Embrace türkçesi Embrace nedir
- Benimsemek.
- Bir dine girmek.
- Kucaklama.
- Kabul etmek (bir teklifi).
- Bağrına basma.
- Sarmak.
- İnanmak.
- İçermek.
- Beslemek (ümit).
- Kavramak.
- Kucaklamak.
- Yakalamak.
- Sahiplenmek.
- Bağrına basmak.
- Sarılmak.
- Kabul etmek.
- Kucaklaşmak.
- Sarılma.
- Sarmaş dolaş olmak (argo terim).
- Ele geçirmek.
- Kapsamak.
- İçine almak.
- Kucak açmak.
- İhata etmek.
Embrace ile ilgili cümleler
English: People need to be aware of their differences, but also embrace their commonness.
Turkish: İnsanların farklılıklarının farkında olması gerekir, ama aynı zamanda onları yaygınlığını da kucaklamalılar.
English: Tom tried to embrace Mary.
Turkish: Tom, Mary'yi kucaklamaya çalıştı.
English: Esperanto allows us to embrace the world.
Turkish: Esperanto, dünyayla kucaklaşmamızı sağlıyor.
English: Ali and Mary embraced.
Turkish: Ali ve Mary kucaklaştılar.
English: Ali and Mary embraced each other.
Turkish: Ali ve Mary birbirlerini kucakladı.
Embrace ingilizcede ne demek, Embrace nerede nasıl kullanılır?
Embrace one another : Kucaklaşmak.
Embrace reflex : Kucaklama refleksi. Moro refleksi.
Tight embrace : Sıkı sarılma. Güçlü kucaklama.
Embraceable : Kabul edilebilen. Uygun. Sarılabilir. Sevilen. İçine alınabilen. Kabul edilebilir. Bağra basılabilir. Kucaklanabilir. Kucaklanabilen. Alınabilen.
Embraced : Beslemek (ümit). Sevilmiş. Kucaklanmış. Kapsamak. Kabul edilmiş. Sarmak. Yakalamak. Kucaklaşmak. Bağrına basmak. Benimsenmiş.
Embrangle : Karıştırmak. Dolaştırmak. Şaşırtmak.
Embraces : Sarmaş dolaş olmak (argo terim). Benimsemek. Bir dine girmek. Kabul etmek (bir teklifi). Kucaklamak. Kapsamak. Kucaklaşmak. Ele geçirmek. Sarmak. Sahiplenmek.
Embracement : Kabul etme. Sarıp sarmalama. Benimseme. Bağıra basma. Kucaklama. İçine alma.
Embracers : Sık sık haksız davalar açan ve kavga gürültü çıkaran kişi. Rüşvetle etkileyen kimse. Rüşvet veren. Ayartan.
Embracery : Rüşvet yeme. Rüşvet alma. Vaatlerde bulunma. Yargıya tesir etmeye çalışma. Rüşvet vererek etkilemeye çalışma. Para ve bunun gibi menfaatler sağlayarak ya da hile ile jüriyi etkileme. Rüşvetçilik. Rüşvetle etkilemeye çalışma. Rüşvet verme suçu.
İngilizce Embrace Türkçe anlamı, Embrace eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Embrace ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bag : Çanta. Çalmak. Germek. Torbalamak. Aşırmak. Torbaya koymak. Avlamak. Sarkmak. Kapmak (sandalye). İç etmek.
Bind : Sargılamak. Tutturmak. Engel olmak. Ciltlemek. Yapıştırmak. Biraraya getirmek. Birleştirmek. Savut bağlantısını kesmeden, karşı namluyu dışarda bırakacak ölçüde yana açarak uygulanan çapraz. Yasal olarak bağlamak. Fazla sıkmak.
Believes : İnancı olmak. Güvenmek.
Clipped : Klipslemek. Kırpmak. Kesmek. Tutturmak. Hile yapmak. İndirmek (argo terim). Kazıklamak. Koşmak. Kısaltmak. Beklenmedik.
Appreciate : Anlamak. Değerlenmek. Değerlemek. Kıymetini bilmek. Takdir etmek. Minnettar olmak. Beğenmek. Farkında olmak. Değerini bilmek.
Nestle : Daldalanmak. Gömmek. Yaslamak. Dayamak. Sığınmak. Kurulmak. Yerleşmek. Gömülmek. Koymak.
Deal : Oyun kağıdı dağıtmak. Miktar. Ele almak. Vurmak. Uğraşmak. Meşgul olmak. Kağıt dağıtmak. (bir sorunla) ilgilenmek. Alışveriş etmek. Dağıtmak.
Encapsulates : Özetlemek. Kısa ve öz biçimde açıklamak. Sarmalamak.
Coopted : Seçmek. Üyeliğe seçmek. Benimsenmek. Tayin etmek. Asimile etmek. Üye olarak seçmek. Oyla seçmek. Sistemin parçası haline getirmek. Atamak. Oybirliğiyle seçmek.
Blanketed : Battaniyeye sarmak. Susturmak. Engel olmak. Üzeri örtülmüş. Battaniye ile zıplatmak. Üzerine battaniye örtülmüş. Kaplanmış. Örtmek. Battaniye ile örtmek.
Embrace synonyms : confiscates, assimilates, bosom, enfoldings, appreciated, acquiesces, come to believe, cherishing, acquire, clinches, acceded, bundle, cuddling, acknowledging, bandaged, embracement, cornier, accredit, appeal, caressed, catch, embody, enfold, bites, espouse, commandeer, absorbs, hugging, enfolding, apply to, believe, adopt, corniest.
Embrace zıt anlamlı kelimeler, Embrace kelime anlamı
Exclude : Hariç tutmak. İçeri almamak. Dahil etmemek. Kovmak. Dışlamak. Kapsamdan çıkarmak. Önlemek. Hesaba katmamak. Saymamak. Dışarıda bırakmak.
Unclasp : Açmak (toka). Bırakmak (sıkılan eli). Açmak (tokayı). Bırakmak (el).
Embrace ingilizce tanımı, definition of Embrace
Embrace kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Intimate or close encircling with the arms. Clasp. To clasp in the arms with affection. To fasten on, as armor. Pressure to the bosom. To join in an embrace. Hug. To take in the arms. To hug.

Bu kısımda Embrace kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Embrace ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Embrace anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Embrace ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.