Braced türkçesi Braced nedir

Braced ile ilgili cümleler

English: He embraced his relatives before he left.
Turkish: O, ayrılmadan önce akrabalarının kucakladı.

English: Ali braced himself.
Turkish: Ali kendini hazırladı.

English: Ali and Mary embraced each other.
Turkish: Ali ve Mary birbirlerini kucakladı.

English: Ali embraced his son.
Turkish: Ali oğlunu kucakladı.

English: Ali and Mary embraced.
Turkish: Ali ve Mary kucaklaştılar.

Braced ingilizcede ne demek, Braced nerede nasıl kullanılır?

Embraced : Kucaklamak. Benimsenmiş. Sevilmiş. Sarmalanmış. Ele geçirmek. İçine alınmış. Kucaklanmış. Yakalamak. Sarmaş dolaş olmak (argo terim). Sarmak.

Embraced him : Onu kucakladı. Onu sardı. Onu bağrına bastı.

Unbraced : Çapraz bağlamasız. Çaprazsız. Gevşetmek. Rahatlatmak. Çözmek.

Brace and bit : El matkabı.

Brace bit : Delgi. Matkap.

Brace oneself for : Kendini bir şey için hazırlamak.

In a brace of shakes : Göz açıp kapayıncaya kadar.

Brace oneself : Kendini hazırlamak.

Brace jack : Köşe desteği. Panoları tutturmak için çerçeve köşelerine konulan destek.

Brace drill : Matkap kolu.

İngilizce Braced Türkçe anlamı, Braced eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Braced ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Attribute to : İle ilişkilendirmek. -e mal etmek. Bağlamak (bir nedene). -e bağlamak. (bir olayı bir başkasına) bağlamak. Kondurmak. Atfetmek. -e yormak. (bir olayı bir başkasına) yormak. Mal etmek.

Ribbed : Kaburgalı. Oluklu. Dalga geçilen. Çıkıntılı. Nervürlü. Damarlı. Fitilli. Yivli.

Consolidate : Takviye etmek. Sağlamlaşmak. Pekişmek. Toplamak. Birleşmek. Katılaştırmak. Sağlamlaştırmak. Vadesini uzatmak. Birleştirmek.

Brisked : Çevik. Hareketlendirmek. İstenilen hızda hareket eden. Hareketlilik. Faal. Enerjik. Hareketli. Sertçe esen (rüzgar). Canlanmak.

Amuse : Hoşafına gitmek. Kırıp geçirmek. Eğlendirme. Güldürmek. Avutmak. Avundurmak. Eğlendirmek. Oyalamak.

Astricted : Kısıtlamak. Tutturmak. Sınırlamak.

Attach : Takmak. Yapıştırmak. Yamamak. İlişkin kılmak. Eklemek. Bitiştirmek. İliştirmek. Yüklenmek. Tutturmak. Haczetmek.

Amuses : Avundurmak. Eğlendirmek. Eğlendirme. Oyalamak. Güldürmek. Kırıp geçirmek. Hoşafına gitmek. Avutmak.

Bring to life : Diriltmek. İhya etmek. Hayat vermek.

Assist : Sayı yaptırma. Muavenet. Hazır bulunmak. Asiste etmek. Yardımcı olmak. Asistanlık yapmak. İmdat. Yardım etmek.

Braced synonyms : animating, beareth, buck up, bolster up, buoy up, affiliate, advocated, attaching, assigns, bolster, assisting, accelerates, be a party to, assign, cements, attribute, animates, served, arouse, laid out, buttress, buoy, brisk, assisted, brightens, accessed, designed, be with, build up, bear somebody out, affiliates, affiliating, accelerate.

Braced zıt anlamlı kelimeler, Braced kelime anlamı

Unprepared : Hazırlanmamış. Hazırlıksız. İhtiyatsız. Önceden hazırlanmamış.

Unsupported : Arkası olmayan. Desteklenmiyor. Mesnetsiz. Doğrulanmış olmayan. Dayanağı olmayan. Destekli olmayan. Desteksiz. Desteklenmeyen. Doğrulanmamış.