Brood over türkçesi Brood over nedir

Brood over ingilizcede ne demek, Brood over nerede nasıl kullanılır?

Brood : Civcivler. Kuluçkaya yatmak. Derin derin düşünmek. Üzerinde dolaşmak (bela vb). Damızlık. Düşünceye dalmak. Kuş yavruları. Arpacı kumrusu gibi düşünmek. Kara kara düşünmek.

Over : Devirmek. Yukarıda. Üzerine. Üzerinden. Fazladan. Üstüne. Bitmiş. Yukarıya. Fazla. Aşkın.

Brood capsule : Hidatit içerisinde bulunan ve protoskoleks içeren kese. unilokuler hidatidin germinal tabakalarından ekzojen tomurcuklanmayla oluşan içerisi sıvı ve protoskloleksle dolu kese. echinococcus granulosus’un neden olduğu hidatit kistte daha büyük bir kistin iç duvarından oluşan küçük parazitik kist. Kız kese.

Brood mare : Damızlık kısrak.

Brood on : Kara kara düşünmek.

Brood parasitism : Bazı arılar (chrysididae, mutillidae vb.), bazı kın kanatlılar (meloidae) ve bazı kuşların (guguk kuşu) bir başka türün kuluçka odalarına ya da yuvalarına girip yumurtalarını, larvalarını ya da besinlerini yemeleri ya da kendi yavrularını baktırıp büyütmeleri durumu. Kimi arılar (chrysididae, multillidae vb.), kimi kın kanatlılar (meloidae) ve kimi kuşların (guguk kuşu) bir başka türün kuluçka odalarına veya yuvalarına girip yumurtalarını, larvalarını veya besinlerini yemeleri veya kendi yavrularını bırakıp büyütmeleri durumu. Kuluçka paraziti. Kuluçka parazitizmi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

İngilizce Brood over Türkçe anlamı, Brood over eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Brood over ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Harbor : Yataklık etmek. Limanda demirlemek. Demir atmak. Gemilerin barındıkları, yolcu ve yük alıp boşalttıkları yer. Saklamak. Liman. Sığınmak. Barınak. Beslemek.

Belt : Kuşakla bağlamak. Kemer bağlamak. İklim kuşağı. Kemer. Bilgisayar, madencilik alanlarında kullanılır. Kemer takmak. Kayış. Kuşak. Yumruk indirmek.

Bundle : Paket. Bohça. Bir yığın. Deste. Acele ettirmek. Kundaklamak. Demet. Bağ. Paket yapmak. Yığın.

Harboured : Sığınmak. Barındırmak. Demir atmak. Yataklık etmek. Liman. Misafir etmek. Korumak. Beslemek. Barınmak.

Besiege : Yağmuruna tutmak (argo terim). Bunaltmak. Rahat vermemek. Yağmuruna tutmak. Dört bir yandan sarmak. Kuşatma altında tutmak. Çevresini sarmak. Rahatsız etmek. Başına üşüşmek.

Beleaguer : Taciz etmek. Rahat vermemek. Muhasara etmek. Üstüne gelmek. Etrafını çevirmek. Kuşatma altına almak. Etrafını sarmak.

Bottle up : Dışarıya vurmamak. Bastırmak. Sıkıştırmak. Dışa vurmamak. Gizlemek. Kendini tutmak. İçine atmak. Frenlemek.

Bind : Donmak (beton). Yasa gücü ile zorunlu kılmak. Usandırmak. Yan çapraz. Yapışmak. Raptetmek. Tutmak. Bağlamak. Sargılamak. Fazla sıkmak.

Drives : Sokmak. Çalıştırmak. Araba kullanmak. Zorlamak. Çakmak. Önüne katmak. Acele etmek. Sürmek. Hareket ettirmek. Kovalamak.

 

Binds : Donmak (beton). Engel olmak. Tutmak. Usandırmak. Sargılamak. Tutturmak. Bağlamak. Ciltlemek.

Brood over synonyms : blockades, herd, bound, blockading, harbored, batch, blockaded, herding, begird, beleaguering, besets, besieges, beset, blockade, harbors, drive, cherishes, brood, bandage, harbour, besieging, bandages, bandaged, herded, appeal, cherishing, harboring, beleaguers, bundling, begirt, cherish, harbours.