Anticlinal axis türkçesi Anticlinal axis nedir

  • Kemer ekseni.
  • Antiklinal ekseni.
  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Belli bir katman ile bir kemer eksen düzleminin kesiştiği çizgi.

Anticlinal axis ingilizcede ne demek, Anticlinal axis nerede nasıl kullanılır?

Anticlinal : Yukaçla ilgili. Merkezi bir eksenden iki yana doğru inen (jeoloji). Yukaçsal. Antiklinal.

Axis : Uyuşma. Aks. Üzerinde bir yön belirlenmiş doğru. bir cismin parçalarının çevresinde, bakışımlı olarak düzenlediği sanal bir doğru. bir cismin, çevresinde döndüğü doğru. Bir serpiştirme ya da çizge alanında değişik boyutları ya da değişkenleri simgeleyen doğrultu. Aksis. Eksen kemiği. Mil. Eksen. Bilgisayar, biyoloji, fizik, uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Mihver.

Anticlinal valley : Antiklinal vadi. Kemer koyağı. Antiklinal vadisi. Kıvrımlı yapılarda, bir kemer ekseni üzerine yerleşmiş ve gömülmüş koyak.

Aerotaxis : Mikroorganizmaların havanın bulunduğu yöne doğru hareket etmesi. Aerotaksis. Oksijene veya oksijenden uzağa doğru organizmanın hareketi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Oksijene doğru organizmanın hareketi. Aerotaksi.

Anaphylaxis : Anafilaksis. Aşırı duyarlılık. Anaflaksi. Anafilaksi.

Antianaphylaxis : Antianafilaksi. Anafilaksiyi gideren, anafilaksiye karşı.

İngilizce Anticlinal axis Türkçe anlamı, Anticlinal axis eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Anticlinal axis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abyss : Tamu. Dipsiz gibi görünen yer. Uçurum. Yerde bulunan, çok derin ve dipsiz kuyu. Dibi olmayan çukur. Abis. Hufre. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı. Boşluk. Derinlik.

Absolute age : Mutlak yaş. Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı. Kesin yaş. Salt yaş.

Abrasive power : Akarsuyun aşındırma gücü. Aşındırıcı kuvvet. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.). Aşındırıcı güç.

Absolute chronology : Salt çağbilimi. Yerbilim oluşlarının yıllarla bekletilmesi. Mutlak kronoloji.

Algonkian : Algonkiyen. Alkongien. Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.). Bir prekambriyen sistemi. Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi.

Adventive cone : İlerleme hunisi. Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi. Ek koni. Parazitik koni. İlerleme konisi.

Agricultural geology : Tarım yerbilimi. Tarımsal jeoloji. Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı.

Advance of aglacier : Buzul ilerlemesi. Buzulun önden uzanması.

Alkali rocks : Alkali kayaç. Alkali kayaçlar. Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar.

 

Aggregats : Topluluk. Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri.

Anticlinal axis synonyms : abysal environment, alcalic fumarole, acrozone, acid fumarole, adjacent rock, after shock.