Scrim türkçesi Scrim nedir

  • Tiyatro perdesi kumaşı.
  • İnce perdelik kumaş.
  • İnce dokunmuş kumaş.
  • İnce bez.
  • İnce keten.

Scrim ile ilgili cümleler

English: Do you know what is the first cause of discrimination in Italy?
Turkish: İtalya'daki ayrımcılığın ilk sebebinin ne olduğunu biliyor musun?

English: Discrimination on the basis of gender is prohibited.
Turkish: Cinsiyet temelli ayrımcılık yasaklanmıştır.

English: He fought against racial discrimination.
Turkish: Irk ayrımcılığına karşı mücadele etti.

English: He's opposed to racial discrimination.
Turkish: O ırksal ayrımcılığa karşıdır.

English: Everyone, without any discrimination, has the right to equal pay for equal work.
Turkish: Herkesin, hiçbir fark gözetilmeksizin, eşit iş karşılığında eşit ücrete hakkı vardır.

Scrim ingilizcede ne demek, Scrim nerede nasıl kullanılır?

Scrimmage : Hücum (amer. fut.). Göğüs göğüse kavga. Kavga. Saldırı. Döğüşmek. Didişme. Birkaç kişinin katıldığı kavga. İtişip kakışmak. Saldırış. Kör döğüşü.

Scrimmaged : Hücum (amerikan futbolunda).

Scrimmages : Saldırı. Çarpışma. Göğüs göğüse kavga. Hücum (amer. fut.). İtişip kakışma. Kavga. Birkaç kişinin katıldığı kavga. Saldırış. Çatışma. Hücum.

Scrimmaging : İtişip kakışma. Çatışma. Çarpışma. Göğüs göğüse kavga etme.

 

Scrimp : Az vermek. Cimri. Yetersiz. Aşırı tutumlu olmak. Cimrilik etmek. Az. Eksik. Çırpıştırmak. Kısmak. Fazla veya dar kesmek.

Scrimpiest : Yetersiz. Eksik. En az verilmiş. Az. En cimri. Kıt. En kısılmış. Cimri.

Scrimped : Yetersiz. Kısmak. Az vermek. Cimrilik etmek. Cimri. Eksik. Çırpıştırmak. Fazla veya dar kesmek. Az. Aşırı tutumlu olmak.

Scrims : İnce perdelik kumaş. Tiyatro perdesi kumaşı. İnce keten. İnce bez. İnce dokunmuş kumaş.

Scrimpy : Kıt. Çok kıt. Cimri. Eksik. Yetersiz. Az.

Scrimshank : Kaytarmak. Yan çizmek.

İngilizce Scrim Türkçe anlamı, Scrim eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scrim ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fabric : Kumaş. Doku. Bez. İskele. İnşa. Nesiç. Bünye. Bir kayacın iç yapısı. (iç yapı, kayacın oluşum koşullarına bağlı olduğundan belli başlı doku örneklerinde, kayaç cinslerine göre şöyledir: a) kor kayaçlar. 1. kristal: kayaç yapıcı minerallerin hepsi kristal biçimi göstermektedir, aralarında bağlayıcı madde yoktur. kristal dokunun şu cinsleri vardır: a) tüm kristal: kayacı yapan bütün mineraller kristallenmişlerdir. b) yarı kristal: kristallenmiş yapıcılar arasında camsı madde de vardır. c) iri kristalli: kristallenmiş yapıcılar çıplak gözle görülebilmektedirler. ç) ince kristalli: kristal yapıcılar ancak mikroskopla seçilebilmektedir. d) taneli: kristallenmiş yapıcıların büyüklük ve biçimleri ortalama özdeştir. iri, ufak ve sık taneli dokular vardır. 2. camsı: kayaç tüm ya da büyük çoğunlukla, camsı bir madde ile yapılıdır. 3. porfirsi: sık taneli ya da camsı bir kayaç hamuru içinde kendine özgü kristal biçimi gösteren kristaller vardır. 4. camsı porfirsi: kayaç hamuru büsbütün camsı maddedir ve bu hamur içinde iri kristaller bulunmaktadır. 5. akış izli doku: kayacın geldiği magmanın akış yönü, kayaç hamurundaki kristalciklerin sıralanışından ve camsı maddenin biçiminden bellidir. 6. yuvarsı doku: camsı madde ile yapılı kayaç hamurunda, özekten ışınsal ve küresel biçimler vardır. a) tortul kayaçlar. doku genellikle birikme koşullarına uygun olarak katlıdır. c) başkalaşım kayaçları. mineralleri az çok özdeş zamanda kristallendiklerinden, bu kayaçlarda, genellikle kristal başkalaşım dokusu bulunur: a) mozaiksi doku: kayacın mineralleri taneli biçim gösterir. b) eşit doku: kayacın minerallerinin taneleri ortalama birbirine eşit büyüklüktedir. c) değişik doku: minerallerin tane büyüklükleri çeşitlidir. ç) porfirsi başkalaşım dokusu: taneli kayaçta, ötekilerinden sonra ve çok daha büyük tane büyüklüğünde gelişmiş kristaller vardır. d) porfir kırıklı doku: başkalaşımdan önce oluşmuş kristaller, kayaçta kalıntı durumunda bulunur. Dokuma. Çatı.

 

Textile : Dokuma. Tekstil. Dokuma kumaş. Dokuma işleri. Tekstil ürünü. Dokunmuş kumaş. Dokumacılık. Mensucat.

Cloth : Cilt bezi. Yelken. Kumaş. Dokuma. Örtü. Bez. Sofra örtüsü. Rahiplik. Din adamlığı. Çaput.

Material : Materyal. Özdeksel. Özdek. Maddeci. Maddesel. Kumaş. Zaruri. Maddi. Gereç.

Scrim synonyms : scrims.

Scrim ingilizce tanımı, definition of Scrim

Scrim kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Called also India scrim. A kind of light cotton or linen fabric, often woven in openwork patterns, used for curtains, etc.