Bu sayfada Shoo ne demek nedir shoo hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi shoo resimleri yazıları türkçesi ne demek shoo ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller shoo hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Shoo nedir English: Ali began to shoot at the police car.Turkish: Ali polis arabasına ateş etmeye başladı. English: Ali and Mary were just shooting the breeze.Turkish: Ali ve Mary sadece çene çalıyorlardı. English: Ali an...
Shooflies nedir [#Shoofly] : Sallanan bir tür çocuk sandalyesi. Diğer polisleri gizlice denetleyen sivil polis. Sallanan bir tür çocuk sandalyesi. Diğer polisleri gizlice denetleyen sivil polis....
Shooing nedir away : Kışkışlamak. Kışt diyerek kovmak. Kovmak. Shoo : Hoşt. Pist. Hişt. Kovmak. Kış kış. Kışkışlamak. Kış. Yönlendirmek. : Yönlendirmek. Kovmak. Kışkışlanmış. Kışkışlamak. Kovulmuş. Shooflies : Sallanan bir tür çocuk san...
Shook hands nedir English: He shook hands with me.Turkish: O, benimle tokalaştı. English: He shook hands with his friend.Turkish: O, arkadaşıyla tokalaştı. English: Ali shook hands with Mary.Turkish: Ali Mary ile tokalaştı...
Shook hands with him nedir English: I entered the room and shook hands with him.Turkish: Odaya girdim ve onunla tokalaştım. English: She shook hands with him.Turkish: O, onunla tokalaştı. : Fıçı malzemesi. Sallanmış. Fıçı kerestesi. Sand...
Shook off the responsibility nedir : Sallanmış. Sandık yapım malzemesi. Fıçı kerestesi. Çalkalanmış. Fıçı malzemesi. Off : Kalkmak. Yanılmak. Çıkarmak. Dışında. Öldürmek. Soğutmak. Baş. Kapalı. Azalmak. [#The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Be...
Shoon nedir away : Kovmak. Kışt diyerek kovmak. Kışkışlamak. Shoo : Hoşt. Hişt. Kovmak. Pist. Kışkışlamak. Kış kış. Yönlendirmek. Kış. : Kışkışlamak. Kovmak. Kışkışlanmış. Yönlendirmek. Kovulmuş. Shooflies : Sallanan bir tür çocuk san...
Shoot nedir English: Ali is going to shoot Mary.Turkish: Ali Mary'ye ateş edecek. English: Ali began to shoot at the police car.Turkish: Ali polis arabasına ateş etmeye başladı. English: Ali didn't shoot anyone.Turki...
Shoot a film nedir : [#Mesafe. Şut çekmek. Keresteyi rendeleme. Budak. Oynamak (misket veya bilardo). Fotoğraf çekme. Filiz. atış. Füze fırlatma. Atış. A : La (müzik terimi). Herhangi bir. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Amperin simgesi. ...
Shoo away nedir : Kış. Kışkışlamak. Kış kış. Kovmak. Hişt. Pist. Yönlendirmek. Hoşt. Away : Uzak. Bir yana. Deplasman maçı. Yola çıkmış. Devamlı. Durmadan. Uzakta. Deplasmanda. Uzağa. Yok. [#Shooed : Kışkışlanmış. Kışkışlamak. Kovmak. Kov...
Shooed nedir English: Ali shooed the flies away.Turkish: Ali sinekleri kışkışladı. English: She shooed him outdoors.Turkish: O onu dışarı kışkışladı. away : Kışt diyerek kovmak. Kışkışlamak. Kovmak. Shoo : Yönlendirmek. Pis...
Shoofly nedir : Sallanan bir tür çocuk sandalyesi. Diğer polisleri gizlice denetleyen sivil polis. Shoo away : Kışkışlamak. Kovmak. Kışt diyerek kovmak. [#Shoo : Kışkışlamak. Hoşt. Kış kış. Hişt. Kış. Yönlendirmek. Pist. Kovmak. Shooed ...
Shook nedir English: Ali gently shook Mary awake.Turkish: Ali Mary'yi uyandırmak için nazikçe sarstı. English: Ali and Mary shook hands.Turkish: Ali ve Mary tokalaştı. English: Ali closed his eyes and shook his head....
Shook hands with nedir English: He shook hands with his friend.Turkish: O, arkadaşıyla tokalaştı. English: Ali shook hands with me.Turkish: Ali benimle tokalaştı. English: Ali shook hands with Mary.Turkish: Ali Mary ile tokalaş...
Shook his head nedir English: Ali shook his head to say no.Turkish: Ali hayır demek için kafasını salladı. English: Ali just shook his head and didn't say anything.Turkish: Ali sadece başını salladı ve bir şey söylemedi. English: H...
Shooks nedir hands : Kutlamak için elini uzatmış. El sıkışmış. Elleri tebrik etmek için kavramış. Shook hands with : Kendini tanıtmış. El sıkışmak sureti ile hoşgelmiş. hands with him : Onun elini sıkmış. Onunla el sıkışmış. Shook his ...
Shoos nedir away : Kışt diyerek kovmak. Kovmak. Kışkışlamak. Shoo : Kışkışlamak. Hişt. Pist. Kış. Yönlendirmek. Kovmak. Kış kış. Hoşt. : Kovmak. Kışkışlamak. Kovulmuş. Yönlendirmek. Kışkışlanmış. Shooflies : Sallanan bir tür çocuk san...
Shoot a basket nedir : Fışkın. Ateş etmek. Belirli bir yer boyunca yayılıvermek (ağrı). Çevirim eylemi. Şut çekmek. Sürgün vermek. Fotoğraf çekmek. Vurma. Oynamak (misket veya bilardo). Keresteyi rendeleme. A : En yüksek not. En iyi kaliteyi s...
Shoot a glance nedir : Çekim. Çekim yapmak (kamera). Fotoğraf çekmek. Av. Sürgün vermek. Filiz. Perdahlamak (kereste). Bir oyuncunun sayı yapmak amacıyla topu sepete doğru atması. Ateş etmek. Vuruş. A : Herhangi bir. La (müzik terimi). Amperin...