Bu sayfada Laid ne demek nedir laid hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi laid resimleri yazıları türkçesi ne demek laid ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller laid hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Laid nedir English: Ali hardly laid a glove on his opponent. Turkish: Ali rakibine neredeyse hiç vuramadı. English: After some hesitation, he laid the book on the desk. Turkish: Biraz tereddütten sonra kitabı masaya koydu. ...
Laid back nedir English: You're too laid back. Turkish: Çok rahatsın. : Arması soyulmuş. Yatıştırılmış. Serili. Havuza yatırılmış. Sebep olmuş. Konulmuş. Atılmış. Yerleştirilmiş. Ayarlanmış. Büküm. Back : Ters. Arkalık. Arkaya. Önce....
Laid down terms nedir : Büküm. Ayarlanmış. Konulmuş. Sebep olmuş. Atılmış. Düşmüş. Yatay konuma getirilmiş. Gösterilmiş. Havuza yatırılmış. Arması soyulmuş. Down : Aşağısında. Yere yıkmak. İndirmek. Aşağı. Aşağıya doğru. Düşürmek. Bozuk. Boyunc...
Laid hands on nedir : Gösterilmiş. Serilmiş. Sebep olmuş. Yatıştırılmış. Ayarlanmış. Konulmuş. Düşmüş. Yatay konuma getirilmiş. Atılmış. Yerleştirilmiş. Hands : Gemi mürettebatı. İyelik. Elleme. Topa isteyerek ya da istemeyerek elle dokunma. ...
Laid his cards on the table nedir : Düşmüş. Gösterilmiş. Havuza yatırılmış. Serili. Sebep olmuş. Arması soyulmuş. Ayarlanmış. Yatay konuma getirilmiş. Yerleştirilmiş. Atılmış. His : Onunkisi. Onun. (erkek) onun. Onunki. Eril onunki. [#Cards : Kart. Kartlar...
Laid off him nedir : Yatay konuma getirilmiş. Yatıştırılmış. Gösterilmiş. Atılmış. Konulmuş. Havuza yatırılmış. Sebep olmuş. Arması soyulmuş. Serilmiş. Ayarlanmış. Off : Başlangıç. Kalkmak. Azalmak. Dışında. Baş. Soğutmak. Öldürmek. Çıkarmak...
Laid paper nedir : Yatıştırılmış. Sebep olmuş. Yatay konuma getirilmiş. Gösterilmiş. Konulmuş. Arması soyulmuş. Havuza yatırılmış. Serilmiş. Yerleştirilmiş. Düşmüş. Paper : Üzerine kağıt kaplamak. Ç.evrak. Zımparayla düzeltmek. Zımparalama...
Laid the foundations for nedir : Havuza yatırılmış. Sebep olmuş. Serili. Atılmış. Yerleştirilmiş. Arması soyulmuş. Ayarlanmış. Konulmuş. Serilmiş. Yatıştırılmış. The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik b...
Laid up nedir English: I've been laid up with flu for the last week. Turkish: Bir haftadır grip yüzünden yataktayım. : Havuza yatırılmış. Büküm. Düşmüş. Sebep olmuş. Yatıştırılmış. Serili. Atılmış. Yerleştirilmiş. Yatay konuma geti...
Laid a hand on him nedir : Havuza yatırılmış. Yerleştirilmiş. Serili. Konulmuş. Atılmış. Yatıştırılmış. Arması soyulmuş. Düşmüş. Yatay konuma getirilmiş. Serilmiş. A : En yüksek not. Pek iyi. Belirli bir tür veya nitelikteki. Bir. La (müzik terimi...
Laid an egg nedir English: The chicken laid an egg this morning. Turkish: Tavuk bu sabah bir yumurta yumurtladı. English: The hen has laid an egg. Turkish: Tavuk bir yumurta yumurtladı. : Yatay konuma getirilmiş. Konulmuş. Havuza ...
Laid down nedir English: He laid down by the wayside and took a nap under a tree. Turkish: O yol kenarına uzandı ve bir ağacın altında biraz kestirdi. English: He laid down his pen and looked at me. Turkish: Kalemini bıraktı ve ...
Laid edge to edge nedir : Büküm. Düşmüş. Atılmış. Gösterilmiş. Serilmiş. Yatıştırılmış. Ayarlanmış. Serili. Sebep olmuş. Konulmuş. Edge : Keskinleştirmek. Uç. Yavaş yavaş ilerletmek. Keskin kenar. Kenarına bordür yapmak. Keskinletmek. Eşik (kıyam...
Laid hands on him nedir : Atılmış. Yatıştırılmış. Havuza yatırılmış. Yatay konuma getirilmiş. Gösterilmiş. Serili. Arması soyulmuş. Konulmuş. Serilmiş. Büküm. Hands : El. Topa isteyerek ya da istemeyerek elle dokunma. (kalecinin dışında bir oyunc...
Laid low nedir : Yerleştirilmiş. Arması soyulmuş. Yatay konuma getirilmiş. Havuza yatırılmış. Yatıştırılmış. Ayarlanmış. Düşmüş. Atılmış. Sebep olmuş. Serili. Low : (inek) böğürmek. Böğürmek (inek veya öküz). Yıkmak. Ucuz. (ses) yavaş. A...
Laid out nedir English: He laid out this garden. Turkish: O, bu bahçeyi tasarladı. English: Supper was laid out on the table. Turkish: Akşam yemeği masanın üzerine konuldu. : Konulmuş. Serilmiş. Serili. Sebep olmuş. Yerleştiril...
Laid the corner stone nedir : Yatıştırılmış. Düşmüş. Sebep olmuş. Ayarlanmış. Havuza yatırılmış. Arması soyulmuş. Gösterilmiş. Yerleştirilmiş. Yatay konuma getirilmiş. Serili. The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlama...
Laid the table nedir English: She laid the table for six. Turkish: O altı kişilik masa hazırladı. : Havuza yatırılmış. Atılmış. Düşmüş. Yatıştırılmış. Ayarlanmış. Gösterilmiş. Konulmuş. Serili. Sebep olmuş. Serilmiş. The : Belirli veya sp...
Laid up with nedir English: I've been laid up with flu for the last week. Turkish: Bir haftadır grip yüzünden yataktayım. : Serili. Yerleştirilmiş. Yatıştırılmış. Arması soyulmuş. Serilmiş. Yatay konuma getirilmiş. Gösterilmiş. Düşmüş. ...