Environ türkçesi Environ nedir
- Etrafını sarmak.
- Sarmak.
- İhata etmek.
- [#çevre Çevrelemek].
- Kuşatmak.
- İçine almak.
- Muhit.
- Etraf.
Environ ile ilgili cümleler
English: Ali grew up in a multilingual environment.
Turkish: Ali çok dilli bir ortamda büyüdü.
English: Ali works for the Environmental Protection Agency.
Turkish: Ali Çevre Koruma Ajansı için çalışıyor.
English: Ali is an environmentalist.
Turkish: Ali bir çevreci.
English: Ali doesn't understand the environmental impacts associated with a Western lifestyle.
Turkish: Ali Batılı yaşam tarzı ile ilgili çevresel etkileri anlamıyor.
English: Activist groups for the environment and food safety question the product’s safety.
Turkish: Aktivist gruplar çevre ve gıda güvenliği için ürünün güvenliğini sorguluyor.
Environ ingilizcede ne demek, Environ nerede nasıl kullanılır?
Environed : Etrafını sarmak. Kuşatmak. Çevrelemek. İçine alınmış. Etrafı çevrilmiş. İhata edilmiş. Kuşatılmış.
Environing : Kuşatma. Çevrelemek. İçine alma. Etrafını sarmak. Şamil olma. İhata etme. Kuşatmak. Etrafını çevirme.
Environment : Kişiyi etkileyen, özdeksel ve tinsel gelişmesini, biçimlenmesini ve yaşamını belirleyen, dirimbilimsel, iklimle ilgili ve toplumsal etkenlerin tümü. Mekan. Çevre. Etraf. Vasat. Bilgisayar, biyoloji, eğitim, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Bir tortulanma yerinde, etkiyen koşulların ve güçlerin topluluğu. Bireyi etkileyen canlı ve cansız varlıklar ile bütün güç ve koşulların toplamı. organizmayı içten ya da dıştan uyaran şeylerin toplu adı. varlığın, içinde oluştuğu ve yaşamını sürdürdüğü ortam. Muhit. Ayırıcı toplumsal özellikleri bulunan ve bireyleri kuşatarak biçimlenmelerinde köklü bir üstlencesi bulunan ekinsel ya da yersel alan.
Environment friendly : Çevreye zarar vermeyen. Çevre dostu.
Environment law : Çevre tüzesi. Çevrenin korunması ve çevre niteliklerinin bozulmasına yol açanların ödence yaptırımlarına çarptırılması için, kişiler arasında, kişilerle devlet ve devletler arasında ortaya çıkan anlaşmazlıkların çözümünü, alınacak önlemlerin uygulanmasını sağlayacak yaptırımların saptanmasını konu edinen tüzebilim dalı.
Environment minister : Milli çevre konularından sorumlu olan devlet bakanı. Çevre bakanı.
Environment variable : Bir iş çevresi hakkında detayları tanımlayan ve eşsiz bir isim altında dos ortamında depolanan veri. Çevre değişkeni. Değişken ortam.
Environment problems : Çevre sorunları.
Environment policy : Çevre politikası.
Environment theory : Bir toplumun kültürünü etkileyen başlıca etmenin iklim koşulları olduğunu ileri süren görüş. Muhit nazariyesi. Bir halkın ya da bir toplumun kültürünü etkileyen etmenlerin başına coğrafyayı ve iklimi alan kuram. Çevre kuramı.
İngilizce Environ Türkçe anlamı, Environ eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Environ ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cloister : Manastıra kapatmak. Dehliz. Manastıra kapamak. Kemerli yol. İnzivaya çekilmek. Kapalı geçit. Manastır. Kapanmak. Tecrit etmek. Ayırmak.
Inclose : Kapsamak. Kapatmak. İçermek. İliştirmek. Hapsetmek. Kapamak. Etrafını çevirmek. Çevirmek.
Comprehend : Algılamak. Kapsamak. Anlamak. -in esasını kavramak. İhtiva etmek. Bilincine varmak. Kavramak. -i anlamak. İdrak etmek.
Contain : Zaptetmek. Tutmak. Frenlemek. Çevirmek. Bastırmak. Kontrol altına almak. Eşit olmak. İhtiva etmek. İçermek.
Purlieus : Çevre. Civar. Varoş.
Coopting : Oyla seçmek. Seçmek. Oybirliğiyle seçmek. Tayin etmek. Asimile etmek. Üye olarak seçmek. Üyeliğe seçmek. Benimsenmek. Atamak.
Embraces : Benimsemek. Kavramak. Beslemek (ümit). Bağrına basmak. Kabul etmek (bir teklifi). Sahiplenmek. Yakalamak. Ele geçirmek. Kapsamak.
Compass : Çevre. Kapsam. Alan. Sınır. Bir çemberin özeğindeki bir iğne üzerine oturtularak yatay düzlem içinde erkince dönebilen ve çemberin çevresindeki dereceler üzerinde yön gösteren bir mıknatıs iğnesi. Erim. Yayçizer.
Cincture : Dolamak. Kemer. Kuşak dolamak. Kuşak. Pervaz.
Touch : Tamamlayıcı ilave. Elini sürmek. Değmek. Bağlantı. Kırmak. Eline su dökmek. El sürmek. Değme. Taç. Bitişik olmak.
Environ synonyms : besiege, hem in, comprehends, vicinage, circle, brood, compassing, environed, surround, girthed, cluster round, girthing, encircle, girth, comprises, surrounding area, coopt, cinctures, purlieu, circumscribe, coopts, close in, domains, beleaguer, begird, be inclusive of, entourages, enclose, circles, besieging, fringe, girdle, cluster around.
Environ ingilizce tanımı, definition of Environ
Environ kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To be round about. To encircle. To hem in. To surround. About. To involve or envelop. Around. To encompass.

Bu kısımda Environ kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Environ ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Environ anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Environ ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.