Belt türkçesi Belt nedir

  • Kemerle bağlamak.
  • Kemer takmak.
  • Bölge.
  • Yumruk indirmek.
  • Kayış.
  • İklim kuşağı.
  • Kuşakla bağlamak.
  • Kemerle dövmek.
  • Bilgisayar, madencilik alanlarında kullanılır.
  • Sarmak.
  • Kemer bağlamak.
  • Kuşak.
  • Kemer.

Belt ile ilgili cümleler

English: A rogue asteroid from the Kuiper Belt is on a collision course with the Earth.
Turkish: Kuiper Kuşağı'na ait serseri bir göktaşı Dünya'yla çarpışma rotasında.

English: Ali isn't wearing a belt today.
Turkish: Ali bugün kemer takmıyor.

English: A tight belt will interfere with circulation of the blood.
Turkish: Sıkı bir kemer kan dolaşımını engeller.

English: Ali hanged himself using the belt that Mary had given him.
Turkish: Ali Mary'nin ona verdiği kemeri kullanarak kendini astı.

English: Ali pulled into the driveway, unfastened his seat belt and got out of the car.
Turkish: Ali arabayı parka çekti, emniyet kemerini açtı ve indi.

Belt ingilizcede ne demek, Belt nerede nasıl kullanılır?

Belt along : Hızla katetmek. Boyunca hızla gitmek. Acele ile gitmek.

Belt breakage : Kayış kopması. Bant kopması.

Belt brushing machine : Bant fırça makinesi.

Belt buckle : Kemer tokası. Toka.

Belt capacity : Kayış taşıma sığası.

Belt conveyor feeder : Bant besleyici. Kayış besleyici.

Belt down : Kadeh yuvarlamak. İçmek. İçki yuvarlamak. İçki içmek. Yuvarlamak.

 

Belt driven motor : Kemerden hareketli motor.

Belt conveyor : Kayışlı taşıyıcı. Bantlı götürücü. Konveyör bant. Bantlı konveyör. Taşıyıcı bant. Bantlı taşıyıcı. Sonsuz kayış. Kayışlı konveyör. Bant konveyör.

Belt conveyor road : Kayışlı taşıyıcı yolu. Bant konveyör yolu.

İngilizce Belt Türkçe anlamı, Belt eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Belt ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Slug : Jeton. Tembellik etmek. Kütle ölçüsü. Sert vuruş. Sert yumruk ya da darbe. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Metal kübü. Yumruklaşmak. Sümüklüböcek.

Stropped : Bilemek. Ustura kayışı ile bilemek. Kayışa sürerek bilemek. Berber kayışı. Ustura kayışı. Kayış (ustura). Otomatik açma kolanı. Kılağılamak.

Batch : Bir fırın ekmek. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Harman. Bir pişimde pişirilenler. Yaprak. Türküm. Grup. Dizi. Kuru gereç karışımı. Sürü.

Girds : Giydirmek. Çevrelemek. Süslemek. Kuşatmak. Çevresini sarmak. Hazırlamak. Donatmak.

Holster : Kılıf. Kuburluk. Tabanca kılıfı. Meşin tabancalık.

Cestus : Korse.

Compartment : Alan. Hücre. Bölüm. Bölme. Göz. Kompartman. Kompartıman. Kısım. Bölüntü.

 

Brood over : Gütmek. Kuşatmak.

Beset : Dört bir yandan saldırmak. Rahat vermemek. Sıkıntı vermek. Etrafını sarmak. Etrafını çevirmek. Sıkıştırmak. Rahat bırakmamak. Kuşatmak.

Breechcloth : Bele sarılan havlu. Kısa don. Peştamal. Bel bölgesini örten giysi. Peştemal. Kısa külot.

Belt synonyms : departments, department, conveyor belt, v belt, belts, strap, bandage, begird, slugs, accouterment, arc, beltings, conveyer, dept, cinctures, climate, caterpillar track, anticline, cummerbund, cincturing, bandaged, bundling, conveyor, areas, circumscription, bandages, slipping, fan belt, transporter, climatic zones, belt buckle, baldrick, money belt.

Belt zıt anlamlı kelimeler, Belt kelime anlamı

Unbelt : Kemerini çıkarmak. Kayışını çıkarmak. Kuşağını çıkarmak.

Unfasten : Çözmek. Çözülmek. Gevşemek. Gevşetmek. Açmak. Koyuvermek. Açılmak.

Belt ingilizce tanımı, definition of Belt

Belt kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A band or girdle. As, a lady`s belt. To encircle with, or as with, a belt. To encompass. That which engirdles a person or thing. To surround. A sword belt.