Great türkçesi Great nedir

Great ile ilgili cümleler

English: A good book is a great companion.
Turkish: İyi bir kitap harika bir arkadaştır.

English: "I can't wear that." "Why not? It looks great on you."
Turkish: "Bunu giyemem." "Neden olmasın? Sende harika durdu."

English: A great catastrophe is expected.
Turkish: Büyük bir felaket bekleniyor.

English: "It must be great to be tall." "Do you think so? It's not really that great. You keep bumping your head on the ceiling."
Turkish: "Uzun boylu olmak harika olmalı." "Öyle mi düşünüyorsun? Gerçekten o kadar harika değil. Kafanı tavana çarpmaya devam edersin."

English: A big bomb fell, and a great many people lost their lives.
Turkish: Büyük bir bomba düştü ve çoğu insan hayatını kaybetti.

Great ingilizcede ne demek, Great nerede nasıl kullanılır?

Great ant eater : Büyük karıncayiyen. Dişsizler (edentata) takımının, karıncayiyengiller (myrmecophagidae) familyasından, 120 cm kadar uzunlukta, 100 cm kadar kuyruğu olan, uzun kıllı, üzerinde kara, ak bantlar bulunan kül renkli, dişleri olmayan, dili iplik gibi dışarı uzayarak karıncaları toplayan, toprağı kazmaya yarayan kuvvetli ön ayak tırnakları olan, güney amerika'da yaşayan bir tür.

 

Great bat : Erken uçan yarasa. Yarasalar (chiroptera) takımının, fare kulaklı yarasagiller (vespertilionidae) familyasından, 11 cm kadar uzunlukta, 38 cm kadar kanat açıklığı olan, çok yükseklerde uçan, avrupa, asya ve afrika'da ormanlarda yaşayan bir tür.

Great bear : Büyükayı takımyıldızı (astronomi terimi). Büyükayı (astronomi terimi). Büyükayı. Arabacı takımyıldızı (astronomi terimi). Yedi yıldızdan oluşan kepçe biçiminde bir takımyıldız. Büyük ayı.

Great bird of paradise : Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, cennet kuşugiller (paradiseidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, sırtı ve kanatları kahverengi, karnı menekşe rengi, başı, boynu ve kuyruğu sarı, orta kuyruk tüyleri turuncu olan bir tür. Büyük cennet kuşu.

Great black back : Büyük kara başlı martı. Yağmur kuşları (charadriiformes) takımının, martıgiller (laridae) familyasından, 60-70 cm kadar uzunlukta, sırtı kara, karnı ak, ayakları et renginde, kuzey avrupa'da yaşayan bir tür.

Great britain : Britanya. Birleşik krallık. Büyük britanya. Ingiltere ıskoçya ve gal. İngiltere.

Great circle : Geniş çevre. Büyük çember. Büyük daire.

Great demand : Çok revaçta.

Great crested newt : Kuyruklu iki yaşamlılar (urodela) takırnının, semendergiller (salamandridae) familyasından, 15 cm kadar uzunlukta, sırtı kara, karnı sarı renkli olup kara lekeleri bulunan, avrupa ve batı asya'da yaşayan bir tür. Taraklı semender.

Great dane : Danua cinsi köpek. Alman mastı. Danua. Kısa tüylü büyük ve güçlü danimarka köpeği.

İngilizce Great Türkçe anlamı, Great eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Great ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Herculean : Dev gibi. Herkül gibi kuvvetli. Aşırı derecede zor (görev). Herkülvari. Çok güçlü ve cesur. Herkül gibi.

Cataclysmal : Katastrofik. Tufana ait. Feci. Felaket gibi. Tüyler ürpertici. Doğal bir felaketle alakalı. Felaket.

Dabbler : Baştansavmacı. Meraklı. Şarlatan. Laf olsun diye ilgilenen kimse. Amatör. Baştan savmacı. Bir işe heves duyup girişme eğiliminde olan kimse.

Gentle : Kibar. Yavaş. Hoşgörülü. Uysal. Tatlı. Anlayışlı. Yumuşak ve nazik. Halim. Nazik.

Fantastic : Mantıksız. Hayal ürünü. Süper. İnanılmayacak kadar büyük (miktar). İnanılmaz. Garip. Gülünç. Fantastik. Çok büyük.

Blue blooded : Soylu. Aristokrat. Soylu bir geçmişten gelen.

Brilliants : Parlak. Dahice. Pırlanta. Üç puntoluk harf. Pırıl pırıl. Şaşaalı. Göz alıcı. Parlak zekalı.

Big : Popüler. İri.

Important : Okkalı. Saygın. Gururlu. Kibirli. Nüfuzlu. Mühim. Ciddi. Sözü geçer.

Grander : Genel. Ağırbaşlı. Baş. Haşmetli. Azim. Babaanne. Debdebeli.

Great synonyms : of import, beyond praise, famous, delightfully, biggest, husbanded, awfully nice, large, awful, belter, bonniest, absolute, cardinal, dominus, greats, hugest, noble, ethel, amplest, empyreal, bonny, bully for you, fellows, bang up, apt, alpha plus, circumspect, consequential, excellent, capital, full well, amateurs, sublime.

Great zıt anlamlı kelimeler, Great kelime anlamı

Small : Önemsiz. Mini. Arka. Ufak ufak. Küçük küçük. Alçak. Az. Basit. Mütevazı. Ufacık.

Little : Önemsiz. Birazcık. Az. Hemen hemen hiç. Be.az miktarda. Cici. Ufak. Az miktarda. Genç. Ufak şey.

Unimportant : Fındık kabuğunu doldurmaz. Ufak tefek. Mühim olmayan. Hafif. Önemsiz.

Great ingilizce tanımı, definition of Great

Great kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Immense. The gross. Enormous. Of much size. Opposed to small and little. As, a great house, ship, farm, plain, distance, length. The whole. Big. Large in space. As, a contract to build a ship by the great. Expanded.