Laid the table türkçesi Laid the table nedir

  • Masayı hazırladı.
  • Sofrayı kurdu.
  • Masayı yemek yemek için hazırladı.

Laid the table ile ilgili cümleler

English: She laid the table for six.
Turkish: O altı kişilik masa hazırladı.

Laid the table ingilizcede ne demek, Laid the table nerede nasıl kullanılır?

Laid : Havuza yatırılmış. Atılmış. Düşmüş. Yatıştırılmış. Ayarlanmış. Gösterilmiş. Konulmuş. Serili. Sebep olmuş. Serilmiş.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Table : Göstermek. Yemek. Listeye geçirmek. Ertelemek. Gözlemleri incelenen değişkenin çeşitli değer ya da seçeneklerine göre dağıtarak döküme sokan dağılım alanı. Tasarıyı müzakereye sunmak. Tartışmaya sunmak. Tablo. Sunmak. Masaya koymak.

Laid the corner stone : Köşe taşını yerine yerleştirdi. Köşe taşını yerine koydu.

Laid the foundations for : Temellerini attı. - için zemin hazırladı. Altyapısını hazırladı.

Banged on the table : Masayı yumrukladı. Masaya vurdu.

Left half of the table : Çift oyunda başlama çizgisinin solunda kalan masa bölümü. Sol yarıalan.

Edit the table : Tabloyu düzenle.

 

Drink somebody under the table : İçkiye daha dayanıklı olmak.

Be on the table : Teklif edilmiş olmak. Tartışılması ileri bir tarihe bırakılmış olmak (tasarının veya meselenin). (tartışılmak üzere) masaya gelmek. Görüşülmesi ileri bir tarihe bırakılmış olmak (tasarının veya meselenin).