Embraces türkçesi Embraces nedir

  • İhata etmek.
  • Ele geçirmek.
  • Sarmaş dolaş olmak (argo terim).
  • Kavramak.
  • Sarmak.
  • Yakalamak.
  • Sarılmak.
  • Sahiplenmek.
  • Kapsamak.
  • Bir dine girmek.
  • Beslemek (ümit).
  • Kucak açmak.
  • Kucaklamak.
  • Benimsemek.
  • Bağrına basmak.
  • Kucaklaşmak.
  • Kabul etmek (bir teklifi).

Embraces ile ilgili cümleler

English: Ali embraces Marie.
Turkish: Ali Marie'yi kucaklıyor.

Embraces ingilizcede ne demek, Embraces nerede nasıl kullanılır?

Embrace one another : Kucaklaşmak.

Embrace reflex : Moro refleksi. Kucaklama refleksi.

Tight embrace : Güçlü kucaklama. Sıkı sarılma.

Embrace : Bağrına basma. Bir dine girmek. Beslemek (ümit). Kabul etmek (bir teklifi). Kapsamak. Ele geçirmek. Sarılma. Sahiplenmek. Sarmaş dolaş olmak (argo terim). Kucak açmak.

Embraceable : Kabul edilebilir. Bağra basılabilir. Bağra basılabilen. İçine alınabilen. Sarılabilir. Kucaklanabilir. Sarmalanabilen. Alınabilen. Kabul edilebilen. Benimsenebilen.

Embracery : Vaatlerde bulunma. Rüşvet alma. Rüşvetle etkilemeye çalışma. Rüşvetçilik. Yargıya tesir etmeye çalışma. Rüşvet verme suçu. Rüşvet vererek etkilemeye çalışma. Rüşvet yeme. Para ve bunun gibi menfaatler sağlayarak ya da hile ile jüriyi etkileme.

Embranchment : Kol. Dallanma. Çatallanma. Dal.

Embracer : Ayartan. Rüşvetle etkileyen kimse. Sık sık haksız davalar açan ve kavga gürültü çıkaran kişi. Rüşvet veren.

 

Embracers : Rüşvet veren. Sık sık haksız davalar açan ve kavga gürültü çıkaran kişi. Ayartan. Rüşvetle etkileyen kimse.

Embrangle : Şaşırtmak. Dolaştırmak. Karıştırmak.

İngilizce Embraces Türkçe anlamı, Embraces eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Embraces ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deal : Alışveriş etmek. İlgilenmek. Patlatmak. Dağıtmak. Oyun kağıdı dağıtmak. Uyuşturucu işi yapmak. Ele almak. Kağıtları dağıtma sırası. Kağıt dağıtmak. Meşgul olmak.

Appreciate : Değer biçmek. Takdirle karşılamak. Beğenmek. Minnettar olmak. Değer kazanmak. Teşekkür borçlu olmak. Değerlendirmek. Değer vermek. Değerlemek. Farkında olmak.

Catch up on : Tamamlamak. Zaman açığını gidermek. Biriken işleri yapmak. Arayı kapatmak. Yetişmek. (arada olup biteni) öğrenmek. İhmal edilmiş bir işi yapmak. Ertelenmiş bir işi yapmak.

Cuddle up : Sarılıp yatmak. Birbirine sokulmak. Sokulmak.

Clinch : Halletmek. Perçinlenmiş çivi. Çözümlemek. Yakın dövüş. Sağlama bağlamak. Yapışmak. Kucaklaşma. Sıkı tutma. Perçinlemek.

Came home : Dönmek. Anlaşılır olmak.

Environ : İçine almak. Kuşatmak. Etraf. Muhit. Etrafını sarmak. Çevrelemek.

Appreciates : Değerlemek. Takdir etmek. Değerini bilmek. Takdirle karşılamak. Zevk almak. Değerlenmek. Teşekkür borçlu olmak. Değer biçmek. Minnettar olmak.

Add to : Çoğaltmak. Arttırılmış etkisi olmak. İlave etmek. Ekle. Artırmak. Eklemek. Ekleme yeri.

Be sold on : Memnuniyetle kabul etmek. İnanmak. Kabul etmek.

Embraces synonyms : belt, lock, comprises, clipped, colling, caresses, hugs, cast salt on the tail of, batch, commandeering, hugged, clip, acquire, catch, catches, be inclusive of, clinches, beset, clasps, comprising, bag, address, apperceived, cling, cuddles, compassed, assume, corniest, assimilate, brood over, bundle, include, comprehend.

 

Embraces zıt anlamlı kelimeler, Embraces kelime anlamı

Exclude : Kapsamdan çıkarmak. Dahil etmemek. Dışarıda bırakmak. Kovmak. Hesaba katmamak. İçeri almamak. Saymamak. Dışlamak. Önlemek. Hariç tutmak.

Unclasp : Açmak (toka). Açmak (tokayı). Bırakmak (el). Bırakmak (sıkılan eli).