Burst türkçesi Burst nedir

  • Çatlamak.
  • Atılmak.
  • Patlama.
  • Fırlamak.
  • Patlatmak.
  • Patlak vermek.
  • Patlamak.
  • Kağıt ayırmak.
  • İnfilak etmek.
  • Aniden açmak.
  • Dolup taşmak.
  • Fışkırmak.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Patlak.
  • Had safhaya gelmek.
  • Yarılmak.
  • Boşanmak (gözyaşı).
  • Ortaya çıkmak.

Burst ile ilgili cümleler

English: A mighty cheer burst from the crowd.
Turkish: Kalabalıktan muazzam bir tezahürat patladı.

English: Ali burst into tears and ran upstairs.
Turkish: Ali gözyaşlarına boğuldu ve üst kata koştu.

English: A blood vessel burst inside his brain.
Turkish: Beyninde bir kan damarı patladı.

English: Ali burst into laughter.
Turkish: Ali kahkaha attı.

English: Ali and the others all burst out laughing.
Turkish: Ali ve diğerlerinin hepsi kahkahayı patlattı.

Burst ingilizcede ne demek, Burst nerede nasıl kullanılır?

Burst can : Yakıtın oluşturduğu yüksek ısının, kılıfın bir noktasında yoğunlaşması sonucu oluşan çatlama. Kılıfın çatlaması.

Burst communication : Çoğuşmalı iletişim. Patlamalı iletişim.

Burst errors received : Alınan sinyal dizisi hatası.

Burst forth : Birden önüne çıkmak. Birden ortaya çıkmak. Pat diye önüne çıkmak. Açılmak.

Burst in : Haykırmak. Söyleyivermek. Birden içeri dalmak.

Burst in on : Kesintiye uğratmak. Yarıda kesmek. Pat diye girmek.

 

Burst inward : Birden içeriye girmek. İçeriye patlamak.

Burst into flames : Çabucak alev almış. Alev almak. Tutuşmuş. Tutuşmak. Tutuşan. Ateş almak.

Burst mode communication : Çoğuşmalı iletişim.

Burst into song : Şarkıya başlamak.

İngilizce Burst Türkçe anlamı, Burst eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Burst ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Breaks : Yenmek. Parçalanmak. Batmak. İhlal etmek. Batırmak. Akma kırışıkları. Koparmak. Kesmek. Bozdurmak. Molalar.

Split up : Paylaştırmak. Paylaşılmak. Bölmek. Taksim etmek. Bölünmek. Pay dağıtma. Birim hisse değeri düşürülerek tedavüldeki hisse sayısının artırılması. Ayırma biçiminde bir şirket yeniden yapılanması. Bölme. Ayrılma.

Become of : -sı olmak. -nın sonucu olmak. Olmak. Başına gelmek. Meydana gelmek. -nın ürünü olmak. Dışarı çıkmak.

Stave in : Fıçıda delik açmak. Ezmek. Kırmak. Delinmek. Vurarak kırmak. Çökertmek. Kırarak delik açmak. Delmek.

Cleaves : Açmak. Bağlı olmak. Sadık kalmak. Delmek. Yapışmak. Yarmak. Bölmek. Bölünmek.

Bolted : Tüymek. Süzmek. Tülbentten geçirmek. Sürmeli. Kaçmak. Elemek. Tıkınmak. Demirli. Çiğnemeden yutmak.

Erupting : Patlama (yanardağ vb). Püskürmek. Çıkagelmek. Çıkmak.

Breaking out : Çıkmak.

Clacking : Gıcırdamak. Çatırdamak. Laklak etmek (argo terim). Gevezelik etmek. Tıkırdamak.

Blasting : İnfilak. Patlayıcı. Püskürtme yapan kimsenin işi. Küfretme. Patlatma yapan kimsenin işi. Lanet okuma. Havaya uçma. Püskürtme.

Burst synonyms : change integrity, blasts, emanates, appear, blowup, erupt, adventured, seethed, fissure, boom, cleaved, ejaculated, belches, adventures, court, blew, belch, blowups, clouts, chap, betides, cracks, seethe, detonates, betiding, acception, swarms, fall apart, explode, access key, crump, blows, break in on.

 

Burst zıt anlamlı kelimeler, Burst kelime anlamı

Implode : Şiddetle içeriye doğru çekmek. İçeriye patlatmak. İçeriye patlamak.

Lack : Yoksun kalmak. Yoksun olmak. Eksiklik. Eksik olmak. Olmamak. -sizlik çekmek. -den yoksun olmak. İhtiyacı olmak. Yokluk. Olmayış.

Burst ingilizce tanımı, definition of Burst

Burst kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A burst of passion. To force open suddenly. A violent rending. A sudden breaking forth. The buds will burst in spring. A burst of inspiration. An explosion. To burst open the doors. To break or rend by violence, as by an overcharge or by strain or pressure, esp. from within. To fly apart or in pieces. To yield to force or pressure, especially to a sudden and violent exertion of force, or to pressure from within. Of break open. As, the boiler had burst. As, a burst of thunder. To burst a blood vessel. A burst of applause. To explode. As, to burst a cannon.