Laid out türkçesi Laid out nedir
- Şık.
- Paralamak.
- Sarhoş.
- Düzenlemek.
- Sermek.
- Yere sermek.
- Hazırlanmış.
- İyi veya güzel giyinmiş.
- Hazırlamak.
- Vurmak.
- Harcamak.
Laid out ile ilgili cümleler
English: He laid out this garden.
Turkish: O, bu bahçeyi tasarladı.
English: Supper was laid out on the table.
Turkish: Akşam yemeği masanın üzerine konuldu.
Laid out ingilizcede ne demek, Laid out nerede nasıl kullanılır?
Laid : Konulmuş. Serilmiş. Serili. Sebep olmuş. Yerleştirilmiş. Gösterilmiş. Havuza yatırılmış. Atılmış. Arması soyulmuş. Ayarlanmış.
Out : Bayılmak. Nakavt etmek. Ortaya çıkmak. Kendini belli etmek. Çıkarmak. Dışarıda. Dışarı atmak. Çıkış. Meydana çıkmak. Dışarı çıkarmak.
Laid a hand on him : Ona el kaldırdı. Ona eliyle dokundu. Elini onun üzerine koydu.
Laid an egg : Yumurta üretti (örn. tavuktan). Yumurtladı.
Laid back : Gevşemiş. Rahat. Sakin. Rahat ve geniş davranan tip. Kaygısız. Geri koyulmuş. Acelesiz. Rahat kimse. Tasasız. Sarhoş.
Laid down : Yatırdı. Feda etti. İthalatçının ülkesinde teslim edilmiş mal. Beyan etmek. Koydu. Bıraktı. Belirtmek. Verdi.
İngilizce Laid out Türkçe anlamı, Laid out eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Laid out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Knocking down : Demonte etmek. Yıkmak. Fiyat kırmak. Ucuza satmak. Sökmek. Devirmek.
Arranges : Kararlaştırmak. Yoluna koymak. Düzeltmek. Sıraya koymak. Planlamak. Ayarlamak. Halletmek. Aranje etmek.
Buckish : Sabırsız. Havalı. Hoppa. Düşüncesiz. Züppe.
Disburses : Ödemek. Ödeme yapmak. Dağıtmak (para). Para harcamak. Sarfetmek. Para sarfetmek. Harcamak (para). Tediye etmek.
Braced : Desteklemek. Canlandırmak. Germeli. Neşelendirmek. Bağlamak. Zindeleştirmek. Desteklenen. Güçlendirmek. Desteklenmiş.
Coaches : Özel hocalık yapmak. Özel ders vermek. Antrenman yaptırmak. Araba ile gezmek. Yolcu vagonları. Eğitmek. Yetiştirmek.
Choices : Seçilen şey. Tercih. Seçim. Seçkinler. Seçkin sınıf. Seçme hakkı. Seçme. Seçenek.
Collocate : Yerleştirmek. Sıraya koymak. Yan yana yerleştirmek. Yan yana koymak. Yanyana koymak. Dizimlemek. Sıralamak. Birlikte bulunmak.
Dandies : Yole. Gösteriş düşkünü. Yetkin kimse. Hanım evladı. Çıtkırıldım tip. Telli bebek. Küçük yelkenli. En iyi nitelikte. Filika.
Blind drunk : Fitil gibi. Çakırkeyif. Zilzurna sarhoş. Körkütük sarhoş. Bulut gibi sarhoş. Aşırı alkollü. Küfelik. Dut gibi. Kör kütük sarhoş.
Laid out synonyms : array, accustoms, tear to pieces, classier, lay, confect, rip up, bombed, kayoing, dandiest, birches, batters, exerted, open out, collocating, bacchant, blasted, codifies, bacchic, collate, disbursed, besotted, dispend, erogate, exerts, birched, kayoed, grassing, dandy, tore, collates, tear, codify.

Bu kısımda Laid out kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Laid out ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Laid out anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Laid out ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.