Sığınmak nedir, Sığınmak ne demek

  • Tehlikelerden kaçarak güvenilir bir yere çekilmek.
  • Güvenmek, yardım istemek ya da ummak.
  • Korunmak amacıyla bir yere veya birine başvurmak, başkalarının yardım ve korunmasına ihtiyaç duymak
  • Genellikle siyasi sebeplerle kendi ülkesinden kaçıp başka ülkeye gitmek, iltica etmek.

"Sığınmak" ile ilgili cümleler

  • "Kendisini küçük gören bir millet, insaniyet şefkatine sığınarak yaşayamaz." - O. S. Orhon
  • "Karı koca o evlerden birinde bir odacığa sığınmıştık." - R. N. Güntekin
  • "Artık arkasına sığınacak bir camekânım da yok." - H. F. Ozansoy

Yerel Türkçe anlamı:

Sığınmak, birine dayanmak.

Diğer sözlük anlamları:

Sıkınmak, kendini sıkmak.

Sığınmak anlamı, kısaca tanımı:

Sığınma : Sığınmak işi, iltica. Yarış sırasında, rüzgârın etkisinden korunmak için başka bir yarışçının arkasına sinme.

Adaletine sığınmak : Birinden anlayış, hoşgörü, yakınlık beklemek.

Gölgesine sığınmak : Birinin emri altına girmek.

Koltuğunun altına sığınmak : Birinin koruyuculuğuna sığınmak.

Tehlike : Gerçekleşme ihtimali bulunan fakat istenmeyen sakıncalı durum. Büyük zarar veya yok olmaya yol açabilecek durum, muhatara.

Güvenilir : Güven duygusu veren, güvenilen, itimatlı.

Çekilmek : Tartılmak. Parça hâlindeki et kıyma biçimine getirilmek. Katlanmak, üstlenmek, tahammül etmek. Uzaklaşmak, araya mesafe koymak. Azalmak. Bir yerden uzaklaşmak, bir yere uğramamak. Kendini geriye veya bir yana çekmek. Geri gitmek, ricat etmek. Bir işten, bir görevden kendi isteğiyle ayrılmak, istifa etmek. Katılmamak, vazgeçmek. Çekme işi yapılmak. Yok olmak.

 

Korunmak : Koruma işine konu olmak. Kendini korumak, sığınmak, sakınmak.

Başvurmak : İsteği, dileği belirtmek için herhangi bir işlem başlatmak. Bir işin yapılması için bir kimsenin aracılığını istemek. Bir şeye yararlanmak amacıyla el atmak. Bilgi sahibi olmak için bir kaynağı kullanmak, müracaat etmek. Bir işe girmek, bir sınava katılmak vb. konularda müracaatta bulunmak.

Yardım : Bir ülkeye bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri. Etki. Bağış, iane. Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma, muavenet. İşlerin daha etkin ve verimli olabilmesi için sağlanan katkı, destek.

Korunma : Korunmak işi.

Güvenmek : Güven duymak, güveni olmak, itimat etmek.

İstemek : Evlenmek dileğinde bulunmak. İstek duymak, arzulamak. Görmek istediğini bildirmek. Bir şeyin kendisine verilmesini veya yapılmasını söylemek, dilemek. Gerek olmak.

Veya : Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz. Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut.

Ummak : Sanmak, tahmin etmek. Bir şeyin olmasını istemek, beklemek.

Diğer dillerde Sığınmak anlamı nedir?

İngilizce'de Sığınmak ne demek? : v. take refuge in, take shelter in, refuge, harbor, harbour [Brit.], nestle, defect, take sanctuary, take to, turn to

Fransızca'da Sığınmak : se réfugier, s'abriter, s'enfouir, se retrancher derrière

Almanca'da Sığınmak : v. emigrieren, unterschlupfen, unterstehen

Rusça'da Sığınmak : v. укрываться, укрыться