The great türkçesi The great nedir

The great ile ilgili cümleler

English: China and Mongolia are separated by the Great Wall of China.
Turkish: Çin ve Moğolistan, Çin Seddi ile ayrılır.

English: A student visited the house of the great playwright.
Turkish: Bir öğrenci büyük oyun yazarının evini ziyaret etti.

English: By the 1750s, all the tribes of the Great Plains had horses.
Turkish: 1750'lere kadar Great Plains'in tüm kabilelerinin atları vardı.

English: Custom, then, is the great guide of human life.
Turkish: Gelenek, öyleyse, insan yaşamının büyük bir rehberidir.

English: A prize was given in honor of the great scientist.
Turkish: Büyük bilimci onuruna bir ödül verildi.

The great ingilizcede ne demek, The great nerede nasıl kullanılır?

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık.

Great : Harika. Nefis. Önemli. Müthiş. Hevesli. Yetenekli. Hayvani. Çok iyi. Koca. Mükemmel.

The great assembly : Büyük toplantı. Büyük kongre. Büyük assamble.

The great bear : Büyükayı.

The great beyond : Ahiret. Gelinecek dünya. Ölümden sonraki yaşam. Muhteşem hayat ötesi. Öbür dünya. Yaşam sonrası.

 

The great britain commonwealth : İngiltere ile eski sömürgeleri arasında oluşturulan iktisadi, mali, siyasi ve kültürel birlik. İngiliz uluslar topluluğu.

The great depression : Büyük buhran. 1930'larda abd'de yaşanan ağır ekonomik kriz (29 ekim 1929'da büyük borsa çöküşü ile başlayan). Büyük bunalım.

İngilizce The great Türkçe anlamı, The great eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak The great ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Choices : Seçme. Seçim. Seçkin sınıf. Şık. Seçme hakkı. Tercih. Seçenek. Seçilen şey.

Front benchers : Önde gelenler. Bakanlar.

Gentry : Missouri eyaletinde yerleşim yeri. Yüksek sınıf. Kibar sınıf. Üst tabaka. Eşraf. Kibar tabaka. Arkansas eyaletinde şehir.

The greats : Büyükler. Büyük şahsiyetler. Önemli kişilikler.

Choice : Seçilmiş kişi veya şey. Güzide. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Üstün. Seçme. Seçiş. İktisadi karar biriminin kısıt altında yaptığı tercih. Seçkin. Tercih.

Cream of society : Elit tabaka.

Notables : Eşraf. Kodamanlar. Şöhretler.

The establishment : Bir ülkenin veya toplumun ileri gelenleri. Kodamanlar.

Four hundred : Dört yüz. Yüksek sosyete.

Beautiful people : Genç ve modern insanlar. Güzel insanlar.

The great synonyms : gentries, elites, front bencher, elite.