : Onun güv...
Appeasements nedir : Yatıştırma. Taviz verme. Kandırma. Teskin etme. Bastırma. Ödün verme. Hafifletme. Düşmana ödün vererek savaştan kaçınma. Dindirme. Bastırma (açlığı). Sözcükler, direkt olarak Appeasements ile ilgili eş anlamlı kelimeler ...
Appeasers nedir : Yatıştırıcı. Savaşa girmemek için taviz veren kimse. Savaşa girmemek için taviz verme yanlısı. Appease : Açlığını gidermek. Bastırmak (açlığı vb). Yatıştırmak. Gidermek (açlık). Gönlünü almak. Gidermek. Sakinleştirmek. A...