Bu sayfada Tırkı ne demek nedir tırkı hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi tırkı resimleri yazıları türkçesi ne demek tırkı ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller tırkı hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Tırkı nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Kapı sürgüsü, dayağı, mandalı. Tahıl ölçeğinin dörtte biri: Bir tırkı buğday aldım. Teknik terim anlamı: Şiniğin yarısı yani bir gaz tenekesinin dörtte biri kadar ölçek. (Senirkent Isparta). Tırk ...
Tırkılamak nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Kapıyı arkasından sürgülemek, dayaklamak, mandallamak. Kapı ya da pencereyi sürgülemek. Bastırmak. Tırk : Peşin Tırkı : Kapı sürgüsü, dayağı, mandalı. Tahıl ölçeğinin dörtte biri: Bir tırkı buğday...
Tırkıs nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Kapı sürgüsü, dayağı, mandalı. Kilit. [bkz: tırkaz]. Tırk : Peşin Tırkı : Kapı sürgüsü, dayağı, mandalı. Tahıl ölçeğinin dörtte biri: Bir tırkı buğday aldım. Şiniğin yarısı yani bir gaz tenekesini...
Tırkız nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Kapı sürgüsü, dayağı, mandalı. Kalenderdeki çengel. Tırk : Peşin Tırkı : Kapı sürgüsü, dayağı, mandalı. Tahıl ölçeğinin dörtte biri: Bir tırkı buğday aldım. Şiniğin yarısı yani bir gaz tenekesinin...
Tırkıç nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: İçerisini göstermeyen parmaklıklı, kafesli kapı. Ahırda yavruları analarından ayırmak için yapılan parmaklıklı yer. Yarma, soğan ve yağ ile yapılan bir çeşit yemek. Tırk : Peşin Tırkı : Kapı sürgü...
Tırkık nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: 1.Toprak ya da taştan yapılan seki. 2.Sedir. Tırk : Peşin Tırkı : Kapı sürgüsü, dayağı, mandalı. Tahıl ölçeğinin dörtte biri: Bir tırkı buğday aldım. Şiniğin yarısı yani bir gaz tenekesinin dörtte...
Tırkıldamak nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Kimi nesneler düşünce uzun, titrek ses çıkarmak, tınlamak. Sıçan ve benzerleri hayvan tıkırtı yapmak. Tırk : Peşin Tırkı : Kapı sürgüsü, dayağı, mandalı. Tahıl ölçeğinin dörtte biri: Bir tırkı buğ...
Tırkış nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Suyunu çekerek lapalaşmış (yemek için). Pencere kafesi. Büyüyemeyen, zayıf (çocuk için): Komşunun kızı pek tırkış, dört yaşına girdi hala küçük. [bkz: tırkanaş]. Çiçekbozuğu yüzlü kimse. Tırk : Pe...