Freeboard türkçesi Freeboard nedir
- Fribord.
- Tam yükseklik.
- Hava payı.
- Serbest borda yüzü veya yüksekliği.
- Borda.
- Yükleme sınırı.
- Borda yüksekliği.
- Geminin su üzerinde olan kısmı (denizcilik).
Freeboard ingilizcede ne demek, Freeboard nerede nasıl kullanılır?
Freeboot : Soygun yapmak. Talan etmek. Yağma. Haydut gibi davranmak. Çalmak. Yağmalamak. Soymak.
Freebooted : Soygun yapmak. Soymak. Haydut gibi davranmak. Çalmak. Talan etmek. Yağmalamak.
Freebooter : Çapulcu. Korsan. Yağmacı. Haydut.
Freebooters : Çapulcu. Yağmacı. Korsan. Haydut.
Freebooting : Soygun yapmak. Soymak. Talan etmek. Haydut gibi davranmak. Çalmak. Yağmalamak. Yağma.
Freebee : Ücretsiz. Ücretsiz olan bir şey (ayrıca freebie). Beleş. Avanta. Bedava.
Freeborn : Özgür doğmuş. Hür doğmuş olan kimse ile ilgili. Minnesota eyaletinde şehir. Köle olarak doğmamış olan. Hür doğmuş.
Freeboots : Yağma. Talan etmek. Yağmalamak. Çalmak. Haydut gibi davranmak. Soymak. Soygun yapmak.
Freebies : Beleş. Ücretsiz olan bir şey (ayrıca freebee). Avanta. Bedava. Bedava ek. Ücretsiz.
Freebsd : İnternet'ten indirilebilen ve unıx'e benzer olan kişisel bilgisayar işletim sistemi (bilgisayar).
İngilizce Freeboard Türkçe anlamı, Freeboard eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Freeboard ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Grub : Yemek. Toprağı kazmak. Ot ve kökleri temizlemek. Didinmek. Didiklemek. Larva. Kazmak. Ağır iş yapmak. Yedirmek. Kök sökmek.
Free : Beleş. Erkin. Bağımsız. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Serbest bırakmak. Hiçbir biçimde herhangi bir koşula bağlı olmayan, özgür olan. Asalak olmayan, beslenme yönünden bağımsız, kendibeslek olan. Serbest. Muaf. Bedava.
Topside : Güvertede. Üst kenar. Yüzeyde. Güverteye. Geminin su hattından yukarıda olan kısmı. Geminin su hattından yukarıdaki dış kenarı.
Broadside : Yandan. Geniş taraf öne gelecek şekilde. Önünde yarı saydam cam bulunan, ışığı hem yansıtarak hem de yayındırarak veren işlik ışıtacı. Yayındırıcı ışıldak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dil uzatma. Borda ateşi. Işığı hem belirli bir noktaya yönelten hem de yayındıran ışıldak çeşidi. Yansıtıcı-yayındırıcı. Bir maddenin en geniş yüzeyi.
Cadge : Anaforlamak. Dilenmek. El açmak. Avuç açmak. Otlanmak. Otlakçılık etmek.
Free board : Parasız yemekler. Deniz seviyesi ile yapının üstü arasındaki mesafe.
Broadsides : Geniş taraf öne gelecek şekilde. Dil uzatma. Yandan. Genel dağıtım amacıyla broşüre basılmış reklam. Bir maddenin en geniş yüzeyi. Gemi bordası. Borda (gemi). Sözle saldırı. Yanından.
Board : Pansiyoner olmak. Kurul. Yolcu almak. Tahta döşemek. Tabela. Yiyecek içecek. İlan tahtası. Gemiye binmek. Sörf. Yiyecek sağlamak.
Sponge : Otlakçılık yapmak. Beleşçi. Süngerle silmek. Süngerle ıslatmak. Otlakçı. Asalaklık etmek. Otlanmak. Pandispanya. Sünger. Otlakçılık etmek.
Margin of safety : Emniyet payı. Güvenlik marjı. İhtiyat payı.
Freeboard synonyms : mooch, bum.
Freeboard zıt anlamlı kelimeler, Freeboard kelime anlamı
Unfree : Özgür veya serbest olmayan. Tekrar yakalamak. Özgürlüğü iptal etmek.

Bu kısımda Freeboard kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Freeboard ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Freeboard anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Freeboard ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.