Bu sayfada Burst in ne demek nedir burst in hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi burst in resimleri yazıları türkçesi ne demek burst in ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller burst in hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Burst in nedir English: Ali burst into tears and ran upstairs. Turkish: Ali gözyaşlarına boğuldu ve üst kata koştu. English: Ali burst into the apartment. Turkish: Ali aceleyle daireye girdi. English: Ali burst into tears. ...
Burst into flames nedir English: The car turned over and burst into flames. Turkish: Araba devrildi ve ateş aldı. English: The building burst into flames. Turkish: Apartman patladı. : Aniden açmak. Yarılmak. Had safhaya gelmek. Çatlamak...
Burst into song nedir : Dolup taşmak. Atılmak. İnfilak etmek. Fırlamak. Patlamak. Patlama. Ortaya çıkmak. Aniden açmak. Yarılmak. Kağıt ayırmak. Into : -e. Şekline. E. Biçimine. Ye. İçeriye. -a. Haline. -in içine. İçine. [#Song : Destan. Şarkı ...
Burst inward nedir : Kağıt ayırmak. Had safhaya gelmek. İnfilak etmek. Çatlamak. Fışkırmak. Aniden açmak. Dolup taşmak. Patlamak. Patlak vermek. Inward : Dahili. Derinlemesine. İçeriye doğru. Ruhsal. İç. Fikir veya ruhun derinliğine doğru. M...
Burst in on nedir : Atılmak. İnfilak etmek. Had safhaya gelmek. Patlak. Çatlamak. Patlak vermek. Yarılmak. Fışkırmak. Patlamak. Dolup taşmak. In : Da. De. Halinde. Çok moda olan. İçine. İçeriye. İçeri doğru yönelen. İç. Dahili. Olarak. [#On...
Burst into nedir English: Ali burst into the room. Turkish: Ali aceleyle odaya girdi. English: Ali burst into tears. Turkish: Ali gözyaşlarına boğuldu. English: Ali burst into the apartment. Turkish: Ali aceleyle daireye gir...
Burst into laughter nedir English: Everybody burst into laughter. Turkish: Herkes gülmekten kırıldı. English: Everyone burst into laughter. Turkish: Herkes kahkahaya boğuldu. English: As soon as I saw him, I burst into laughter. Turk...
Burst into tears nedir English: She burst into tears to hear the news. Turkish: Haberleri dinlerken gözyaşlarına boğuldu. English: Ali could see that Mary was about to burst into tears. Turkish: Ali Mary'nin gözyaşlarına boğulmak üzere...
Copyright © 2007-2022 ileilgili.org • Her hakkı saklıdır.
İçeriklerimizden faydalanırken, lütfen sitemizi kaynak göstermeyi unutmayın.
Hakkında •
İletişim