Embraced türkçesi Embraced nedir

  • Sarmaş dolaş olmak (argo terim).
  • Benimsemek.
  • Kabul edilmiş.
  • Benimsenmiş.
  • Kucaklanmış.
  • Sarmak.
  • Bağra basılmış.
  • Kapsamak.
  • Sarılınmış.
  • Sevilmiş.
  • Kucaklamak.
  • Beslemek (ümit).
  • Sarmalanmış.
  • Bağrına basmak.
  • İçine alınmış.
  • Ele geçirmek.
  • Kucaklaşmak.
  • Yakalamak.

Embraced ile ilgili cümleler

English: He embraced his relatives before he left.
Turkish: O, ayrılmadan önce akrabalarının kucakladı.

English: The settlers embraced the Christian religion.
Turkish: Yerleşimciler Hıristiyan dinini kucakladı.

English: Ali and Mary embraced each other.
Turkish: Ali ve Mary birbirlerini kucakladı.

English: Ali embraced his son.
Turkish: Ali oğlunu kucakladı.

English: The little boy embraced his dog.
Turkish: Küçük çocuk köpeğini kucakladı.

Embraced ingilizcede ne demek, Embraced nerede nasıl kullanılır?

Embraced him : Onu kucakladı. Onu bağrına bastı. Onu sardı.

Embrace one another : Kucaklaşmak.

Embrace reflex : Moro refleksi. Kucaklama refleksi.

Tight embrace : Sıkı sarılma. Güçlü kucaklama.

Embrace : Kucak açmak. Kapsamak. İhata etmek. Yakalamak. Sarmak. Sarmaş dolaş olmak (argo terim). İçine almak. İçermek. Kabul etmek. Sarılma.

Embraceable : Bağra basılabilir. Sarılınabilen. Benimsenebilen. Kucaklanabilen. Benimsenebilir. Kabul edilebilir. Bağra basılabilen. Kucaklanabilir. Kabul edilebilen. Alınabilen.

 

Embrangle : Karıştırmak. Dolaştırmak. Şaşırtmak.

Embranchment : Dal. Dallanma. Çatallanma. Kol.

Embracing : Saran. Kuşatan. Kucaklama. Kapsayan. Muhasır.

Embraces : Kabul etmek (bir teklifi). Sarmak. Ele geçirmek. Kavramak. Kucaklamak. Sahiplenmek. Yakalamak. Sarılmak. Benimsemek. Bir dine girmek.

İngilizce Embraced Türkçe anlamı, Embraced eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Embraced ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Handle : Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. El tutma yeri. İdare etmek. (meseleyi) ele almak. Yumuşacık olmak. Tutamak. Dokunmak. Kıvırmak. Eğitmek. Kullanmak.

Applaud : Alnından öpmek. Onaylamak. Takdir etmek. Alkış tutmak. El çırpmak. Alkışlamak. Beğenmek.

Cast salt on the tail of : Kapmak. Tuzak kurmak.

Commandeered : Kendine mal etmek. Müsademe etmek. Askeri hizmette kullanmak üzere el koymak. Askeri nedenlerle el koymak. Haczetmek. Askerliğe mecbur etmek. El koymak. (bir uçağı vb) kaçırmak. Askeri bir hizmete mecbur etmek.

Add to : Eklemek. Arttırılmış etkisi olmak. Çoğaltmak. Artırmak. İlave etmek. Ekleme yeri. Ekle.

Clinches : Sağlama bağlamak. Sıkı tutmak. Yapışma. Sıkı tutma. Sıkıştırılmış cıvata. Yakın dövüş. Perçinlemek. Kökünden halletmek. Çözümlemek.

Caught : Yetişmek. Çekmek. Vurmak. Bulaşmak. Takılmak. Anlamak. Gafil avlamak. Tutuşmak. Edinmek (alışkanlık).

Clasping : El sıkışmak. Kopçalamak. Toka. Kavramak. Tutmak. El ele tutuşmak. Tutturmak. Bağlamak.

Brood over : Kuşatmak. Gütmek.

Bandaged : Bağlamak. Sarılı. Bandajlamak. Sargılı. Bandajlı.

 

Embraced synonyms : clasps, blanketed, cherishing, acquire, acquires, welcome, brought in, blanket, include, assimilating, bundling, hugs, be inclusive of, corners, commandeer, adopt, commandeers, compassing, capture, admitted, bosom, cuddles, caress, apprehends, confiscate, appeal, bandages, address, apply to, enwrapped, nestles, catch up on, bosoming.

Embraced zıt anlamlı kelimeler, Embraced kelime anlamı

Unclasp : Açmak (tokayı). Açmak (toka). Bırakmak (sıkılan eli). Bırakmak (el).

Exclude : Dahil etmemek. Kovmak. Kapsamdan çıkarmak. Saymamak. Hariç tutmak. Hesaba katmamak. İçeri almamak. Dışarıda bırakmak. Dışlamak. Önlemek.