Eveli nedir, Eveli ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Eskiden, bir zamanlar.

Eveli anlamı, tanımı

Evel : Evvel. Önce. Evvel, önceleri. Evvel, ilk olarak; bir zamanlar, bk. evvel

Evelih : Kuruyunca yaprakları kızaran, lor dolması yapılan bir bitki.

Evelik : Yaprakları yenilebilen, tohumlarından da çay yapılan ıspanağa benzeyen bir çeşit ot, labada. Sulu yerlerde yetişen, delikli gövdesi kenevire benzeyen, ince, uzun yapraklı, boyu bir metreyi geçmeyen bir çeşit bitki.

Evelik mancarı : Yaprakları yenilebilen, tohumlarından da çay yapılan ıspanağa benzeyen bir çeşit ot, labada.

Evelik otu : Yabani pancar otu.

Evelisi : Evvelce, önceleri.

Eveliyh : Ispanak gibi pirinçle veya yumurtayla pişirilebilen ve lor dolmasının yapımında kullanılan koyu yeşil yapraklı bir bitki.

Bir zamanlar : Zamanında, vaktiyle, eskiden, bir keresinde.

Bir zaman : Geçmiş zamanda, eskiden, vaktiyle. Belirli bir süre, biraz.

Zamanla : Aradan süre geçtikçe, giderek.

Eskiden : Geçmiş zamanlarda, geçmiş çağlarda, geçmişte, mukaddema.

Eskide : Eskiden, önceleri.

Zaman : Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Çağ, mevsim. Dönem, devir. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Belirlenmiş olan an. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı.

 

Zama : Üzengi kayışı. Çarkta bükülürken iki kazık arasında birbirine eklenerek katlanan kıl ipi katlarından her birinin boy ölçüsü. Enişte. Güvey.

Eski : Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı. Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz. Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan. Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan. Önceki, sabık. Geçerli olmayan. Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Evecen sıtma anlamı nedir?

İngilizce'de Evecen sıtma ne demek ? : acute malaria