Shooing türkçesi Shooing nedir

Shooing ingilizcede ne demek, Shooing nerede nasıl kullanılır?

Shoo away : Kışkışlamak. Kışt diyerek kovmak. Kovmak.

Shoo : Hoşt. Pist. Hişt. Kovmak. Kış kış. Kışkışlamak. Kış. Yönlendirmek.

Shooed : Yönlendirmek. Kovmak. Kışkışlanmış. Kışkışlamak. Kovulmuş.

Shooflies : Sallanan bir tür çocuk sandalyesi. Diğer polisleri gizlice denetleyen sivil polis.

Shoofly : Sallanan bir tür çocuk sandalyesi. Diğer polisleri gizlice denetleyen sivil polis.

Shook hands with : Kendini tanıtmış. El sıkışmak sureti ile hoşgelmiş.

Shook his head : Kafasını sallamış. Ret manasında kafasını hareket ettirmiş.

Shooks : Çalkalanmış. Fıçı kerestesi. Sallanmış. Sandık yapım malzemesi. Fıçı malzemesi.

Shook : Fıçı kerestesi. Çalkalanmış. Fıçı malzemesi. Sandık yapım malzemesi. Sallanmış.

Shook hands with him : Onun elini sıkmış. Onunla el sıkışmış.

İngilizce Shooing Türkçe anlamı, Shooing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shooing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Diverted : Başka yöne çekmek. Oyalamak. Dağıtmak. Eğlendirmek. Bir köşeye koymak. Ayırmak. Çevirmek. Çevrilmiş. Çevrilen.

Forward : İleriye. Asıl görevi, topu karşı takımın kalesine sokmak için akınlar yapmak olan, akıncı katındaki 5 oyuncudan her biri. İletmek. Yüklemek. Gelişmiş. Futbol, bilgisayar alanlarında kullanılır. Ön. Akıncı. İleri aktarmak.

 

Axed : Kısmak. Azaltmak. Baltalanmış. Sepetlemek.

Directs : Emretmek. Direktif vermek. Yönetmenlik yapmak. Atfetmek. Doğrultmak. Direkt. Komuta etmek. Yönetmek. Yöneltmek.

Shot : Girişim. Demir, pirinç ya da pirinçten daha sert bir özdekten yapılmış, içi dolu, yüzeyi düz, yuvar biçiminde atma aracı. ağırlığı, erkeklerde 7. 257 kg., bayanlarda 4 kg. dır. Erim. Şanjan. Nişancı. Vurulmak. Atış. Mermi. Yudum. Atım.

Conge : Ani işten çıkarma (fransızcadan gelen). İşten çıkarma. Resmi uğurlama. Bir kişin ayrılması için verilen resmi izin (fransızcadan gelen). Ayrılma. Yol verme.

Eviction : Tahliye. Kanunen el koyma. Kimi koşulların varlığı durumunda, bir tutmanlık sözleşmesi sona ermeden, ama genellikle tutmanlık sözleşmesinin süresinin bitiminde, konut iyesinin başvurusu üzerine, yönetim ve yargı orunlarınca, tutmanın oturtmakta olduğu yapıyı bırakmaya zorlanması. (ev sahibinin) evi tahliye etmesi. Zapt hali. Çıkarma. Boşaltma. Dışarı atma. Mahkeme kararıyla tahliye.

Shooed : Kovulmuş. Kışkışlanmış.

Canalise : Kanalize olmak. Derinleştirmek. Kanal haline getirmek. Kanal yapmak. (bir yöne) kanalize etmek. Bir yöne akıtmak. Kanal açmak. Yöneltmek. Bir başka kanala yönlendirmek (ayrıca canalize).

Canalized : Kanal açmak. Kanal haline getirmek. Kanalize. Kanalize etmek.

Shooing synonyms : firing off, countershot, gunfire, chasing away, buying, gunshot, banishment, brushoff, marketing, divert, ejecting, banishments, shoos, cashier, discharge, boot out, direct, actuation, channel, canalize, driving away, banished, ejection, bounces, governs, banish, fire control, brushoffs, banishes, govern, banishing, dispelling, propulsion.

 

Shooing zıt anlamlı kelimeler, Shooing kelime anlamı

Inferior : Ast. Bayağı. İnferiyor. Aşağı. Alt veya aşağı anlamında. Kalitesiz. Ast rütbede. Aşağı derecede olan kimse. İkinci derecede.

Acceleration : Birim zamanındaki hız değişimi. Vadeden önce muaciliyet kespetme. Süratlenme. Bilgisayar, fizik, uzay, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Alacağı hızlandırma. İvme. Borçlunun, anlaşmaya uymaması yüzünden, alacaklının, süreden önce alacağını isteyebilmesi. Hız verme. Hız artması. Birim zamandaki hız değişimi tutarı; hızın değişim hızı.