Embrangle türkçesi Embrangle nedir
Embrangle ingilizcede ne demek, Embrangle nerede nasıl kullanılır?
Embranchment : Dal. Kol. Çatallanma. Dallanma.
Aboral membrane : Protozoonlardan kirpikli bir asalak olan trichodina vb. türlerin posterioründe yer alan zar, aboral membran. Aboral zar. Aboral membran.
Alveolar dental membrane : Diş köklerini diş alveollerine bağlayan doku, periodontum. Alveoler dental zar.
Amnion membrane : Amniyon zarı. Amniyon.
Ampulla membranacea anterior : İç kulakta, ön zardan yarım halka kanalın yaptığı şişkinlik. Ampulla membranasea anteriyor.
Ampulla membranacea posterior : İç kulakta, arka zardan yarım halka kanalın yaptığı şişkinlik. Ampulla membranasea posteriyör.
Basal membrane : Kaide zarı. Yassı, kübik ya da süindirik hücrelerin alt kısmındaki zar. bazı hücrelerde emme yüzeyini genişletmek maksadıyla derin girintiler yapan, bağ dokusuna komşu olan hücrelerde ise yarım dezmozomlar içeren, ışık mikroskobuyla altındaki bazal lamina ile birleşik halde kalın bir şekilde görülen, elektron mikroskobuyla bazal laminadan ayırt edilen plazma zarı. bazal membran, bazal zar. Bazal zar. Bazal membran.
Corneal hyaline membrane : Korneada hiyalin zar. Korneanın arka yüzünde, endotele yapışık olarak bulunan yarı saydam zar. yangı veya gelişim bozukluğuna bağlı olarak biçimlenir.
Artificial membrane : Çeşitli tekniklere göre hücre zarı hakkında ilk bilgiler elde edildikten sonra geliştirilmiş modele göre yapı ve fonksiyonu gerçek plazma zarına çok benzeyen ve suni olarak yapılmış zar. Sentetik zar.
Cell membrane : Hücrenin dış çeperi. Hücre zarı. Hücrezarı. Sitoplazmayı çevreleyen, 75-80 a° kadar kalınlıkta, protein, lipit ve karbohidratlardan oluşan, lipitlerin genellikle fosfolipitler halinde çift tabaka oluşturdukları, sıvı mozaik zar modeline göre proteinlerin lipitlere birleşik ya da az veya çok gömülü oldukları, karbohidratların oligosakkarit zincirleri halinde bazı lipit ve bazı proteinlere bağlı bulundukları, hücrenin alt, üst ya da yan kısımlarında çeşitli özelleşmeler gösteren, hücreyi koruyan, pek çok hücre faaliyetine katılan yarı geçirgen yapı. organellerin etrafını çevreleyen zar ise mitokondri zarı, golgi zarı gibi organellerin adıyla anılır. plazma zarı, sitoplazmik zar, membran, biyomembran, biyolojik zar, plazmalemma. Hücre çeperi. Sitoplazmayı çevreleyen, 75-80 ºa kadar kalınlıkta, protein, lipit ve karbonhidratlardan oluşan, hücreyi koruyan, pek çok hücre faaliyetine katılan yarı geçirgen yapı, plazma zarı, plazmalemma. Göze zarı.
İngilizce Embrangle Türkçe anlamı, Embrangle eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Embrangle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Circulated : Tedavül ettirmek. Yayılmak. Tedavül etmek. Devretmek. Yaymak. Dolaşmak. Deveran etmek.
Entangles : Başını derde sokmak. Engel. Dolaşıklık. Karmakarışık etmek. Bulaştırmak. Mania.
Blend : Geçişme. Karışım. Uyum sağlamak. Harmanlama. Harman. Harman etmek. Kaynaşmak. Harmanlamak. Karışmak.
Circulate : Devretmek. Tedavül etmek. Tedavül ettirmek. Devirdaim olmak. Devridaim yapmak (motordaki sıvı). Deveran etmek. Yaymak. Dolaşmak (kan veya hava). Dolaşmak. Yayılmak (haber).
Entwist : Sarmak. Örmek. Kıvırmak. Bükmek. Burmak.
Amazes : Hayrete düşürmek. Hayran bırakmak. Hayret uyandırmak. Hayret ettirmek. Şaşkına çevirmek. Şaşkınlık uyandırmak. Hayrette bırakmak. Afallatmak.
Ball up : Bozmak. Rezil etmek. Berbat etmek. Perişan etmek. Eline yüzüne bulaştırmak. İçine etmek.
Astound : Aşırı derecede şaşırtmak. Şaşkınlık uyandırmak. Afallatmak. Şoke etmek. Hayret ettirmek. Hayret etmek. Hayretler içinde bırakmak. Hayret uyandırmak.
Add : Bindir. Çalmak. Uzatmak. Toplamını almak. Toplamak. Artırmak. Resim seçiciye, belli bir alıcıdan gelen resmi, başka bir alıcıdan gelen resme bindirmesi için verilen komut. (bindirilecek resmi veren alıcının sayısı belirtilerek "üçü bindir!, biri bindir!" biçiminde söylenir). Sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Neticelenmek. Ekleme yapmak.
Ensnarls : Dolaşmak. Karmakarışık etmek. Güçleştirmek. Karmakarışık hale getirmek. Çapraşık bir hal almak.
Embrangle synonyms : ensnarl, astonishes, enlace, entwines, astounds, complicate, entwining, snarl, perplex, baffle, bamboozles, entangling, adulterates, admixing, admixes, bamboozling, snarl up, circulates, admix, amalgamates, addling, amalgamating, churn, amalgamate, entwine, blent, admixed, adulterate, addlings, browse, adulterating, entwists, addle.
Embrangle zıt anlamlı kelimeler, Embrangle kelime anlamı
Simplify : Basitleştirmek. Kolaylaştırmak. Yalınlaştırmak. Sadeleştirmek.
Embrangle ingilizce tanımı, definition of Embrangle
Embrangle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To confuse. To entangle.

Bu kısımda Embrangle kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Embrangle ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Embrangle anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Embrangle ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.