Cacaine türkçesi Cacaine nedir

  • Kakain.

Cacaine ingilizcede ne demek, Cacaine nerede nasıl kullanılır?

Cacao : Hintbademi. Kakaolu. Kakao. Kakao ağacı. Kakao çekirdeği.

Cacao bean : Kakao çekirdeği. Kakao tanesi.

Cacao butter : Kakao yağı.

Cacao tree : Kakaogiller (sterculiaceae) familyasından, her dem yeşil, 30 cm kadar boyunda, 10 cm kadar eninde etli ve açılmayan kapsül tipi meyveleri olan, tohumlarından kakao elde edilen bir tür. Kakao ağacı. Hintbademi.

Cacao tree family : Kakaogiller. Yaprakları almaşlı dizilişte, çiçekleri er dişi nadiren tek eşeyli, şizokarp ya da kapsül tipi meyveleri olan, kakao ve kola elde etmek için yetiştirilen, aynı zamanda süs bitkisi olarak da kullanılan, ağaç, çalı nadiren de otsu formdaki çok yıllık bitkiler.

Cac index : Paris borsasında işlem gören hisse senetlerinin fiyatlarından oluşan dizin. Cac dizini.

Cacciatore : Domates mantar ve baharatlarla pişirilmiş veya hazırlanmış.

Decacanth : Dekakant. Sestodların cestodaria alt sınıfında bulunan türlerinin yumurtaları içerisinde bulunan larvalarına verilen ad. larvalar 10 çengel taşıması nedeniyle dekakant larva adını almaktadır. Cestoda sınıfının cestodaria alt sınıfında bulunan türlerinin yumurta içerisinde bulunan larvalarına verilen ad.

Titicaca : Peru ve bolivya sınırında tatlı su gölü (and dağları'nda).

 

Cache buffer : Ön arabellek. Ön tampon bellek. Ön bellek tamponu.

İngilizce Cacaine Türkçe anlamı, Cacaine eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cacaine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Paving machine : Yol kaplama makinesi.

Comber : Tarak makinesi. Tarayıcı. Yün. Hani balığı. Tarak. Üst kısmı kuvvetli rüzgarla ileriye doğru itilen derin deniz dalgası. Uzun ve tümsekli dalga. Penye makinesi. Asıl hani balığı.

Simulator : Benzetici. Benzetimci. İkiyüzlü. Benzeştirici. Simülatör. Similatör. Yalancı. İki yüzlü. Benzeteç. Yalandan hasta.

Paviour : Kaldırımcı.

Excavator : Kazı yapan kimse. Kazı makinesi. Kazıcı. Ekskavatör. Hafriyat işçisi. Kazaratar. Kazma makinası. Kazma makinesi.

Bagger : Bir şeyleri paketlere veya torbalara koyan kimse. Çim biçme makinesinin kırpıntılarını yakalayan torba. Paketçi.

Riveter : Perçinleyici. Perçin çekici. Perçinci. Nesneleri perçin kullanarak birbirine bağlayan kimse veya makina. Perçinleyen kimse veya makina. Perçinleme makinesi.

Shovel : Bir kürek dolusu miktar. Kürek dolusu. Kürekle atmak. Küreklemek. Kürekle boşaltmak. Kürümek. Kürek. Küremek. Faraş.

Corker : Kuyruklu yalan. Sonuca ulaşmayan tartışma. Mükemmel. Olağanüstü şey. Şaşırtıcı kimse. Şişeleri mantarla tıpalayan cihaz. Harika. Mantar veya tıpa yerleştirme makinesi.

Cement mixer : Betonkarar. Beton kamyonu. Çimento mikseri. Betonu karıştırmak ve taşımak için kullanılan dönen bir tankı olan büyük kamyon. Betonyer. Çimento harcı karıştırıcısı. Çimento karıştırıcısı. Beton karıştırıcı.

 

Cacaine synonyms : mechanical press, farm machine, proteosome, automated teller, computing machine, rivetter, computing device, zamboni, staplegun, immunizing agent, poliovirus vaccine, snow thrower, vaccinum, coin machine, snow blower, proteosome vaccine, pneumococcal vaccine, pneumovax, perpetual motion machine, hop picker, record player, stapling machine, self feeder, concrete mixer, sorter, press, printing machine, slot machine, trimmer, calculator, calender, power tool, cash machine.

Cacaine zıt anlamlı kelimeler, Cacaine kelime anlamı

Soft drug : Hafif uyuşturucu.

Achromatic : Renksemez. Renksiz. Renk değişikliği yapmayan, ışığı renklerine ayırmadan kıran, akromatik, akromatoz. Akromatik. Perdesi değişmeyen. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renközü olmayan. (siyah, beyaz ve gri, renksemezdir). renkserin karşıtı. Renksiz; renk meydana getiren en küçük uyartıya duyarsız.

Cacaine ingilizce tanımı, definition of Cacaine

Cacaine kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The essential principle of cacao. Now called theobromine.