Appeasement türkçesi Appeasement nedir

Appeasement ingilizcede ne demek, Appeasement nerede nasıl kullanılır?

Appeasements : Kandırma. Düşmana ödün vererek savaştan kaçınma. Bastırma (açlığı). Yatıştırma. Bastırma. Ödün verme. Hafifletme. Taviz verme. Teskin etme.

Appease : Gönlünü almak. Doyurmak. Dindirmek. Azaltmak. Tatmin etmek. Gidermek. Açlığını gidermek. Yatıştırmak. Hafifletmek. Bastırmak (açlığı vb).

Appeased : Yatıştırılmış. Bastırılmış.

Appeased him : Onu sakinleştirdi. Onu yatıştırdı. Onu teskin etti.

Appeaser : Savaşa girmemek için taviz veren kimse. Yatıştırıcı. Savaşa girmemek için taviz verme yanlısı.

Appeasers : Yatıştırıcı. Savaşa girmemek için taviz veren kimse. Savaşa girmemek için taviz verme yanlısı.

Appeases : Yatıştırmak. Gidermek. Açlığını gidermek. Azaltmak. Doyurmak. Sakinleştirmek. Bastırmak. Hafifletmek. Bastırmak (açlığı vb). Tatmin etmek.

Unappeased : Tatmin edilmemiş. Sakinleşmeyen. Tatmin olmayan. Bastırılmamış. Yatışmayan. Yatıştırılmamış. Tatmin olmamış.

İngilizce Appeasement Türkçe anlamı, Appeasement eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Appeasement ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Extenuation : Hafife alma. Azaltma. Ciddiye almama.

Conciliation : Gönül alma. Uyuşmazlığın çözümlenebilmesi arnacıyla yapılan yasal çalışmaların tümü. Uzlaştırma. Barıştırma. Sakinleştirme. Ödeme. Gönlünü alma. Arabuluculuk. Toplu iş uyuşmazlıklarında, uzlaştırma kurulu aracılığıyla işçi ve işveren arasında anlaşmaya varılmasını sağlama. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Adulterations : Seyreltme. Aldatma. Dürüstlük ilkelerine aykırı olarak bir malın içine konulan değersiz başka bir madde ile tüketiciyi aldatma. Katıştırma. Malın niteliğini sorma. Karıştırma. Hile. Hile katma. Tağşiş.

Abatements : İndirim. Zayiat. İndirme. Azaltma. Yürürlükten kaldırma. İndirilme. İptal (hukuk terimi). Azaltılma. Azalma.

Dimming : Bulanmak. Kararmak. Kısma. Bulandırmak. Sönükleşmek. Karartmak. Karartma. Donuklaştırmak.

Alleviations : Azalma. Teselli. Dinme. Yatışma. Hafifleme. Azaltma.

Abating : Azalmak. Azalma. Azaltma. Yatıştırmak. Hafiflemek. Hafifleme. Dindirmek. Azaltmak.

Beguilement : Aldatma. İkna etme. Cezp etme. Ayartma. Baştan çıkarma.

Quenching : Suverme. Su vererek soğutma tavlaması. Söndürme. Katışkılarla çarpışma vb. yüzünden belirli bir özdecik ışınımının azalması, azaltılması. Söndürme (yangın). Suda sertleştirme. Söndürüm. Su verme. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Sulama.

Appeasement synonyms : appeasements, appeasing, mollification, damping, solacement, assuaging, attenuation, calming, dolus, depression, adulteration, dissuasion, moderating, moderation, quietuses, easing, mitigation, laying, repression, dodgery, extenuations, froissement, cajolery, cajoleries, conciliations, diminishing, alleviate, attenuations, dissuasions, compression, assuagement, modulation, lightening.

 

Appeasement ingilizce tanımı, definition of Appeasement

Appeasement kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of appeasing, or the state of being appeased. Pacification.