Bu sayfada Embarrass ne demek nedir embarrass hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi embarrass resimleri yazıları türkçesi ne demek embarrass ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller embarrass hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Embarrass nedir English: Ali didn't want to embarrass Mary. Turkish: Ali Mary'yi utandırmak istemiyordu. English: Don't embarrass yourself. Turkish: Kendini mahçup etme. English: Don't embarrass me. Turkish: Beni utandırma....
Embarrassed him nedir English: I embarrassed him. Turkish: Ben onu utandırdım. English: She embarrassed him. Turkish: O onu utandırdı. : Mahçup. Mahcup. Eli darda. Çekingen. Sıkılgan. Para sıkıntısı içinde olan. Gırtlağına kadar borca...
Embarrasses nedir : Gırtlağına kadar borca batmış. Eli darda. Para sıkıntısı içinde olan. Çekingen. Utangaç. Utanmış. Mahcup. Mahçup. Sıkılgan. Embarrassed him : Onu utandırdı. Onu bozdu. Onun yüzünü kızarttı. Onu mahcup etti. [#Embarrassed...
Embarrassing question nedir English: It's an embarrassing question. Turkish: İnsanı utandıracak bir soru. : Huzursuz edici. Mahçup edici. Can sıkıcı. Mahcup edici. Zor duruma sokan. Yüz kızartıcı. Utandırıcı. Question : Şüphelenmek. Sorgulamak. ...
Embarrassment nedir English: He noticed her embarrassment. Turkish: O, onun mahcubiyetini fark etti. English: Ali is an embarrassment. Turkish: Ali bir sıkıntı. English: Tom's embarrassment grew. Turkish: Tom'un utancı büyüdü. ...
Embarrass de richesse nedir [#Embarrass] : Bozmak. Engellemek. Utandırmak. Sıkıntı vermek. Para sıkıntısına düşürmek. Para sıkıntısı çekmek. Şaşırtmak. Mahcup etmek. Rahatsız etmek. Sıkmak. De : Doktor mühendis. Delaware. Aşağı. Almanya. Tamamen. Bir...
Embarrassed nedir English: Ali was embarrassed when he took his shirt off in front of Mary for the first time, because he had his ex's name tatooed on his chest. Turkish: Ali ilk kez Mary'nin önünde gömleğini çıkardığında utanmıştı, çü...
Embarrassedly nedir him : Onu utandırdı. Onu bozdu. Onu mahcup etti. Onun yüzünü kızarttı. Be embarrassed : Mahcup kalmak. Morarmak. Bozum olmak. Utanmak. Mahcup edilmek. Mahcup olmak. Bozulmak. embarrassed : Utanmış olma. Yüzü kızarmış olma....
Embarrassing nedir English: Please stop embarrassing yourself. Turkish: Lütfen kendini utandırmayı kes. English: This is the most embarrassing moment of my life. Turkish: Bu, hayatımdaki en utanç verici andı. English: Something emb...
Embarrassingly nedir question : Yanıtlayıcıdan kişisel ve özel yaşamına ilişkin ya da çoğunlukça benimsenmiş kanılara aykırı konularda bilgi isterken uygun dile getirilmediği için yanlılığa yol açan soru. Tedirgin edici soru. Embarrassing : Zo...
Embarrassments nedir embarrassment : Mali sıkıntı. Embarrassment : Utanç duyma. Rahatsızlık. Şaşkınlık. Bozum. Mahcup olma. Mahcubiyet. Para sıkıntısı. Sıkıntı. Utanç duygusu. Parasızlık. : Sıkıntıdan kurtarma. Güç bir durumdan kurtarma. Sıkın...