Choices türkçesi Choices nedir

Choices ile ilgili cümleler

English: All natural languages are equally complex--but in different ways. The grammar of Malay is simple, but choices among many superficially equivalent words are dictated by the social status of speaker and hearer.
Turkish: Bütün doğal diller eşit derecede -fakat farklı şekillerde- karmaşıktır. Malayca dilbilgisi basittir, fakat görünüşte birbirine eşdeğer birçok kelime arasında kişinin tercihi, konuşmacının ve dinleyicinin sosyal statüsünden etkilenir.

English: I know what my choices are.
Turkish: Seçeneklerimin ne olduğunu biliyorum.

English: Go over the choices again.
Turkish: Seçenekler üzerine tekrar gidin.

English: At a moment when our economy is growing, our businesses are creating jobs at the fastest pace since the 1990s, and wages are starting to rise again, we have to make some choices about the kind of country we want to be.
Turkish: Ekonomimizin büyüdüğü bir anda bizim işletmelerimiz 1990'lardan beri en hızlı tempoda işler yaratıyorlar ve ücretler tekrar yükselmeye başlıyor, bizim olmak istediğimiz ülke türü hakkında bazı seçimler yapmak zorundayız.

English: I must live with the consequences of the choices I've made.
Turkish: Yaptığım seçimlerin sonuçlarıyla yaşamak zorundayım.

 

Choices ingilizcede ne demek, Choices nerede nasıl kullanılır?

Qualitative choices : Nitel seçimler.

Scaling choices : Bir değişkenin çeşitli dirillerine ilişkin değer ya da seçenekler sunarak ve ölçüm boyutunu değişik düzeylerde ölçekleyerek sıklık ya da yoğunluğu saptamaya elveren yapılaştırma. bk. yapılı soru. Seçenekleri ölçekleme.

Structured question excluding choices : Olanaklı yanıtları bir seçenekler dizisi biçiminde kendisinden ayrı sunan yapılı soru. Örümsüz yapılı soru.

Structured question including choices : Olanaklı ya da verilebilecek yanıtları kendi içinde ve kendisiyle birlikte sunan yapılı soru. Örümlü yapılı soru.

Choicest : Kalburüstü.

Choice theory : Seçme kuramı. Seçim teorisi.

Choice of law : Hukukun seçimi. Alternatif hukuk tipleri arasında seçim yapma opsiyonu.

Choice of actors : Oyundaki belirli rolleri canlandırmak ya da göstermek için role en uygun oyuncuları seçme işi. Oyuncu seçimi. Oynanacak oyundaki belirli kişileri canlandırmak için görünüş, ses ve tavır açısından oyuncu seçme işi.

Choice phrase : Mükemmel tabir.

Choice of program : Oluk seçme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İstenilen izlenceyi alabilmek için almacı oluk seçici yardımıyla belirli bir oluğa ayarlama.

İngilizce Choices Türkçe anlamı, Choices eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Choices ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chics : Şıklık. Modaya uygun.

Determination : Niyet. Kararlaştırma. Karar. Saplantı. Gereklilik. Belirlenme. Azim. Tahdit. Belirtme. Tayin.

 

The great : İleri gelenler.

Decision making : Karar alma. Karar verme. Karar birimlerinin belirlenmiş bir ya da daha fazla amaca ulaşmak için varolan çeşitli seçenekler arasında seçim yapmalarına yönelik davranış biçimi. Karar üreten. Karar oluşturma süreci.

Electing : Seçmek. İntihap etme. Atamak. Görevlendirmek. Tercih etme.

Anteriority : Üstünlük. Öncelik. Önde olma. Kıdem.

Selections : Seleksiyon. Seçmeler. Doğal ayıklanma.

Gentry : Missouri eyaletinde yerleşim yeri. Üst tabaka. Arkansas eyaletinde şehir. Kibar tabaka. Eşraf. Kibar sınıf. Yüksek sınıf.

Analectic : Seçilmiş.

Dandiest : Zarif. Yaman. En mükemmel. Mükemmel. En şık. Düzgün.

Choices synonyms : eclectics, culled, casting, refusals, way, vote, colouration, co optation, elective, picks, choosing, dandies, eclectic, coloration, choice, volition, freedom, buckish, gentries, opting, fondness, willing, notables, optioning, electoral franchise, right to vote, elites, chic, best of breed, choicer, refusal, alternative, dilection.

Choices zıt anlamlı kelimeler, Choices kelime anlamı

Inferior : Ast rütbede. Alt veya aşağı anlamında. Ast olan kimse. İkinci derecede. Aşağı derecede olan şey. Aşağı derecede olan kimse. Alt. Bayağı. Kalitesiz. Aşağı.

Choices antonyms : true false.