Burst in türkçesi Burst in nedir
- Haykırmak.
- Birden içeri dalmak.
- Söyleyivermek.
Burst in ile ilgili cümleler
English: Ali burst into tears and ran upstairs.
Turkish: Ali gözyaşlarına boğuldu ve üst kata koştu.
English: Ali burst into the apartment.
Turkish: Ali aceleyle daireye girdi.
English: Ali burst into tears.
Turkish: Ali gözyaşlarına boğuldu.
English: A blood vessel burst inside his brain.
Turkish: Beyninde bir kan damarı patladı.
English: Ali burst into laughter.
Turkish: Ali kahkaha attı.
Burst in ingilizcede ne demek, Burst in nerede nasıl kullanılır?
Burst : Patlak. Yarılmak. Patlak vermek. Patlama. Patlatmak. Fırlamak. Dolup taşmak. Çatlamak. Atılmak.
In : Da. İçeriye. Olarak. İçinde. İçeri doğru yönelen. İçeri. İçine. Mevsimi gelmiş. Tutulan. İktidardaki.
Burst in on : Yarıda kesmek. Pat diye girmek. Kesintiye uğratmak.
Burst into : -e boğulmak. Aceleyle girmek. Birden -e başlamak.
Burst into flames : Alev almak. Tutuşan. Çabucak alev almış. Tutuşmuş. Tutuşmak. Ateş almak.
Burst into song : Şarkıya başlamak.
Burst into laughter : Kahkahayı basmak. Kahkahayı koyuvermek. Kahkahaya boğulmak. Gülmekten kırılmak. Kahkaha atmak. Makaraları koyuvermek.
İngilizce Burst in Türkçe anlamı, Burst in eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Burst in ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Clamored : Feryat. Gürültü etmek. Feryat etmek. Gürültü. Yaygara. Yaygara koparmak. Haykırma. Bağırıp çağırmak. Çığlık.
Chop : Parçalamak. Doğramak. Kırmak (odun). Kırmak (balta ile). Yandan vuruş yapmak (kriket). Baltayla kesmek. Yormak. Yarmak. Dalgalar için çırpınmak.
Bawled : Bas bas bağırmak. Feryat etme. Bağırmak. Haşlamak. Avazı çıktığı kadar bağırmak. Zırlamak. Avazı çıktığı kadar bağırmak (argo terim). Yüksek sesle ağlamak. Haykırış.
Burst out : Patlamak. Birden başlamak. Patlak vermek. Aniden söylemek.
Ejaculating : Söyleyiverme. Dışarı atılma. Bağırmak. Boşalmak. Boşalma. Boşaltmak. Fışkırmak. Fışkırtmak.
Blurt out : Yumurtlamak. Düşünmeden söylemek. Ağzından kaçırmak. Pat diye söylemek.
Bray : Kulak tırmalayıcı ses. Anırtı. Dövmek (havanda). Ezmek. Anırır gibi bağırmak. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Anırmak. Dövmek. Anırma.
Ejaculated : Söyleyiverilmiş. Boşaltmak. Bağırmak. Fışkırtmak. Boşalmak. Atılmış. Dışarı atılmış. Boşalmış.
Bawls : Bas bas bağırmak. Yüksek sesle ağlamak. Haşlamak. Haykırış. Zırlamak. Avazı çıktığı kadar bağırmak. Feryat etme. Bağırmak. Avazı çıktığı kadar bağırmak (argo terim).
Burst in synonyms : blare out, ejaculate, clamor, bawl, brays, ejaculates, call to, caterwauls, caterwauling, brayed, barge in, caterwauled, caterwaul.

Bu kısımda Burst in kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Burst in ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Burst in anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Burst in ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.