Great bear türkçesi Great bear nedir

  • Büyükayı.
  • Yedi yıldızdan oluşan kepçe biçiminde bir takımyıldız.
  • Büyük ayı.
  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Arabacı takımyıldızı (astronomi terimi).
  • Büyükayı (astronomi terimi).
  • Büyükayı takımyıldızı (astronomi terimi).

Great bear ingilizcede ne demek, Great bear nerede nasıl kullanılır?

Great : Yetenekli. Ünlü. Muazzam. Müthiş. Hayvani. Harika. Büyük. Çok iyi. Kocaman. Hevesli.

Bear : Ürün vermek. Spekülasyon yapmak. (birine bir duygu) beslemek. Taşımak. Spekülatör. Çekmek. Dönmek. Beslemek. Götürmek. Ayı.

The great bear : Büyükayı.

Great ant eater : Büyük karıncayiyen. Dişsizler (edentata) takımının, karıncayiyengiller (myrmecophagidae) familyasından, 120 cm kadar uzunlukta, 100 cm kadar kuyruğu olan, uzun kıllı, üzerinde kara, ak bantlar bulunan kül renkli, dişleri olmayan, dili iplik gibi dışarı uzayarak karıncaları toplayan, toprağı kazmaya yarayan kuvvetli ön ayak tırnakları olan, güney amerika'da yaşayan bir tür.

Great bat : Yarasalar (chiroptera) takımının, fare kulaklı yarasagiller (vespertilionidae) familyasından, 11 cm kadar uzunlukta, 38 cm kadar kanat açıklığı olan, çok yükseklerde uçan, avrupa, asya ve afrika'da ormanlarda yaşayan bir tür. Erken uçan yarasa.

Great bird of paradise : Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, cennet kuşugiller (paradiseidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, sırtı ve kanatları kahverengi, karnı menekşe rengi, başı, boynu ve kuyruğu sarı, orta kuyruk tüyleri turuncu olan bir tür. Büyük cennet kuşu.

 

İngilizce Great bear Türkçe anlamı, Great bear eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Great bear ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Agricultural co operative : Tarım kooperatifi. Çiftçilerin tarım yaşamında kurdukları, çeşitli amaçlara yönelik işbirliğine dayanan ortaklık.

Agricultural production : Zirai üretim. Taze meyve. Ekonomi bakımından, üretimin iki ana kolundan biri; kökeni toprak olan her türlü besin ve işlenmemiş işleyim özdeklerinin elde edilmesi. Tarımsal üretim. Tahıl ve temel gıda ürünleri üretimi. Tarım üretimi. Sebze.

Agrarian geography : Tarım coğrafyası. İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü.

Air route : Uçuş rotası. Havayolu. Günümüzde, özellikle yolcu taşımacılığında çok kullanılan ve yeryüzünün her yanını havalimanlarıyla birbirine bağlayan yoğun ulaşım ağı.

The plow : Yarmak. Saban. Girişmek. Tarla sürmek. Sabanla sürmek. Saban ile sürmek. Pullukla sürmek. Toprağı sürmek.

Agricultural specialisation : Herhangi bir bölgede, yetişme koşulları ve tecim olanaklarının çok elverişli olması nedeniyle, tarımsal girişimlerin bir ya da birkaç ürüne dayandırılması yöntemi. Tarımsal özelleştirme.

 

Ageing of the population : Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması. Nüfus yaşlanması.

Aluvial terrace : Akarsu sekisi. Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme.

Altimetric profile : Büyük ölçekli haritalarda, eşyükselti eğrilerinden yararlanarak, istenilen iki nokta arasında yeryüzü biçimlerini ve içyapısını gösteren yandan görünüş. Kesit.

Great bear synonyms : the plough, ursa major, age pyramid, adventife cone, alluvial deposit, aboriginal population, abandoned meander, wagoner, dipper, afforestation, abrasion platform, big dipper, aluvial coast, the greater bear, wagoners, the big dipper, dippers, the great bear.